Başkanlarım ve ben: Teoman Özalp
Pazartesi, 26 Ocak 2009 14:27

alt

1989 yılında Bursa ilk defa Büyükşehir Belediyesi kimliği ile seçimlere girdi. Yasaların tamamlanmasına karşın pratikte bazı noktalarda tam olarak uygulamaya geçilememişti. Büyükşehir ve ilçe belediyelerine ait binalar tam olarak belli olmamıştı. Personelin de Büyükşehir ve ilçe belediyelerine nasıl dağılacağı net değildi.
İlk defa her partiden dört belediye başkan adayıyla seçime gidildi. Doğru Yol Partisi’nden Sayın Teoman Özalp Büyükşehir, Sayın Erhan Keleşoğlu Osmangazi, Sayın Zeki Eke Yıldırım ve Sayın Ziya Güney de Nilüfer Belediye Başkan adayıydılar. Seçimlerin sonucunda, hepsi başkanlık koltuğuna oturdular.
O dönemde ben de Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak Etüd Proje Şefliği yapıyordum. Yürüttüğüm 13 ayrı kontrolörlük işinin biri de tarihi belediye binasının restorasyonuydu. Seçimlerden sonra bir yandan başkanların kutlamaları sürerken, bir yandan da restorasyon çalışmaları devam ediyordu. O yoğunluğun, keşmekeşin içinde binanın taşıyıcılığından bile ürktüğümü söylemeliyim. Açıkçası, tarihi belediye binamız o günlerde çetin bir sınav verdi.
Bundan sonraki dönemde belediyelerin kendilerine ait binaları bulundu, personeller dağıtılmaya başlandı. Fen İşleri Müdürü Basri Sönmez ilk etapta kendisinin ve benimle birlikte bazı personelinin Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmamızı düşünmüş ve yönetime sunmuştu. Ancak kısa bir süre Sayın Sönmez’i Park Bahçeler Müdürlüğü’ne düz memur olarak tayin ettiler, kendisi de bunun üzerine hemen görevinden istifa etti. Daha sonraki dönemde de başkan olarak geri döndü.
Sayın Teoman Özalp, kamu kurumlarının her kademesinde çalışmış, son olarak Bayındırlık Bakanlığı Bayındırlık ve Teknik İşler Genel Müdürlüğü’nden emekli olmuş bir meslektaşımdı. Zarif bir bürokrattı. Temkinli davranan, özellikle evrakların imzalanmasında son derece hassas olan bir başkanımızdı kendisi…
O dönemde Büyükşehir Belediyesi statüsü değiştiğinden yeni daire başkanlıkları ve müdürlükler kuruluyordu. Teoman Başkan da beni APK Daire Başkanlığı’na bağlı Yatırım Plan Program Müdürlüğü’nün başına getirdi. Ancak bilgilendirme toplantılarında kontrollüğünü yaptığım işlerin çokluğunu görünce, “Bir taraftan bu işleri tamamlayacaksın” dedi. Yeni müdürlüğümün tanımını, görev ve yetki alanlarını İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinden öğrendim. Ancak hemen her belediyede bu müdürlük, aktif olmayan, atıl bir müdürlüktü. Teoman Başkan döneminde ise bizim müdürlüğümüzün onun da desteğiyle son derece yoğun çalıştığını söylemeliyim.
Bursa raylı sistemi; katı atıkların düzenli toplanması ve depolanması ve geri dönüşüm projeleri ile ilgili fizibilite çalışmaları ile avam ve uygulama projeleri müdürlüğümüze verildi. Uygulamaların öncelikle hangi sıralama ile yapılması konusunda bir görüş oluşturmak için; üniversitelere, siyasilere ve sivil toplum örgütlerine brifing verdik. Uludağ Üniversitesi güzergahının önceliklerde olması için üniversite temsilcisi olarak Teoman Bey’in eşi Prof. Ülkü Özalp son derece yoğun bir mücadele verdi. Hatta bu konuda Sayın Turhan Tayan’la çok çetin tartışmalara girdi. Teoman Özalp izlediğim kadarıyla, eşine son derece saygı duyan, onun fikir ve görüşlerine önem veren bir yapıya sahipti ve bu özelliğini de toplum içinde sergilemekten çekinmezdi.
Sayın Özalp’la benim kişisel tarihimde ayrıcalıklı bir yere sahip olan Irgandı Köprüsü için beraberce çok çalıştık. Irgandı, Teoman Başkan için de ayrı bir önem taşıyordu. Çünkü kendisi de rahmetli Kazım Baykal’ın Erkek Lisesi’nden öğrencisi idi. Sayın Özalp’ın da o dönemdeki Valimiz Erdoğan Şahinoğlu’nun da Irgandı’nın bugünlere gelmesinde azımsanamayacak katkıları olmuştur.
Teoman Başkan’la bu özel ve Bursa için çok önemli projelerde birebir çalıştık. Kendisi şantiyeleri ve işleri sıkça gezmezdi. Sayın Ekrem Barışık’ın tez canlı ve hızlı asker tavrından sonra Sayın Özalp bana oldukça dingin gelmişti.
1994 yerel seçimleri geldiğinde Başkan yeniden seçimlere hazırlanıyordu. Ben de gelen öneri üzerine, SHP’den Nilüfer Belediye Başkan adayı olmaya karar verdim. Bununla ilgili dilekçeyi de kendisinden havale almam gerekiyordu. Kendisini aradığımda garnizonda bir davete katıldığını öğrendim. Zamanım da çok az olduğu için gidip kendisini buldum. Karşısında beni görünce şaşırarak “Hayırdır inşallah kötü bir şey yok değil mi?” diye sordu. Ben de kendisine “Hayır olur inşallah başkanım” diyerek seçimlerde başkan adayı olmak istediğimi söyledim. Bana son derece olumlu yaklaşarak, güzel sözler söyledi: “Demek belediye akademisinden mezun oluyorsun. Artık başka kulvarda yarışacaksın.Yolun açık olsun. Bu akademide öğrendiğin doğrular seninle olsun…”
Sayın Özalp, özellikle bürokrat kimliği öne çıkan ve bugün hayata geçen birçok hizmetin projelendirilmesinde önemli rol alan bir başkanımızdır. Kendisine ve eşine sağlık ve uzun ömürler diliyorum.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız