|
Pazartesi, 25 Mayıs 2009 17:09 |
|

Engelliler kamuda genelde Engelliler Haftası’nda gündeme gelir. Konuşulur, yazılır ve biter. Her seçimde her partinin mutlaka engelliler için mega projeleri vardır. Ama hiç uygulanmazlar. Engellilerin sayısı da yazılanlardan çok fazladır. Kayıt dışı olanlar (moda deyim oldu) ve dışarıda göremediklerimiz. Çünkü dışarı çıkamazlar. Ayrıca engelli deyince hep fiziksel engelliler akla geliyor. Halbuki zihinsel engelliler çok daha önemli. Çünkü zihinsel engellilerin genelde fiziksel engeli de oluyor. Ne yazık ki bu insanlar için kent içinde insan gibi günlük hayatlarını sürdürmeleri bir karabasandır. Yerel yönetimlerde engelli meclisleri kuruldu. Ancak bu meclislerden engellilerin kent içinde, ulaşım, dolaşım, meslek edindirme ve istihdamı, üretken olarak kent yaşamına katılmaları okyanusta damla kadar az. -Aslında yerel yönetimlerin engelliler için MEGA projeler yapmasına (bu da yeni moda) hiç gerek yok. Son derece makul harcamalar ile kent engelliler için yaşanabilir ve üretime katkıda bulunabilir duruma getirilebilir. Engellilere yönelik çalışmaların, kentin planlanmasında, yatırımların yapılmasında ve sosyal projelerde empati kurularak, hayata geçirilmeleri gerekir. Bunlarda hiç zor işler değil. -Engellilerin kent içinde özgürce ulaşım ve dolaşımlarını sağlamak çok mu zor? -Bütün tretuvarlar düşük bordür ile rampa haline getirilebilir. Ana arterlerde ve düşey bağlantılarında sağlık, kamu, kültür, eğitim, spor ve alışveriş merkezleri gibi yerlere ulaşılabilecek asansörlü üst veya alt geçitler yapılabilir. -3194 sayılı İmar Kanunu ‘fen ve sağlık açısından uygun olmayan yerlere yapı kullanma izni verilemez’ der. Tüm sivil ve resmi binalarda da yasanın uygulatılması yerel yönetimlerin görevidir. Bu neden ile engelliler için uygun olmayan binalara yapı kullanma izni, işletme ruhsatı asla verilmemeli. -Çocuk oyun alanlarında oyun grupları sağlıklı çocuklar için düzenlenmiştir. Kentin sosyal donatı alanı olan yeşil alan ve çocuk oyun alanlarına engelliler giremez. Halbuki engellilere göre tasarlanmış oyun aletleri aynı parka konulsa, sağlıklı çocuklar ve engelli çocuklar birlikte gülüp oynasalar fena mı olur? Dışlanmışlık duygularından arınmış, özgüvenleri gelişmiş, mutlu bireyler olarak kent yaşamına katılmalarını sağlamak çok mu büyük yatırım gerektiriyor? -Meslek edindirme okulları veya kursları çoğaltılsa , yerel yönetimler onlara mekan veya başka imkanlarından yararlandırsa diğerlerine de örnek olsa çok mu zor? Ayrıca bu projeler kendi kaynaklarını da yaratabilir. Örnek: Ankara Kızılay’da DOWN KAFE var. Bu örnekler çoğaltılabilir. -Engelli ailelerin çektiği çileyi derinlemesine bilen var mı? Aile engelli yakınlarına mı üzülsünler, onlara gözü gibi bakmaktan başka bir hayatları olmayan ebeveynlerin hiç olmazsa özel zamanlarda güvenle bırakabilecekleri mekanlar olması çok mu zor? Belediyelerin birçok yeri var. Bu yerler engellilerin kısa süreli konuk edileceği mekanlar haline dönüştürülse çok mu zor? İşte KÜÇÜK MEGA projeler. -Engellilerimizin kentin bütün verilerini sağlıklılar kadar kullanabilecek ve birlikte yaşama kültürü oluşturmak hiç zor değil. ENGELLİLER ÖTEKİLER DEĞİLDİR. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|