Döviz piyasalarında dalgalanma sürüyor
Pazartesi, 22 Aralık 2008 18:23

alt

Geçtiğimiz hafta içerisinde ABD Merkez Bankası faiz oranlarını 0,75 puan indirerek yüzde 1’den yüzde 0-0,25 aralığına doğru çekti. Ayrıca FED, piyasadaki finansal kurumların düşük kaliteli varlıklarını da teminat olarak kabul etmeye devam edeceği ve bilançosunu yaklaşık 3 trilyon dolara kadar büyüteceği sinyalini verdi.
Global kredi krizi ve pozisyonların kapatılması sürecinde 1,60’lardan 1,25 seviyelerine kadar gerileyen avro/dolar paritesi ABD Merkez Bankası’ndan gelen faiz indirimleri ve FED’in bilançosunu büyüterek piyasadaki dolar arzını artıracak olmasından ötürü hızla yükselişe geçti.
Son yıllarda görülmemiş bir hızla 10 gün içerisinde 1,26 seviyelerinden 1,46 seviyelerine kadar yaklaşık yüzde 16 değer kazandı. Ardından tekrar 1,40 seviyelerinin altına gerileyerek haftayı 1,39 seviyesinde kapattı. Bu hareket uluslararası döviz piyasalarında, özellikle avro/dolar paritesinde volatilitenin had safhaya çıktığını gösteriyor. Uluslararası döviz piyasalarında işlem yapmaya niyetlenenlerin kalp krizine karşı oldukça dayanıklı olması gerekiyor.
Krizin gelişimine baktığımızda geçen hafta ABD’de finansal kurumların zararlarının beklentilerin üzerinde açıklandığını ve otomobil sanayiine sağlanacak destek konusunun hafta içinde tam bir netlik kazanmadığını görüyoruz.
Ancak yurtdışında yaklaşan Noel tatili öncesi Borsaların bir miktar toparlandığı görülürken, bu haftadan itibaren işlem hacminin giderek düşmesi bekleniyor. Bu arada Japonya Merkez Bankası’nın da durgunluktan çıkmak için faiz oranlarını düşürerek sıfır seviyesine yaklaştırdığını gördük.
Yurtdışında tüm bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye’de IMF ile yapılacak anlaşma beklentisi ve TCMB’nin faiz indirimine gideceği beklentisine bağlı olarak, bono faizleri hızlı bir şekilde düşüşe geçti. Döviz kurunda ise, avro ve dolardan oluşan döviz sepetine karşı YTL’nin değerinde önemli bir değişme yaşanmazken, özellikle son günlerde avro/dolar paritesinin yukarı hareketine bağlı olarak, doların 1,50 seviyelerine kadar geri çekildiğini görüyoruz. TCMB’nin hafta içerisinde yaptığı faiz indirimi, artık TCMB’nin geçmişe göre Para Politikası’nda çok daha esnek ve hızlı hareket edebildiğini, global kriz koşullarında dünya genelinde tüm Merkez Bankaları agresif faiz indirimine giderken, TCMB’nin de bunun dışında kalmadığını gördük. Ayrıca faiz indirimlerinin döviz kurunu yükselteceği ve YTL’nin ciddi değer kaybına uğrayacağı tezi de çürümüş oldu.
Önümüzdeki dönemde krizin etkilerinin azaltılması için YTL faizlerinin gevşetilmesi yanında, döviz kurunun da rekabetçi seviyelerde kalması gerekiyor. Geçmişte uygulanan aşırı yüksek faiz ve buna bağlı ortaya çıkmış aşırı değerli YTL’nin ekonomiye verdiği zarar, yerini artık krizin de yarattığı dezenflasyonist ortamın verdiği destekle birlikte düşük faiz ve rekabetçi kur ortamının oluşmasına bırakacak gibi gözüküyor. TCMB’nin son dönemde aldığı cesur kararlar ileriye yönelik daha güvenli bakmamızı sağlıyor.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız