Piyasa yorumu
Pazartesi, 01 Aralık 2008 21:55
alt
ABD’de seçimler sonrasında piyasalarda yaşanan düşüş dalgası durulmuş gözüküyor. Dow Jones endeksinin 7500 seviyesindeki önemli desteğini test etmesi ve bu seviyelerden toparlanma isteği, ABD yönetiminin mortgage kredilerini ve tüketicileri destekleyici 800 milyar dolarlık yeni bir paket açıklamasıyla destek buldu. Ayrıca, ABD’de yeni yönetimin ekonomiden sorumlu ekibi ve alınacak yeni tedbirler de piyasalar tarafından merakla takip ediliyor.
Bu gelişmelere bağlı olarak ABD doları uluslararası piyasalarda güçlü kalmaya devam ediyor. Avro/dolar paritesi 1,25-1,30 aralığındaki band hareketini sürdürürken, uzun vadeli ABD tahvillerine de talebin devam etmesiyle, 10 yıllık ABD tahvil faizleri son 50 yılın en düşük seviyeleri olan yüzde 3’ün altını test etti. ABD Merkez Bankası FED’in piyasaya dolar pompalaması ve yatırımcıların güvenli liman arayışı, ABD tahvillerine olan talebi artırıyor. Uluslararası piyasalarda volatilitenin bir miktar düştüğü gözlenirken, reel ekonomiye dair veriler kötü gelmeye devam ediyor.
Yurtdışı piyasalardaki volatilitenin bir miktar azalması ve IMF ile yapılması beklenen bir stand-by anlaşmasının etkisiyle Türkiye piyasalarında da iyileşme yaşandığı görülüyor. Geçtiğimiz hafta TC Merkez Bankası tarafından yapılan faiz indirimi, piyasa için sürpriz olarak algılansa da, bizim bir önceki yazımızda dile getirdiğimiz ve beklediğimiz bir gelişmeydi. Yarım puanlık faiz indiriminin böyle bir ortamda Türk Lirası’ndan kaçışı hızlandırabileceği yönündeki yorumlar haksız çıktı.
TCMB, faiz indirimini düşen enerji ve emtia fiyatları ile daralan iç ve dış talebin enflasyonist baskıyı azaltacağı yönündeki beklentilerine dayandırıyor. Ayrıca böyle bir ortamda kurdaki yükselişin enflasyon üzerindeki geçişkenlik etkisinin de sınırlı düzeyde kalması bekleniyor. Global kriz ve durgunluğa karşı gelişen ve gelişmekte olan birçok ülkenin faizlerde indirime gittiği ve mali tedbirler aldığını görüyoruz. TCMB’nin de bu yönde bir adım atması, enflasyon hedeflemesinin ikinci plana atıldığı yönünde değil, para politikasının mevcut koşullara göre etkin bir şekilde kullanıldığı yönünde değerlendirilmelidir. Önümüzdeki dönemde kademeli faiz indirimlerinin devam etmesini bekliyorum.
Son gelişmelerin döviz piyasası üzerindeki etkilerine baktığımızda, özellikle ABD borsalarının dip seviyeleri test ettiği günlerde ve TCMB’nin faiz indirimi sonrasında dolar kurunun tekrar 1,73 seviyelerine kadar yükseldiğini, ancak bu seviyelerden gelen yoğun kurumsal ve bireysel müşteri satışları ile tekrar 1,60 seviyelerinin altına kadar gerilediğini görüyoruz. Petrol fiyatlarındaki düşüş ve azalan iç talebin etkisiyle daralması beklenen cari açık rakamları ve her yukarı harekette satışa geçen yatırımcıların etkisiyle dolar kurunun bir süre 1,50-1,60 bandında dalgalanması beklenebilir.
Faiz tarafına baktığımızda ise Hazine’nin Kasım ayındaki yüklü itfasına karşılık yaptığı borçlanmaların oldukça rahat geçtiğini görüyoruz. Hazine piyasaya olan itfasını yüzde 75 oranında çevirirken, ihale sonrası, yine IMF anlaşması beklentisi ve TCMB faiz indiriminin de verdiği destek ile bono faizlerinin yaklaşık 1,5 puan düşerek yüzde 20,3 seviyelerine kadar gevşediğini görüyoruz. Bono faizlerinin bir süre yüzde 20 dolaylarında kalmasını bekliyoruz.

Murat Uysal

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız