|

Bu hafta kısa kısa piyasalardan bahsedip istediğiniz kısmı kesip yapıştırmanız için bölümler hazırladım. Yaz ayları bitip eylül ve ekim aylarında başlayacak hareketli ve yoğun gündem bakalım bizi nasıl ve ne yöne doğru etkileyecek, bekleyip göreceğiz. Bir teknik analistin gözüyle işte piyasa üzerine düşünceler.
DOLAR-TL Geçtiğimiz yaz bu aylarda 1,20 olan dolar/TL paritesini yaz biterken 1,46-1,48 civarı gezerken görüyoruz. İki aydır bu 1,45-1,50 arasında konsolide olan dolar kuru artık bir yöne hareket etmek için hazır. Geçen haftalarda hareketlenir gibi olduysa da gazının biraz alındığını görüyoruz. 1,50’ye çok yakın duruşu az da olsa bir yukarı istek belirtisi. 1,50 seviyesinin kalıcı olarak geçilmesi hızlıca 1,55 daha sonra 1,60 ve zorlayarak 1,70 kurunu önümüzdeki çeyrek içinde tabelaya yazdırabilir. Yani 1,50’nin geçilmesi demek banko 1,65 demek gibi bir şey. Bunu, bu hafta kapanışı itibarı ile daha yüksek olasılık olduğu için yazdım, 1,45 seviyesine yapışık gidiyor olsaydı dolar, şansı aşağı doğru zorlama yönünde kullanmak gerekir derdim, o zaman öncelik itibarı ile 1,45’in altına kalıcı geçiş 1,35-1,40 aralığına kadar hızlı çözülmeye neden olacak demek daha doğru olurdu. Sonuç, denge noktasındayız, 1,45-1,50 aralığı ne tarafa kırılırsa tahminler yukarıda yazıldığı gibi.
FAİZLER TCMB’nin aralıksız indirimleri sürüyor, bu da kredi faizlerine yansıyor ama hangilerine? Gazetelerden görüldüğü kadarı ile en çok mortgage ve tüketici kredilerine. Faiz indiriminin süreceği beklentisi 9,5 seviyelerinin kırılmasıyla hızla 8,30’a doğru yolculuk demek, yukarı zorlamalarda kritik eşik 11,5 da, bu seviyenin geçilmesi göz açıp kapayana kadar 13,5 demek. Hadi canım, deseniz de unutmayın ki daha 1 seneden erken bir zamanda 23’ü görmüştük.
BORSA Endeks olarak çok yükselmiş olmasına rağmen 12 Ağustos itibarı ile İMKB’ye kote olan 300 küsur şirketten 134’ünün piyasa değerleri defter değerlerinin altındaydı yani patron olarak siz, kendi şirketinizin hissesini olduğundan daha ucuza satın alabiliyorsunuz ne güzel değil mi? Unutulmaması gereken hisse senetlerinin1/3’ünün fiyatlanması böyle ise inanılmaz bir dengesizlik mevcut. Yani ya ucuzlar değerlenip en azından eder değerlerine gelecek ya da pahalılar satılacak. Sözün özü risk almaya gerek yok, alıcı gelmezse satıcı olmaz, piyasaya satış gelmesi demek aylardır bu hisseleri akümüle eden kimselerin müşteri bulduğu anlamına gelir. Her şey de %50+%25 gibi indirimler varken pahalı hisse almaya gerek yok, onun yerine çamaşır-bulaşık makinenizi yenileyin, araba alın ekonomiye katkınız olsun, başkalarına değil. *** Bu haftalık benden bu kadar, dilerim haftanız harika geçer. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|