|

Nazım şiirinde nasıl da muhteşem anlatmış kadınlarımızı. Yurdum kadını, her yönü ile ve hatta sosyal statüsü ile bir şiirde nasıl bu kadar güzel bir araya gelebilir. Dünyada kadınlar için yazılan, en güzel, en anlamlı, en derin, düşündüren, içimizi acıtan böyle bir şiir yoktur. Geçenlerde Nilüfer’de şimdilik Arkeopark diye adlandırılan arkeolojik kazıya gittim. Birden şaşırdım, tarlada çalışan kadınlar zannettim. Tüm kazı alanında şalvarlı köylü kadınları, onlarca kadın. Güneşin altında beyaz başörtüleri, uzaktan tarlaya konmuş kuşlar gibi görünüyorlardı. Kadınlarımız işte gene toprağı kazıyor. Binlerce yıl önceki köklerine ulaşmak için. Nazım’ın dizesinde dediği gibi, korkunç mübarek elleriyle kazıyorlar. Bu eller dantel işler, dantel gibi toprağı işler, Kurtuluş Savaşı’nda mermi yapar, menzile taşır. İşte dedim, Nazım şiirini şu gördüğüm kadınlar için yazdı. Toprak ile kadın, mücadele ile kadın, üretim ile kadın ve ne yazık ki ülkemizde horlanma hatta yok edilme ile kadın, hep yan yanalar. Kadın sevdasının peşinden gitmiş yok edilmiş, tecavüze uğramış yok edilmiş, törenin kurallarına takılmış gene yok edilmiş. Nazım nasıl demiş dizelerinde, “Sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve soframızda yeri öküzümüzden sonra gelen kadın” Arkeopark kazı alanında bunları düşünürken arkeolojik kazının sorumlu hocası geldi yanıma. Sordum, “Hocam, köylü kadınlarımızın bu arkeolojik kazıda çalışması problem olmuyor mu?” diye. “Hayır. Onlara kazının incelikleri öğretildi. İşlerinin bilincinde ve sorumluluğundalar. Ne kadar önemli bir iş yaptıklarını biliyorlar” dedi. Kazı alanında Sayın Necmi Hoca bilgi verirken bir de baktım, arazi kotlarının alınmasında kullanılan hassas nivo aletini korumak için kadınımız giysisini örtmüş üzerine. Bu ne sorumluluk, sanki nivonun anası. Sonra zamanımızın her statüdeki kadınlarını düşündüm. Hala ataerkil bir toplumda var olmak için mücadeleleri. Örneğin bugün meclislerde kaç kadın meclis üyesi var. Bursa’yı ele alır isek; Büyükşehir’de 2, Osmangazi’de 5, Nilüfer’de 2, Yıldırım’da 2 kadın meclis üyesi, toplam 9 kadın meclis üyesi var. Bursa’nın nüfusuna göre mecliste kadın oranı yüzde 00, kaç oluyor hesap edin. Bir taraftan çok olmasalar bile “Ay herhalde biz Anadolu’da yaşamıyoruz” diyen kadınları veya ağzında iğrenç sakız çiğnemesiyle her şeyi çiğneyen ve medyada bıktığımız, gençlere kötü örnek pompalayan kadınlarımızı düşünüyorum. Onlar zaten Anadolu kadınını temsil etmiyorlar. Bizim kadınlarımız Nazım Hikmet’in şiirinde dediği gibi, “Ve kadınlar Bizim kadınlarımız Korkunç ve mübarek elleri İnce küçük çeneleri, kocaman gözleriyle Anamız, avradımız, yarimiz” Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|