| Bilgi ekonomileri ve sonrası |
| Pazartesi, 22 Mart 2010 22:00 | |||
![]() Tüm varlıklarda olduğu gibi ekonomik yapıların da bir yaşam süreleri ve yeni bir yapıya dönüşümleri söz konusudur. Dünyamızın kuruluşundan itibaren ekonomik oluşumlarda genellikle dört aşamalı bir geçişten söz edilir. Amerikalı Gelecek Bilimci Prof. Dr. Stan Davis, bu aşamaları ilk oluşum, hızlı büyüme dönemi, olgunlaşma ve yaşlanma-yıpranma dönemleri olarak ifade etmektedir. Aynı şeyin insanlar, şirketler ve sektörler için de geçerli olduğu söylenebilir. İçinde bulunduğumuz çağda dünya ekonomik sisteminin bu aşamaların hangisinde bulunduğu yoğun şekilde tartışılıyor. Örneğin insanlığın başlangıcından itibaren uzun bir dönem tarım ekonomileri dünyaya hakim oldu ve belirli bir aşama sonunda öncülüğü endüstriyel ekonomilere bıraktı. Daha yüksek katma değerler söz konusu oldu. Hemen arkasından 1950’lerde başlayan bilgi ekonomileri ise bugün hala devam ediyor. Bilgi ekonomisinin kendisinden önce yaşanan tarım ve endüstri ekonomilerine göre daha kısa ömürlü olması ve muhtemelen 20-30 yıl içerisinde yeni bir ekonomik döneme geçileceği savunulmaktadır. BİLGİ TEKNOLOJİLERİNİN HIZI VE DEĞERİ Günümüzde ekonomide oluşan katma değerin bilgi kaynaklı olduğu ve örneğin bir otomobilin yüksek katma değer içeren bölümlerinin çelik ya da lastikli bölümlerinde değil, otomobilde kullanılan cipler ve diğer bilgi sistemleri olduğuna dikkat çekiliyor. 1950-60-70’li yıllarda bilgisayar endüstrisi sürekli aşama kaydetti ve olgunlaştı. Giderek ticari meta özelliği arttı. İletişimde bilgisayarların bağlantılı hale getirilmesi, tarayıcıların devreye girmesi, portallar ve nihayet arama motorlarının gündeme gelmesi ekonomik boyutlarda yüksek katma değerler oluşturdu. Günümüzde artık iletişim ağlarından söz ediyoruz ve bir sonraki adım küresel mobil internet bağlantılı dünyadan söz ediyor olacağız. Bu noktada zaman ile ilgili teknolojilerin hızla bağlantılı olduğunu ve 3G – 4G vb. teknolojilerinde bunu amaçladığı görülüyor. Hızı artıran teknolojilerin yüksek katma değer oluşturduğunu da müşahede ediyorsunuz. Ayrıca bağlantılı olma durumunun oluşturduğu katma değer birçok sektörde net bir şekilde görülüyor. Örneğin küresel mobil telefon yoğunluğu söz konusu günümüzde. Bu yoğunluk şu anda 4 milyar cep telefonu kullanımı ile doyma noktasında. Bu rakamın 2023 yılında 6 milyar rakamına ulaşacağı ve bunun dörtte üçünün gelişmekte olan ülkelerde kullanılacağı öngörülüyor. Gana gibi bir ülkede yüzde 98’lik bir cep telefonu kullanımı söz konusu. Cep telefonlarının sayısını yüzde 10 artırdığınızda milli gelirinizi yüzde 1 artırmış oluyorsunuz. İnanılmaz bir katma değerden söz ediyoruz. YÖNELİM BİO TEKNOLOJİYE Peki bu tespitlerden hareketle bizi gelecekte nasıl bir ekonomik yapı beklediği sorusuna cevap bulmaya çalışalım. Aslında bilimsel gelişmeler ve teknolojiler bir taraftan bilgi ekonomisi döneminin finaline yaklaşırken, yeni bir dönemin başlangıcı ile de buluşulduğunu bize ifade etmektedir. 2020 yılı civarında temiz, yenilenebilir enerjinin önemli bir sermaye haline geleceği görülüyor. Bilgiden bu alana kayış yaşanacağı anlaşılıyor. Geçişin ne kadar hızlı olacağı bu yeni enerji türünün verimliliğine de bağlı. Enerji bağlamında düşünülecek olursa temiz, yenilenebilir enerji hakimiyetini sürdürecek ama bio teknoloji, malzeme teknolojisi ve nano teknoloji yine varlığını sürdürecek olan teknolojiler. Bunların her birinin yeni teknolojiye göreceli olarak katkıları olacak. Muhtemelen küçük yosunların enerji üreterek arabaları, trenleri çalıştırdığı, aynı zamanda karbondioksit solunumunun azaldığı, silikonun güneş enerji panellerinde kullanıldığı bir sürece yöneleceğiz. Küresel imalat endüstrisinin besleneceği yeni enerji türü mutlaka bu yapı içerisinde oluşacak. Güneş, rüzgar enerjileri ile nükleer bio yakıtlar sürekli gündemde olacak. Dünyanın önemli Gelecek Bilimcisi Prof. Dr. Stan Davis’in yukarıda yer verdiğim değerlendirmelerinden çıkan mesaj şu olmaktadır: Ekonomilerde katma değer sağlamanın ana yolu her zaman değişiklik göstermektedir. İlk başta tarım, sonra endüstriyel üretim ve zamanla bilgi ekonomisi ile gerçekleştirilir oldu. Şimdi ise bilgi ekonomisinden temiz ve yenilenebilir enerjilere dayalı ekonomik yapıya geçiliyor. Dünyadaki enerji kaynaklarının durumu da bunu zorunlu kılıyor. Küresel ekonominin bio teknoloji odaklı gelişeceğinin altı çiziliyor. Geleceğimiz için farklı bir ufuk turu oldu sanırım. İyi haftalar. Sedat Yalçın'ın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

