Kent yaşamı ve çevre
Pazartesi, 02 Kasım 2009 14:05

SİVİLAY’ın raporuna göre, emlakçı mantığı ile hazırlanmış 3194 sayılı İmar Kanunu bir an önce değiştirilmeli ve 2020 Çevre Düzeni Strateji planı da teknik ve yeni yasal düzenlemeler
dikkate alınarak, metropol ölçeğinde güncelleştirilip revize edilmeli. 

Bursa Sivil Toplum Derneği (Sivilay), kentimizde etkisi hissedilir örgütlerden biri olmaya devam etmektedir. Sivilay olarak önümüzdeki dönemde çalışma programımızda yer alan konuları Derneğimizin ‘Kent Yaşamı ve Çevre Komitesi’ tarafından hazırlanmış olan bir çalışma ile belirlemiş bulunmaktayız. Komite raporunu kamuoyu ile paylaşmak istedik. Biz Sivilay olarak siyasetçilerin çok önemli görevler yaptığına inanıyoruz ve onları destekliyoruz. Ancak çalışma programımız içinde siyasetle hiçbir ilgimiz olmaksızın, sadece Bursa ile ilgili değerleri korumak, sahip çıkmak ve yüceltmek adına belirttiğimiz konuların takipçisi olacağız. Oldukça geniş kapsamlı olarak hazırlanmış olan rapordaki başlıklar şöyle:

AR-GE MERKEZİ KURULMALI
1. Yerel Yönetimlerin Demokratik, Katılımcı ve Güçlü Bir Yapıya Kavuşturulması: Yerel yönetimlerde demokratik, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı hayata geçirilmelidir. Yerel yönetimler bünyesinde ciddi ve bilimsel çalışmalar yapacak, özellikle yerel demokrasinin güçlendirilmesi, belediyecilik, şehircilik ve çevre konularında fikir ve proje üretecek bir Ar-Ge Merkezi kurulmalıdır. Yerel Yönetimlerdeki siyasi ve bürokratik kadroların   kalitesi ve hizmet standartları yükseltilmelidir. Yerel demokrasinin güçlendirilmesi başta olmak üzere Kent Konseyi ve Yerel Gündem 21, daha geniş katılımlı ve işlevsel hale getirilmelidir.
2. Stratejik Planlar: Stratejik planlar, kentimizin orta ve uzun vadeli hedef ve beklentilerine ulaşması temel anlayışına uygun olarak hazırlanmalı, her türlü siyasi, ideolojik ve rant hesaplarından uzak tutulmalıdır.



2020 ÇEVRE DÜZENİ STRATEJİ PLANI

3. Planlama: Eskimiş, günümüzün ihtiyaçlarına cevap veremeyen ve emlakçı mantığı ile hazırlanmış 3194 sayılı İmar Kanunu bir an önce değiştirilmelidir. 2020 Çevre Düzeni Strateji planı teknik ve yeni yasal düzenlemeler dikkate alınarak metropol ölçeğinde güncelleştirilip revize edilmeli ve metropol ölçekli makro (nazım) planların yapımında dikkate alınmalıdır. Öncelikle yeni metropol sınırlarını kapsayacak şekilde makro ölçekte metropolün 1/25.000 ve 1/5.000’lik nazım planları süratle tamamlanmalıdır. Buna paralel olarak kent içi (metropol ölçekte) ulaşım ve trafik master planı yapılmalıdır. İl ölçeğinde çevre yönetim planı yapılarak kentimizin 20-30 yıllık gelişme stratejilerine uygun makro formun elde edilmesi sağlanmalıdır.
4. Uludağ ve Master Plan: Kentimiz için büyük bir doğal değer olmasına rağmen bugüne kadar potansiyelinin çok küçük bir bölümünü değerlendirebildiğimiz Uludağ için öncelikle geniş kapsamlı ve çok amaçlı master plan yapılmalıdır. Bu planda bir taraftan Uludağ’ın 12 ay, iç ve dış turizme hizmet etmesi amaçlanırken, diğer taraftan da üzerindeki su kaynakları, orman, zengin bitki örtüsü, endemik bitkiler ve Milli Park’ın korunmasına özel önem verilmelidir.

MARKA KENT BURSA
5. Bursa Marka Kent Strateji ve Eylem Planı: Bursa Valiliği’nin başkanlığında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin koordinatörlüğünde hazırlanmakta olan Bursa marka kent strateji planı ile marka kent eylem planı çalışmalarında sivil toplum kuruluşu olarak Sivilay’a aktif rol verilmeli, güçlü kadrosunun birikim ve deneyimlerini bu planların hazırlanması ve uygulanması safhalarında ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar faydalanmalıdır.
6. Kaçak ve Çarpık Yapılaşma: Yeni İmar Kanunu’na ilaveten kentsel dönüşümle ilgili sorunları ortadan kaldıracak kentsel dönüşüm yasası bir an önce çıkarılmalıdır. Kaçak ve çarpık yapılaşmayı (konut ve sanayi) önlemek için bir taraftan merkezi idarenin imar mevzuatını yenilemesi, ayrıca arsa üretimi, proje, denetim, uygulama, sigorta vb. uzayan zincirinde gerekli yasal düzenlemelerine destek verilirken, yerel ölçekte de planlı yapılaşma, kentsel dönüşüm, toplu konut uygulamalarına öncelik ve ağırlık verilmelidir. Kentsel dönüşüm ve toplu konut projeleri kentimizin çarpık ve düzensiz yapılaştığı alanlarda uygulanmalıdır.
7. Teknik ve Sosyal Altyapı: Kentimizde gerek nitelik gerekse nicelik olarak ülkemizin standartlarının altında bulunan teknik ve sosyal altyapı öncelikle bu standartlara çıkarılmalıdır. Dünya sağlıklı kentler projesinin içinde yer alan kentimiz, bu projede öngörülen tesis, hizmet, norm ve standartlarına kavuşturulmalıdır. Kamuya (yerel yönetimler ve merkezi idareye) ait arazi ve arsaların özel kişi ve kuruluşlara satışının önlenerek buralara sosyal kültürel ve sportif amaçlı tesisler yapılmalıdır.
8. Ulaşım: Öncelikle çevre düzeni ve nazım imar planları ile uyumlu ve ahenkli  metropol ölçeğinde Kentiçi Ulaşım Master Planı yapılmalıdır. Kentimizin kara, hava ve deniz ulaşımında önemli iç ve dış merkezler ile bağlantıları güçlendirilmelidir. Raylı sistemin öncelikle Üniversite, Kestel ve Terminale ulaşması sağlanmalıdır. Yenişehir Havaalanı yolu otoyol standardına kavuşturulmalı ve kent merkezine demiryolu yolu ile bağlantısı sağlanmalıdır. Yılların ihmaline uğrayan ‘demiryolu’ projesinin yatırım programına alınarak en kısa sürede realize edilmesi sağlanmalıdır. Raylı sisteme dikey olarak otobüs ve tramvay hatları ve bunların entegrasyonu yapılmalı ve raylı sistemin ana arterleri üzerinde özellikle başlangıç noktalarında transfer istasyonları (otoparklar) yapılmalıdır.
9. Çevre: Kentimizdeki katı atık, geri dönüşüm, atıksu, arıtma çamuru, hava, su ve gürültü kirliliği sorunlarına çözüm getirmek üzere “Çevre Yönetim Planı” yapılmalıdır.
10. Su ve Toprak Kaynaklarımız: Bursa Ovası’nda geri kalan tarım alanlarının korunması için başta planlı ve plansız yapılaşma olmak üzere gerekli radikal tedbirler alınmalıdır. Uludağ’daki su kaynaklarımızın ülkemiz ve kentimiz yararına işletilip kullanılması için ihale aşamasından başlayan süreci yakından takip edip bu kaynak sularımızın yabancıların eline geçmesinin yaratacağı  olumsuzluklar ilgili, yetkili ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
11. Doğal Afet ve Deprem: Ülkemizin yüzde 93’ü deprem riski altında olup kentimiz de 1. sınıf deprem bölgesinde yer almaktadır. Ayrıca başta sel olmak üzere diğer doğal afetler ve deprem riskine karşı Doğal Afetler ve Deprem Kanunu bir an önce çıkarılmalıdır. Yine ülkemiz ölçeğinde Milli  Afet ve Deprem Master Planı yapılmalı, bu planda kurumlar arasındaki yetki, görev ve sorumluluklar açık ve net olarak belirlenmelidir. Bu plana paralel olarak kentimiz için de detaylı bir afet ve deprem master planı yapılmalıdır. Jeolojik ve jeofizik etüdlere ilaveten afet ve deprem haritası çıkarılmalıdır. Öncelikle kentimiz içerisindeki dereler ıslah edilmeli, su havzaları ve taşkın alanlarına konut ve sanayi tesisi yapılması önlenmelidir. Bursa ölçeğinde Afet ve Deprem Bilgi Bankası oluşturulmalıdır.
12. Kültür-Sanat ve Turizm: Planlamada kentimizin doğal, tarihi ve kültürel doku ve mirasının korunarak geleceğe taşınması sağlanmalı, Kaplıca ve sıcak su (jeotermal) potansiyeli değerlendirilmelidir. Kentimizin merkezi semtlerine yeni kütüphaneler, sanat merkezleri yapılması, eskilerinin bakım ve onarımı için Kültür Bakanlığı ile belediyeler işbirliği yapmalıdır. Kentimizin markalaşma strateji planı çerçevesinde hazırlanmakta olan markalaşma eylem planında iç ve dış turizme dönük bütün değer ve potansiyeli ortaya konulmalıdır. İmar planlarında her türlü sosyal, kültürel proje, yatırım ve tesisler ilave imar hakları ile teşvik edilip desteklenmelidir.
13. Eğitim ve Sağlık: Kentimize teknik Üniversitenin bir an önce kurulması için çeşitli zeminlerde her türlü çaba ve gayret gösterilmelidir. Kamuya ait boş arazi ve arsalar, özel kişi ve kuruluşlara satılmak ve buralara tüketime dönük alışveriş merkezleri yapılmak, kent içi ulaşım ve alt yapıyı daha da içinden çıkılmaz hale getirmek yerine, öncelikle eğitim ve sağlık ile ilgili tesis ve yatırımlar için kullanılmalıdır.

KENTLİLİK BİLİNCİ
14. Kent Kimliği ve Kentlilik (Hemşerilik) Bilinci: Hemşerilerimizin daha fazla doğa, tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkmasını sağlamak amacıyla kentlilik bilincini geliştirici projeler oluşturulmalıdır. Projede Bursa markasının ana fikri ile bütünleşecek kentsel mimari ve estetiğe önem verilmelidir.
15. Kent Bilgi Sistemi ve e-Belediyecilik: Mevcut kent bilgi sisteminin metropole dahil olan alanları da kapsayacak şekilde revize edilmesi ve güçlendirilmesi gerekmektedir. e-Belediyeciliğin gelişmiş Batı ülkelerinde geldiği nokta dikkate alınarak e-belediyeciliğin daha işlevsel hale getirilmesi, konuları ve kapsama alanının genişletilmesi sağlanmalıdır. Bel- ediyelere ait internet sitelerinde başkan ve meclis üyelerinin e-mail adresleri bulunmalıdır.
16. Mevzuat ve Arşiv: Ulusal, yerel yönetim, imar, planlama ve çevre mevzuatındaki yenilik ve değişiklikler arşivlenmelidir. Bu konuda AB ligindeki mevzuat ile norm ve standartlar yakından takip edilmeli, kentimizde yerel yönetimler ve çevre konularında ulusal ve AB ligi mevzuatından (Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ vb.) oluşan Bilgi Bankası oluşturulmalıdır.
17. Yerel Yönetim Çalışmalarının Değerlendirilmesi: Bursa Büyükşehir ve metropol bünyesinde yer alan ilçe belediyelerimizin faaliyetleri Sivilay’ca yakından izlenecek, ciddi, bilimsel ve objektif kriterler dikkate alınarak her yıl periyodik olarak bu çalışmalar hakkında rapor hazırlanacak ve bu raporlar ilgili kurum, kuruluş ve kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Sivilay’dan çağrı var

Cumhuriyetin kurulduğu dönemlerde ülke nüfuzu az ve bu nüfusun çoğunluğu köylerde yaşamakta iken, sanayileşme çabalarının başlamasıyla birlikte kentlere bir akın olmaya başladı. Kentlerin daha kaliteli bir yaşam sunuyor olması, insanları özellikle fabrikaların yer aldığı kentlere yönlendirdi. Bu gelişme kentlerimizdeki nüfus yoğunluğunu artırdı ve öngörülemeyen, plansız bir gelişme sonrasında kentlerimiz büyük bir köy halini aldı. Oysa planlama yapılmalıydı ve planlara uyulmalıydı. Kuralsızlık ortamında kentler çeşitli şekillerde kirlendi. Doğa kirlendi; bunu bir dönem hava kirliliği ile yaşadık, birtakım önlemler alındı, ancak yine yeterli değil. Dereler kirlendi; içme ve kullanma sularımız kısıtlandı. Çöpler problem oluşturmaya başladı. İlk sinyaller geldiğinde pek anlaşılamadı, ancak sinyallerin şiddeti arttığında iş işten geçmişti; sel baskınları, deprem korkuları, genel anlamda çevre felaketleri gündemimize girmeye başladı. Bir şeyler yapmanın zamanı gelmiş ve geçiyordu. Bursa yaşanabilir bir şehir olmalıydı, ama nasıl olacaktı ve nereden başlanacaktı.
2002 yılında Bursa sevdalıları bir araya geldiler ve 2 yıllık bir sürede Sivilay’ı ortaya çıkardılar. Siyaset ile hiç ilgisi olmayan insanlar bir araya geldi ve öznesi Bursa olan bir oluşum ortaya çıkardı: Bursa Sivil Toplum Derneği…
Amaç neydi, Bursa’nın değerlerine sahip çıkmak ve bu değerleri yüceltmek. Bursa’da belediye başkanlığı ve valilik yapmış başarılı kişiler, üniversite öğretim üyeleri, konusunda uzman olan her meslekten Bursalı, doğum yeri Bursa olsun ya da olmasın, ama kendisi Bursa sevdalısı kişiler bulunmaktaydı. 2004 yılında kurulan derneğimiz 5 yılı geride bıraktı. Bu 5 yılda çeşitli projelerle Bursalılara kendini tanıttı.
Aslında adı üstünde, Sivil Toplum Derneği, ne gücü ya da yaptırımı olabilir, kim dinler acaba!.. Konuya bu şekilde bakarsak hiçbir yere varamayız. Sivil toplum gücünü üyelerinden alır, organlarından alır. Organlar, bir elin nesi var iki elin sesi var, özdeyişine uygun olarak yaptıkları çalışmalar sonrasında kent dinamiklerini harekete geçirebilirler. En azından yapılması gerekenleri gösterir. Batı ülkelerinde derneklerin çok önemli güçleri olduğu ve ortalama bir insanın 6 dernek üyesi olduğu ve istihdamın önemli sayılabilecek bir kısmını derneklerin gerçekleştirdiği bilinmektedir.
Ülkemizde yeni sayılabilecek bu konuda yapacağımız birçok şey var. Dernekler yerel demokrasinin yerleşmesinde giderek daha etkili olacaktır. Her yaştan Bursa sevdalısını kentimize sahip çıkmak adına aramıza katılmaya davet ediyoruz.