Coşkunöz’ün yönü enerji
Pazartesi, 08 Mart 2010 12:34
Gelişen dünyada enerjiye olan ihtiyaç, giderek artarken, aynı zamanda kısıtlı olan kaynaklar, genelde devletleri ve özelde de şirketleri çok sıkı tedbirler almaya, planlamalar yapmaya itiyor.
Coşkunöz Holding Temel Yetkinlikler Koordinatörü ve Coşkunöz Solar Güneş Sistemleri Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Halil Akgül ile enerjiyi konuştuk.
- Coşkunöz’ün enerji sektöründeki faaliyetleri nelerdir?
- Coşkunöz Holding’in başlıca faaliyet alanları, otomotiv sektörü, radyatör ve makina üretimidir. Ancak endüstriyel birikimimizi yeni iş alanlarında değerlendirmek için sürekli arayış içindeyiz. 2007 yılında Eskişehir’de Coşkunöz Savunma ve Havacılık Fabrikası’nı kurarak yeni bir sektöre girdik. Burada, uçak gövde parçaları üretmekteyiz. 2009 yılında yenilediğimiz strateji planında ise enerji ve eğitim sektörlerini üzerinde yoğunlaşacağımız yeni alanlar olarak belirledik.
- Hükümetin politikaları yeni alanlar stratejisini destekliyor mu?
- Enerji sektörü, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yeni iş alanları yaratmak için bir fırsattır. Devletler, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak için büyük destekler sağlamaktadır. Gerek enerji bağımlılığını azaltmak, gerek sürdürülebilir bir ortam yaratmak, gerek uluslararası sera gazlarının salınımını azaltma yükümlülüklerini yerine getirmek için yenilenebilir enerji sektörü, stratejik açıdan gittikçe önem kazanmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanılmasına ilişkin kanunda değişiklik yapılması için komisyon raporu TBMM’ye sunulmuştur. Bu kanun teklifi ile yeni enerji tarifesinde, özellikle güneş, rüzgâr, biyokütle, jeotermal ve dalga enerjisi gibi şu anki tarifeye göre ekonomik yapılabilirliği uygun olmayan yatırımlar teşvik edilecektir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi için üç ana neden vardır: Petrol ve fosil kaynaklara bağımlılığı azaltmak, karbon salınımını azaltarak çevre yükümlülüklerini yerine getirmek ve yeni iş sahaları yaratılmasını sağlamak. Bu kanunun çıkacağına inandığımız için sanayicilik ve makina üretimi birikimimizi kullanarak, rüzgâr ve güneş enerjisine yönelik donanım, tesis üretimi ve ayrıca elektrik enerjisi üretmek için çalışmalar yapıyoruz.
- Yenilenebilir enerji alanında ne gibi yatırımlar düşünülüyor?
- Hem enerji tesisleri donanımı üreticisi hem de elektrik üreticisi olmak için çalışmalarımız var. Her iki alanda da faaliyet gösterecek şirketlerimiz kuruldu. Rüzgâr enerjisi türbinlerinin montajı için Coşkunöz Makina Fabrikası’nın imkânlarını kullanmak istiyoruz. Güneş enerjisi alanında ise Coşkunöz Solar Güneş Sistemleri Mühendislik A.Ş.,  güneş enerjisi tarlaları kurmak ve yerli oranını arttıracak donanımı üretmek için kurulmuştur. Yenilenebilir kaynaklardan elektrik enerjisi üretmek amaçlı kurulan şirketimiz, uygun alanlarda üretim lisansı için fizibilite hazırlamaktadır. Ürettiğimiz ekipmanları uygulamada takip edebileceğimiz santral yatırımları düşünüyoruz.
- Yabancı ortaklıklarınız olacak mı?
- Konusunda dünya lideri firmalarla görüşmelerimiz devam etmektedir. Kuvvetli bir yabancı ortakla beraber çalışmayı arzuluyoruz. Yerli ve yabancı yatırımcılar, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanılmasına ilişkin kanunu beklemekteler. Bu kanun çıkmazsa güneş enerjisinden elektrik üretimi yani fotovoltaik elektrik enerjisi, yatırımı pahalı, yüzey verimliliği az ve diğer yenilenebilir kaynaklara göre çok daha masraflı olduğundan, ekonomik olmamaktadır. Teknolojik buluşlar ve rekabet nedeniyle yatırım maliyetleri her yıl azalmaktadır.
- Yenilenebilir enerji yatırımlarında diğer ülkelerin durumu nedir?
- Rüzgâr ve güneş enerjisi, yeni iş imkânlarını da beraberinde getiren sektörler, ancak biz kendi sanayimizi oluşturamazsak ithalatçı konumda olacağız. Çin, enerji sektöründe çok fazla atılım içerisinde. Yenilenebilir enerjide dünya lideri olmak için korumacı birçok önlem alıyor. Japonya ve Güney Kore, bir zamanlar otomotiv sanayilerini ölçek ekonomisi büyüklüğüne getirene kadar iç pazarlarını korumuşlardı. Çin, dünyanın en büyük güneş paneli üretim endüstrisini kurdu, üretiminin yüzde 95’ini Avrupa ve Amerika’ya ihraç ediyor. Çin Hükümeti ilk güneş enerji santrali kuruluşuna izin verirken teçhizatın yüzde 80’inin ülkesinde üretilmesini şart koştu. Almanya, büyük destekler veriyor. Türkiye’nin en büyük iki ithal kalemi vardır: Enerji ve makina. Bu iki kalemin ithalatını azalttığımız oranda, refah ülkesi olma yolunda ilerleriz.

Yerli üretime destek şart

- Enerji ekipmanları sektöründe yasal düzenlemeler ve genel uygulama nasıldır?
- Yeni enerji kanunu tasarısında sanayimizi ilgilendiren en önemli husus, enerji üretim tesislerinde kullanılacak donanımın ülkemizde üretilmesi durumunda katkıya bağlı olarak enerji satış fiyatına ilave yapılmasını içeren hükümdür. Bu kanunun çıkacağına inandığımız için, sanayicilik ve makina üretimi birikimimizi kullanarak, rüzgâr ve güneş enerjisine yönelik donanım, tesis üretimi konusunda çeşitli araştırmalar ve yatırım hazırlıkları yapıyoruz. Devlet, yenilenebilir enerjiye destek verip yerli üretime destek vermezse, tesisler için gerekli donanım büyük ölçüde ithal edilir ve stratejik açıdan çok önemli bir sektörde sanayimiz gelişemez. İspanya, güneş enerjisi için 0,45€/kWh tarife belirlediğinde, 2007 ve 2008 yılında güneş enerjisi yatırımı hücumuna uğradı ve bu yatırımlar, büyük ölçüde Çin ve Alman sanayisini harekete geçirdi. Yerliye destek vermek, DTÖ kurallarına uygun bir yaklaşım değildir, yabancıyı ürkütür gibi gerekçelerle kanun taslağının bu maddesi tartışılıyor. Hazine’nin üzerinde durduğu bir konu da “Elektriği neden bu kadar pahalı alalım, zaten bütçemiz açık veriyor” gerekçesidir.