|
Pazartesi, 29 Haziran 2009 14:37 |
|

İki farklı Türkiye ile karşı karşıyayız, işsizlik Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmış, insanlar sokaklarda boş boş geziyor; diğer taraftan faizler ve enflasyon düşmüş borsa ise nefes almadan tırmanmaya devam ediyor. Bir tarafa bakarsanız kriz teğet diğer tarafa bakarsanız direk geçmiş. Hangisi doğru? Normal şartlarda ekonomik büyümenin olduğu zamanlar borsa ve faizler ekonominin barometresi olur, içinden geçtiğimiz şu zamanda sadece vitrin süsü durumundalar. Yılbaşından beri, ekonomistlerin net hata noksan payına bakarak hesapladıkları, kaynağı bilinmeyen 18 milyar dolar Türkiye piyasasında, sokaktaki vatandaşa pek bir yararı yok ama piyasadaki bazı kurum ve kişilere çok yararlı olduğu bir gerçek. Son bir yıla bakarsak geçen haziran Dow Jones endeksi 11.000 puanın üzerindeyken şu anda 8400, Almanya Dax 6500 iken şu anda 4800, İMKB’de ise hiçbir değişiklik yok. Faizler 19 iken 12’ye inmiş. Demek ki bizim bilmediğimiz bir şey var ve herşey çok güzel olacak, önceden öğrenenler alım yapmaya başladı. Her yerden petrol fışkırmak üzere olabilir, dünyanın en büyük altın rezervi ya da elmas madeni keşfedilmiş olabilir ya da global ölçekte bir manipülasyon içinde olabiliriz. Dünyanın parmağını kıpırdatacak hali yokken bu ilgi düşündürücü, iyi veya kötü olsun ne olduğunu bilmiyoruz. Bu hafta dünyanın en büyük yatırımcılarından olan Warren Buffet ile bir röportaj yapıldı, Amerikan ekonomisi için iki esprili laf sarfetti, bir tanesi genel yorumlar için diğeri ise canlandırma planları için. Genel yorumları değerlendirmek için “Ameliyat olmama rağmen yeşil filizleri göremedim”, kurtarma planları için ise “Dokuz kadını aynı anda hamile bırakırsanız bir ay sonra bebek sahibi olamazsınız” dedi. Yurtdışı ekonomilerin durumu bu, biz ise halen rüyadayız, uyanamadık. Umarım herşey düzelme eğilimindedir ve bu ülkenin vatandaşları rahata erecektir aksi takdirde önümüzdeki aylarda yine finansal medyada iç karartıcı haberler duyacağız. Çünkü para kazanmak için önce aldığınız malın fiyatının yükselmesi daha sonra da sizin onu satabilmeniz gereklidir. Dört aydır alınan mallar bir zaman bir yerde sahipleri tarafından satılmak istenecektir, o zaman gelince alıcılar yeteri kadar güçlü olamazlarsa vay piyasanın haline. Piyasamız ya çok güçlü bir trendin ilk ayağını yapıyor ya da manik bir iyimserlik halinde. Kabul etmemiz gereken bir şey var ki geçen sene ekim-kasım ayları civarında tüm dünya piyasalarındaki fiyatlar aşırı pahalılıktan makul fiyatlara inmişti ama unutmamak gereken şey esas alım makul fiyattan değil ucuz fiyattan gelir. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|