Ekonomide durum tespiti 2009 – I II “Yapısal sorunlarımız”
Pazartesi, 13 Temmuz 2009 09:46

alt

Ekonomi dünyası bir anlamda bitmeyen sorunların yaşandığı bir alan. Çünkü “Ekonomi” sınırsız ihtiyaçların sınırlı kaynaklarla nasıl karşılanacağı üzerinde çalışılan disiplin olarak tanımlanıyor. Tabii ki bu sorunların bir kısmı aile, şirket, şehir, hükümet, ülke bazında normal operasyonlarla çözülebiliyor.
Ancak her ülkenin kendi şartları gereği uzun yıllar uğraş verdikleri yapısal mücadele alanları var. Ülkemizin devlet geleneği, bürokratik yapısı, özel sektör dinamiği, temel sektörel özellikler eğitim seviyemiz, mali disiplin kültürümüz, sosyal dayanışma geleneğimiz gibi çeşitli başlıklar altında toplayabileceğimiz yapısal özellik arzeden sorunlarımızı belirlememizde anahtar rolü üstleniyorlar.
Orta ve yakın ekonomik geçmişte yaşanılanları, üretim ve tüketim kalıplarımızı, tasarruf anlayışımızı, iş verimliliğimizi, birlikte iş yapma kültürümüzü ve siyaset alanından beklentilerimizi ortaya koyduğumuzda her alanda bir yeniden yapılandırma ihtiyacında olduğumuz açıktır.
Sayıları her açıdan çoğaltılabilir olmakla birlikte ana ve alt başlıklar halinde Türkiye’nin aşmak durumunda olduğu yapısal temel sorunları aşağıdaki şekilde belirleyebiliriz.

KAMU SEKTÖRÜ
l Aşırı merkeziyetçi yapının oluşturduğu verimlilik ve şeffaflık sorunları ile kamunun düzenleyici ve denetleyici rolünü öne almak gerekiyor.
l Kamu açıkları: Sosyal Güvenlik, Kit ve Tarımsal Birlikler
l Bütçe açıkları: Özelleştirme ve mali disiplin uygulamaları sonucu olumlu neticeler elde edildi.Dikkatle izlenmesi gereken bir alan.
l Vergi Reformu: Kamu harcamalarının en sağlıklı finans yolu ve kamu borçlanmasını azaltacak yegane çözüm. Ödenebilir, yaygın ve adalet özelliklerini taşıyan bir vergi reformu ülkenin ekonomik çıkışı için şart. Henüz başarılabilmiş değil.
l Kamu Kesimi Borçlanması: Milli gelirimize oran bakımından AB kriterlerini yakaladığımız bir alan.

REEL SEKTÖR
l Sanayi Üretim Yapımız: Yüksek teknoloji kullanan, yüksek katma değerli üretim yeteneğimiz sınırlı.Ar-ge çalışmaların, yoğunlaştırmamıza ve tersine beyin göçünü gerçekleştirme mecburiyetimiz var.
l İşsizlik: Çin ve Uzak Doğu’da ucuz işgücüne dayalı olarak oluşan üretim yapısı bölgemizden yoğun olarak sanayi kuruluşlarının üretimlerini kaydırmalarına neden oldu. Ayrıca tarımsal istihdamdaki daralma stratejileri genç ve kentli nüfusta işsizlik oranlarını artırdı. Diğer taraftan işgücü verimliliği ve yoğun teknoloji kullanımı da işsizliği artıran diğer başlıklar. Çok yönlü mücadele gerektiren bir alan.
l Verimlilik ve Ölçek Sorunlarımız: Verimlilik çok sayıda unsurdan etkilenir. Ölçek ekonomisi birim maliyetleri ve rekabet gücünü doğrudan belirler. Her iki başlıkta da alınacak mesafe uzun.
l Kayıt Dışı Ekonomi: Dünyada %100 kayıtlı ekonomi yok. Ancak kayıtdışılığın en aza indirilmesi amaç edinilmeli.
l Tarımdaki Verimsiz Yapı: Tarımda ölçek ekonomisi, teknoloji kullanımı, üretim planlaması, örgütlenme, istihdam oranı, tohum ve sulama gibi çok sayıda başlıkta reformun hayata geçirilmesi gerekiyor. Tarım bir sosyal politika alanı değil, ekonomik politika alanı olmalıdır.

FİNANS SEKTÖRÜ

l Tasarruf Yetersizliği: Ekonominin en temel sorunlarından biri. Tek çözümü yüksek katma değerli üretim ve yüksek karlılık. Cari açığın köklü çözümü de buradan geçiyor. Tasarruf eksiğimiz dış tasarruf kullanımını zorunlu kılıyor.
l Enflasyon: Fiyat istikrarsızlığı, zamlar ekonomide gelir adaletini bozan ve öngörülebilirliği azaltan önemli bir sorun. Türkiye bu problemi çözdü gibi gözüküyor. Kalıcılığın sağlanması, enflasyonsuz ekonomik düzene alışılması gerekiyor.
l Gelir Dağılımı: Ekonomide verimliliğin artması ve işleyen bir sosyal güvenlik, vergi düzenlerinin kurulması, sosyal politika anlayışlarının değişmesi bu alanda ülkemizin daha iyi bir yere gelmesini sağlayacaktır.

DIŞ EKONOMİK SEKTÖR
l Cari Açık: İç kaynaklı ekonomik krizlerin sebebi olarak sayılan bir konu. İç tasarruf yetersizliği nedeniyle oluşuyor.Katma değerli üretim, dış ticaret ve kur stratejilerinin uyumlu yönetilmesi ile aşılabilecek bir sorun.
l  Yabancı Sermaye: Ülkemizin nüfus artışına paralel büyüme gösterebilmesi, hatta eski küçülmeleri de telafi edebilmesi gerekiyor. Ancak büyüme iç dinamikler ile sağlanamıyor ise yabancı sermaye için makul ve dengeli bir ortam hazırlanmalıdır.
l Enerjide Dışa Bağımlılık: Enerjide yerli kaynakların yetersizliği dışa bağımlılığı zorunlu kılıyor. Alternatif yenilenebilir enerji türleri henüz rantabl değil. Enerjide arz güvenliği, tasarruf projeleri ve geçiş ülkesi olma özelliğini sağlayacak tedbirler geliştiriliyor.
l Özel Sektör Borçlanması: Özel sektörümüz son 5-6 yıl içerisinde  dış kredi avantajlarını kullanarak iyi teknoloji içeren makine parkını  yenileme imkanı buldu. Rekabet gücü açısından bu yatırımlar zaruri idi. Özel sektörün dış borcunda hazine kefaleti bulunmuyor. İzlenmesi gereken bir alan.
Yukarıda sayılan başlıklar Türkiye’nin önünde bekleyen bir kısmı acil çözüm bekleyen reform başlıkları.Bir kısmında ise önemli mesafeler alınmış.
10 yıl önce bu listede belki başka sorunlar vardı. Ancak bugün büyüme, teknoloji, ekonomik entegrasyonlar ve bölgesel dengelerin önümüze getirdiği yeni reform başlıkları var.
Türkiye, genç nüfusu, verimli ekonomik yapısı, işleyen bürokrasisi ve şeffaf devlet yapısı ile bu yapısal sorunları aşacak potansiyeli her zaman taşıdı. Taşımaya da devam edecek.
Komplekssiz ve özgüven içinde olmak kaydıyla.
Önümüzdeki hafta yapısal sorunlarda çözüm önerilerini tartışacağız.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız