|

1978 yılında yeni mezun bir mimar olarak Bursa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde göreve başladım. Yeni memur ve mimar yazarınızın, zamanın Belediye Başkanı Sayın Mustafa Eroğlu ile anı biriktirecek zamanı olamadan 12 Eylül oldu ve Eroğlu görevinden alındı. Geçici olarak, hukuk işleri müdürünün vekaleten başkanlık yapmasının ardından Vali Yardımcısı Mustafa Atak başkan olarak atandı. Daha sonra da bu görev Albay Ekrem Barışık’a verildi. Dinamik bir kişilik olan Ekrem Barışık, uzun süren masa başı toplantıları yerine, sokaklarda dolaşmayı tercih eden bir yöneticiydi. Belediyeye telsiz sistemini getirmişti. Telsizi bizzat kendisi kullanır, emirler verir ve hemen cevap isterdi. Yanlış bir şey gördüğü zaman telsiz konuşmasının sonu kesinlikle “Kanuni işlem yapalım” diye biterdi. Ekrem Barışık’ın sokaklarda sürekli dolaşması ve her olaya anında bizzat müdahale etmesi bazen trajikomik olaylara da yol açabiliyordu. Bir seferinde İnönü Caddesi’nden aşağı yürüye yürüye inerken dükkanındaki çöpü kapısını önüne süpüren bir esnaf görmüş ve azarlayarak onu uyarmıştı. Onu tanıyamayan esnaf ise “Sanane kardeşim, git işine, sabah sabah adamın kafasını bozma” diye Başkana çıkışmıştı. Askeri dönem sonunda seçimler yapıldı. Ekrem Barışık bu defa atanmış değil, seçilmiş belediye başkanı oldu. Ancak bir partinin çatısı altında seçilse de siyasi kimliği asla dominant olmamıştır. Ekrem Barışık, özellikle temiz bir Bursa konusunda son derece hassas davranmıştır. Ancak, bu tertip düzen özlemi bazen; askeri tesislerdeki gibi tüm bina cephe renklerinin fil dişi rengi olmasını istemesi ve uygulaması gibi uç noktalara da varabiliyordu. Ancak bütün bu asker kimliğinin etkilerinden başka, Sayın Barışık çok sayıda ‘ilk’e imza atmıştır. Özellikle kültür alanındaki çalışmaların önemi büyüktür. Bu çalışmaların en önemlisi Tarih İçinde Bursa 85 Sempozyumu’dur. Çok geniş kapsamlı bu kültürel etkinlikler dizisi, özellikle tarihi ve kültürel mirasın korunması konusunda kilometre taşı olmuştur. Bugün gördüğünüz koruma çalışmalarının temeli o dönemde atılmıştır. Bugün geriye dönüp baktığımda, 30 yıllık belediyecilik hayatımda beni en çok heyecanlandıran işimin, Tarih İçinde Bursa 85 etkinlikleri olduğunu söyleyebilirim. Hazırlamasında ve jürilerde görev aldığım bu organizasyon, Bursalılara hemşerilik bilincini aşılamıştır. Tam bir kültürel bombardıman biçiminde geçen sempozyum; sadece Bursa’ya değil, ülkemiz geneline geniş katkılar sağlayacak çalışmaların önünü açmıştır. Mimari proje yarışmaları, (öğrenci ve profesyonellere) karikatür yarışması, çocuklara resim yarışması, paneller, konserler, sergiler ve multivizyon gösterisi, fotoğraf yarışması ve sergiler, mezar taşları müzesi... Bursa, ilk defa bu kadar kapsamlı bir kültürel etkinliğe sahne oldu... Türkiye’nin her tarafından çok değerli bilim insanları, sanatçılar, akademisyenler, kültür bakanlığı üst düzey yetkilileri, hemşeriler, sivil toplum kuruluşları ve TBMM Başkan Vekili ile beraber; Bursa’da kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve ilgili yasaların geliştirilmesi masaya yatırıldı. Bursa, korumada Türkiye’ye öncülük yaptı. İlk defa “Bursa’nın Çağrısı” isimli bir multivizyon gösterisi ve ilk defa Bursa’nın bir belgeseli yapıldı. Özellikle bu gösterim Bursalıları derinden etkiledi ve kentlerine başka bir göz ile bakmalarını sağladı. İlk defa kale surları ve sokak sağlıklaştırılması, dönemin TBMM Başkan Vekili Sayın Halil İbrahim Koral öncülüğünde başlatıldı. Etkinliklerin sonuç bildirgesinin sonunda Bursa’da kültürel mirasın korunması ile ilgili bir vakıf kurulmasına karar verildi ve Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı kuruldu. Bugün, içeriği daha farklı olarak çalışmalarına devam ediyor. Bu yoğun programda bazen trajikomik olaylar da yaşadık. Konferans ve paneller Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nda gerçekleşiyor. Sayın Barışık kapıya bir zabıta koymuş, elinde davetiyesi olmayanı içeri almıyor. Allah’tan çabuk fark edildi ve durum düzeltildi. Bütün bu kültür sanat çalışmalarının içinde yorgunluk, mutluluk sarhoşuyken ani bir kararla Yunuseli’ndeki Bursa şantiyesinin şantiye şefi oldum. Kamyonlar, iş makinaları, asfalt, kanal tamirleri, işçiler, su baskınları, kar, temiz buz. Fidyekızık’tan Fethiye’ye kadar sorumluydum. Ve koca şantiyedeki tek bayan elemandım Elimde Aselsan’ın koca telsizi, ayağımda lastik kırmızı çizmeler. Sayın Barışık telsiz ile 24 saat arayabiliyor. Rutin olarak sabah konuttan çıkıyor; birinci temizlik işleri müdürü, ikinci zabıta müdürü, üçüncü şantiyem olarak beni arıyordu. Telsiz ile beni çağırır, buluşur, yolları beraber gezerdik. Sayın Barışık ile bir gün buluşma noktasında buluşamadık. Sert bir şekilde “Neredesin? Seni bekliyorum” dedi. Meğer sırt sırta durmuş telsizle konuşuyormuşuz. Şantiyedeki çalışmalarımda Bursa’nın “Atom Karıncası” ünvanını bana Sayın Barışık verdi ki bu benim için onurdur. Yunuseli’ndeki şantiyede 1985’te bir şantiye binası yoktu. Bir kulübede görev yapıyordum. Şantiye şefliğim sırasında Sayın Barışık’a burasının çağdaş donanıma sahip bir tesis olması gerektiğini ilettim. Şantiye tesisi binaları, veterinerlik, hayvan hastanesi; Barışık zamanında yapıldı. Kültür mirası koruma çalışmaları olarak Yeşil Türbe çevre düzenlemeleri, Emirsultan, Yıldırım Külliyesi çevre düzenlemeleri gibi proje ve uygulamalar hep Barışık döneminin kentimize katkılarıdır. Bunların dışında ODTÜ ulaşım master planı da Sayın Barışık zamanında yapılmıştır. 1986 yılında Zafer Şehreküstü meydanına mimari proje yarışmasını da Barışık gerçekleştirmiştir. Bunun dışında, Barışık kentin ileri gelen mimarlarından bir estetik komisyonu oluşturdu. Sivil bir insiyatif değerlendirmesi olarak, ki bu zamanının çok önünde ve önemli bir uygulamaldır… Sayın Barışık ile 1985’ten itibaren birebir çalıştık. Hiyerarşik düzen içerisinde aramızda olması gereken müdür olmadı... Zaman zaman tartıştığımızda, haksız olduğunu anladığında baba gibi gönlümü alırdı. Kendisi dürüst, şeffaf, bazen de tezcanlı; ağır bürokrasi işleyişinden hiç hoşlanmayan bir başkanımızdı. Başlattığı ilkler, kentimiz açısından çok önemlidir. Sayın Barışık ile hala görüşüyoruz ve her zaman iyi günümde de, kötü günümde de yanımda olmaya devam ediyor. Kendisine hem eski bir bürokratı hem de bir hemşeri olarak saygılarımı sunuyorum. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|