| Otomobil markamız olmalı |
| Pazartesi, 08 Mart 2010 12:20 | |||
Küresel ekonomik kriz ile birlikte sektörlerinin yüzde 25 gerilediğini ve 2009’u kayıp yıl olarak geçirdiklerini belirten Destek Otomotiv Yan Sanayi ve Ticaret AŞ. Genel Müdürü Sabahattin Özkan, 2010 yılından ise umutlu olduklarını söyledi. 4 YILA İHTİYAÇ VAR Aynı zamanda Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve 49. Motorlu Taşıtlar, Parça ve Aksamı İmalatı Komite Üyesi de olan Özkan, kayıpların telafisi için en az 4 yıla ihtiyaç bulunduğunu vurgulayarak, “Türkiye, geç kalmasına karşın otomobilde kendi ulusal markasını yaratmalı. Başka çaresi yok” diye konuştu. Otomotiv ana sanayinin, 2007 yılında ihracat rakamlarına paralel olarak üretimini artırmak için yan sanayicileri yatırıma zorladığını hatırlatan Özkan, bunun sonucunda birçok firmanın krize borçla yakalandığına dikkat çekti. Özkan, “Bu tür faaliyetler Türkiye gibi sığ ekonomilerde riskti ve kriz ile birlikte birçok firma zayıf düştü, kimileri kapandı, kimileri devretti, kimileri de 20 yıl geriye giderek, hatta başladıkları yere dönerek ayakta kalabildi” dedi. KRİZİ ERKEN FARKETTİK Firma olarak krizin farkına erken vardıklarını anlatan Özkan, “Birçok firma krizin farkına geç vardı, tedbir almak için çok geç kaldı. Biz ise çalışan sayısında biraz küçülme, vardiyaları kaldırarak normal çalışma dönemine geçme, yatırımların durdurulması, verimliliğe yönelik çalışmalar ve küçük iyileştirmelerle sıkıntıları aşmaya çalıştık. Gelinen noktada da aşmışız gibi görünüyoruz. Krizi bizim gibi iyi yönetenler ayakta kaldı” dedi. KRİZDE 1 MİLYON TL’LİK YATIRIM YAPTI Kriz ortamında farklılaşmanın önemine değinen Özkan, “Krizlerin ardından işler, bu farklılaşma sayesinde hızlanacak. Biz Destek Grup olarak, bina tevsii ve yeni makine alımları için, hedeflenen 1 milyon TL’lik yatırımın çoğunu gerçekleştirdik ve tamamlama aşamasındayız. Biz yatırım ve tasarım gücümüzle ön plandayız ve geleceğe uzanıyoruz. 2010 geçen yıldan daha iyi olacak. Bunu ihracat, kapasite kullanım oranlarının artmasından, kendi siparişlerimizden anlıyoruz. Sipariş yükseliyor, yavaş yavaş kıpırdanma var. Böyle giderse eleman ihtiyacı duyacağız. Yeni elemanlar bünyemize katacağız” dedi. KENDİ ULUSAL MARKAMIZI YARATMALIYIZ “Kendi milli markamızla üretim yapmış olsaydık, krizden bu kadar etkilenmezdik” diyen Sabahattin Özkan, şöyle devam etti: “Kartlar bizim elimizde değil. Başkaları plan yapıyor, biz de uyguluyoruz. ‘Fransa’dan acaba ne sipariş gelecek?’, ‘Fiat yeni model getirecek mi?’ diye bekliyoruz. Otomotivde esas üzerinde durulması gereken, ülkenin kendi ulusal markasının oluşturulması. Sadece dışarıdan gelen lisans ile üretim değil, lisansı bu ülkeye ait olan araçların üretilmesi şart. Ticari araç üretimimiz nispeten var ama otomobil konusunda Türkiye bunu mutlak yapmak zorunda. ’Satamayız’, ‘rekabet edemeyiz’, ‘yarışamayız’ korkularıyla hiçbir yere varamayız. Bu işte en önemli unsur fiyattır. Milyon adetler gibi hedefler bile koymaya gerek yok. Örneğin Japonya’da 10 bin adet araç üretmek üzere proje geliştirip üretim yapılıyor.” Diğer ticaret ve sanayi odaları ile birlikte komiteler arası toplantılar gerçekleştirdiklerine de değinerek, “Artık bu konu yüksek bir sesle dillendiriliyor. Geç kalındığı ifade ediliyor. Bu sadece ticari bir olay değil. Ekonominin dinamikleri için de şart” diye konuşan Özkan, milli marka oluşturma gerekliliğini şöyle özetledi: “Sadece ticari faaliyetler ve tüketim, ülkeler için yıkım sebebi. Üretim faaliyeti olmadan güçlü olunmaz.” HURDA VE KDV İNDİRİMİ GEREKLİ Öte yandan kayıpların telafisi ve sektöre canlılık kazandırılması için hurda indiriminin mutlak suretle gündeme alınmasını da isteyen Sabahattin Özkan, “Geçen yıl ÖTV indirimi ile özellikle yılsonuna doğru bir hareket olduğunu hepimiz gördük. Benzerinin olacağını düşünürseniz en az yüzde 10 katkı demektir. Üretime doğrudan yansır” şeklinde konuştu. Krizin en ağır etkisinin traktör, kamyon, otobüs gibi ticari araçlarda yaşandığını vurgulayan Özkan, özellikle bu grup için KDV indirimine ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Özkan, ticari araçlarda uygulanan yüzde 18’lik KDV oranlarının yüzde 8’e, hatta daha da aşağılara indirilmesi gerektiğini söyledi. Diğer taraftan Ar-Ge konusunda daha fazla kaynak aktarılmasını da isteyen Özkan, “Firmaların öz kaynakları bu tür çalışmalara yetmiyor. Gerek KOSGEB, gerek TÜBİTAK kanalıyla devletin aktardığı kaynakların artırılması ve kolay kullandırılması lazım” dedi. Ürün gamını geliştirdi, krizde ayakta kaldı!Sektörde 30 yılı geride bırakan Destek Amortisör, gazlı amortisör ve otobüslerdeki yolcu koltukları ile ofis koltuklarının yükseklik ayar amortisörlerinin imalatının yanı sıra özellikle titreşim sönümleme amaçlı hidrolik amortisörlerin üretimini de yapıyor. Hidrolik amortisörler, darbe emiciler, hidrolik kaldırma üniteleri gibi hidrolik lift üretimi de yapan firma, üretim konularının paralelinde, Ar-Ge ve proje kapsamında, yeni ürün çalışmalarına devam ediyor. Ürün gamlarını geliştirerek krizi ayakta geçirmeyi başaran firma, Türkiye’de üretilmeyen veya üretilse de teknik anlamda geliştirilme ihtiyacı duyulan, ekonomik getirisi yüksek olan parçalar konusunda çalışmak istiyor. Diğer taraftan Destek Grubu, Destek Otomotiv Yan Sanayi AŞ, Destek Pazarlama ve Dış Ticaret AŞ, Makino AŞ., Burpres AŞ. ve Bursa Kalıp Merkezi AŞ. şirketlerinden oluşuyor. Burpres, grubun ilk şirketi, BKM ise kalıp üretimi yapan firmalara standart parça hizmeti veriyor. 6 bin 500 metrekaresi BTSO OSB olmak üzere, Minareliçavuş ve Görükle Sanayi’deki tesisleri ile toplam 8 bin 500 metrekare üzerinde, 135 çalışanı ile yılda 2 buçuk milyon adet parça üretimi gerçekleştiren Destek Otomotiv Yan Sanayi, başta Avrupa olmak üzere toplam 60 ülkeye ihracat yapıyor.
|

Küresel ekonomik kriz ile birlikte sektörlerinin yüzde 25 gerilediğini ve 2009’u kayıp yıl olarak geçirdiklerini belirten Destek Otomotiv Yan Sanayi ve Ticaret AŞ. Genel Müdürü Sabahattin Özkan, 2010 yılından ise umutlu olduklarını söyledi.