|

Bu aralar herkesin Amerikan Doları’na sorduğu soru bu olsa gerek; bu sorunun cevabını siz sevgili okurlarla aralık ayından beri biliyoruz öyle değil mi? Köşemi, diğer ismiyle kristal küreyi takip edenler, Dolar/TL paritesi daha 1,50’ler de gezerken, avro değil dolar yatırımı yapılması gerekliliğini, doların 1,75’in üzerine çıktığı takdirde 1,85-1,90 aralığını hedefleyeceğini ileriki zamanlarda 2’nin üzerinin telaffuz edileceğini bıkmadan usanmadan okudular. Yüksek müsaadelerinizle, nereden gelip nereye gittiğimizi, tüm yazdıklarımın grafiklerle desteklenmiş geniş bir özeti olarak size sunmak istiyorum. Kaynak: Matriks
Yukarıdaki grafikte 1,75 seviyesinin ne kadar önemli olduğunu ve 2003’den beri geçilmez bir kale gibi durduğunu görebilirsiniz. Bu kalenin kapısı 2003’de sonra bir daha 3 sene sonra 2006’da zorlanabilmişken, 2008’de tekrar gelinmiş ve sadece 3 ay süre sonra 2009’da geçilmiştir. Her vuruşta çok sert geri çekilmeler yaşanmışken 2008 Kasım’ındaki zorlama sadece 20 kuruşluk bir gerilemeye neden olmuş ve aralıkta bugünleri haber vermiştir… Peki, nedir bu? IMF anlaşması, faizlerin ve enflasyonun düşüşü hatta ve hatta ithalatın azalmasına rağmen neden dolar talep görmektedir. Aşağıdaki grafiğe dikkatle bakmanızı rica ediyorum. Geçen hafta yayınladığımız grafiğin son halidir kendileri. Kaynak: http://quotes.ino.com/chart/?s=NYBOT_DX
Bu grafik Amerikan Doları endeksidir, kısa bir hatırlatma yapalım. Amerikan doları endeksini 6 önemli para birimi (major currencies) oluşturur. Bunlar, etkileme ağırlıklarına göre sırasıyla yüzde 57,6 ile Avro (EUR), yüzde 13,6 ile Japon Yeni (JPY), yüzde 11,9 ile İngiliz Paundu (GBP), yüzde 9,1 ile Kanada Doları (CAD), yüzde 4,2 ile İsviçre Frangı(CHF) ve son olarak yüzde 3,6 ile İsveç Kronudur (SEK). Görüldüğü gibi en yüksek ağırlık 20’nin üzerinde üyesi olan Avrupa Birliği para birimi yani avrodadır. Avronun aşağı ve yukarı hareketleri Amerikan Doları’nın değer kazanması ve kaybetmesi karşısında en yüksek ağırlığa sahip olmasındandır. Bu konuya nereden geldik diye sorarsanız bu endeksin ya da diğer bir deyişle Amerikan Doları’nın dünya para birimlerine karşı iniş ve çıkışı, direkt olarak TL’nin değer kazanması veya kaybetmesine neden olur. (Ekonomik Pusula, Murat İMAN, 3 Mart 2008 sayısı) Sözün özü, şu an da herkes ile aynı gemideyiz, yazının tamamını okursanız 3 aydır bahsettiğim gibi geçen haftada yeni bir zirveye gidebilecek bu endeksin Dolar/TL paritesini 1,75’in üzerine atabileceğini ve hedeflerin 1,-85-1,90 aralığına denk gelip, ilerleyen zamanlarda 2 ve üzerini konuşacağımız zamanların geleceğini görürsünüz. Tabii ki bu beklenti sadece bizim TL’miz için değil, özellikle yukarıda sayılan 6 para birimi ve tüm gelişmekte olan piyasalar için de geçerli. Örnek olarak aşağıdaki Avro/Dolar paritesine bakabiliriz. Kaynak: http://quotes.ino.com/chart/?s=FOREX_EURUSD&v=d12 Görüldüğü gibi Avro/Dolar paritesi de 1,25’in altında yeni bir boyuta geçiyor ve önce 1,23 sonrasında da 1,15’leri konuşmak mümkün. Sonuç olarak neler oluyor da, dolar yükseliyor? Amerika yüzünden çıkmadı mı bu kriz? Türkiye 2000 yılında krize girdiği zaman TL değer kaybetti, kazanmadı ki. Öyleyse neden Dolar değer kazanıyor? Cevabı basit, dolar global para birimidir, Tayland’da yatırım yapan yabancı yatırımcı, satış yapıp parasını çekerken Baht değil Dolar olarak çekiyor ya da Hindistan’dan Rupi değil Dolar olarak çekiyor, hal böyleyken tüm dünyada dolar talebi oluşuyor. Tüm bunlara ek olarak “repatriotism” yani Amerikan hükümetinin şu anda konuştuğu; “Amerikan şirketlerinin yurtdışı yatırımlarını azaltıp hatta ve hatta kapatıp, paraların Amerika’ya geri döndürülüp ülkelerinde yatırıma çevrilmesi” planları bu talebi daha da artıracağa benziyor. Uzun bir süre daha doların çıkışından konuşabiliriz, tabii ki geri çekilmeler oluşacak ama genel olarak yön yukarı doğrudur. Bu talep kesilip Amerika’ya dönecek olan döndükten sonra hep beraber dolar çöküşünden bahsediyor olacağız ama bunun için henüz çok erken. Şimdilik 1,85-1,90 aralığına konsantre olmakta fayda var, kısa vade de 1,79’da bir süre soluklanabiliriz belki. Bu aralığa gelince yeni seviyelere hep beraber bakacağız. Not: Bu yazı 5 Mart Perşembe günü yazılmıştır. Döviz kurları ile ilgili diğer yazılara www.ekonomikpusula.com adresinden ulaşabilirsiniz. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|