Deprem Türkiye’yi unutmadı
Cumartesi, 13 Mart 2010 22:48
Haftalardır Haiti ve Şili’de meydana gelen depremleri konuşan Türkiye, geçen hafta kendi deprem gerçeğiyle yüz yüze geldi. Deprem sadece 6 büyüklüğündeydi, ancak Elazığ köylerinde büyük bir yıkıma yol açtı.
Türkiye yeni haftaya Elazığ’dan gelen deprem haberiyle başladı. Elazığ’ın Karakoçan ilçesi Başyurt beldesi, pazarı pazartesiye bağlayan gece, sabaha karşı saat 04.32’de 6.0 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Yerin 5 kilometre altında meydana gelen sarsıntı, yaklaşık 1 dakika sürdü ve gün ışığında ortaya çıkan tablo içler acısıydı. Çevredeki 6 köyde büyük bir hasara yol açan deprem kerpiç evleri adeta birer saman balyası gibi dağıtmıştı.

BİLİM DÜNYASI UYARMIŞTI!

Depremin ardından Türkiye, unuttuğu deprem gerçeğini bir kez daha, acı bir şekilde anımsadı. Yaşananlar gösterdi ki deprem önceden bilinse de ‘güvenli yapılar’ kurulmadan sarsıntılar karşısında ayakta durmak mümkün değildi. Çünkü bilim dünyası, Elazığ depremini günler öncesinden haber vermişti. Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Önal, “Elazığ’da son 20 gündür saydığımız 25 öncü deprem, ana depremin habercisiydi” diyordu. Türkiye’nin deprem dedesi Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Türkiye’de her yıl 6 ve 6’nın üzerinde bir deprem olurken, 1 Mayıs 2003’ten beri böyle bir deprem olmadığını anımsatıyordu. Kendisi de Elazığlı olan Prof. Dr. Naci Görür’ün sözleri ise duyarsızlığı açıkça ortaya koyuyordu: “Uyardık, ciddiye almadılar!”

BURSA DA RİSK ALTINDA
ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Deprem Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Polat Gülkan’ın, Meclis’teki deprem komisyonunda yaklaşık iki hafta önce yaptığı açıklamalar da Elazığ depreminden sonra gündeme geldi. Gülkan, İstanbul dışında Bursa’nın da Elazığ’ın da İzmir ve Antakya’nın da risk altında olduğunu söylüyordu.

SEVİNDİREN SKANDAL: ÖLÜ SAYISI AZALDI

Bilim dünyasının ‘feryadı’ yine de duyulmadı pek. Nitekim herkes Elazığ köylülerinin acılarının peşindeydi. Politikacılar yaraları sarmanın, yöneticiler onlara yaranmanın, gazeteciler acıları dünyayı göstermenin derdindeydi. Bu kargaşada, depremde kaç canın yittiğini belirlemek bile çok güç oldu. Önce 57 kişinin öldüğü söylendi. Tüm Türkiye ölü sayısı artar diye beklerken, sayı 51 olarak açıklandı. Üç gün sonra da ölü sayısının 51 değil, 42 olduğu ortaya çıktı. Karışıklığın nedeni, ‘bildirilen isimler ile kimliklerdeki isimlerin farklı olmasından’ kaynaklanıyordu. Türkiye bu skandalın üzerinde çok fazla durmadı, ne de olsa ilk kez bir skandal üzmüyor, sevindiriyordu bizi…
Deprem bölgesinde yaşam günlerdir Kızılay çadırlarında, soğukla mücadele ederek geçiyor ve depremzedeler Ramazan Bayramı’ndan önce bitirileceği söylenen yeni evlerine kavuşmayı bekliyor.