İMKB ve Amerikan doları
Pazartesi, 03 Ağustos 2009 09:06

alt

Ağustos ayı başlarken, para ve sermaye piyasalarında yatırım yapan herkesin aklında aynı soru var, “Borsa daha nereye yükselir, dolar daha düşer mi, faiz düşüşü nerede durur?”
Bugünkü yazımda size geçmişten bazı örnekler verecek ve kendi birkaç tavsiyemi yazacağım. Her ne kadar konumuz dolar ve borsa olsa da işe öncelikle faizlerden başlayıp sonra dolar ve borsaya gelip yurtdışına bir göz atıp noktayı koyacağım.
Geçtiğimiz hafta gösterge niteliğindeki bononun faizi yüzde 10,5 civarına geldi. Gazetelerin ekonomi sayfalarında görüldüğü üzere tarihi seviyelerde, tek haneli faize artık yarım puan kaldı. Faizin bu seviyelerde olması dolarda ki gevşeme hareketini destekliyor desteklemesine de bu para biriminin fiyatı biraz konjonktür biraz da dolar endeksine göre belirleniyor.
Unutmayalım ki tam bir sene önce bu zamanlar dolar 1,10-1,15 aralığında dalgalanıyordu. Bu kadar pozitif ortama rağmen halen geçen senenin yüzde 25 üzerindeyiz. 1,40 seviyesinin altına inilmedikçe halen daha dolar için aşağı yönde görüş belirtilemez, aksine tekrar 1,50’nin üzerine çıkması önümüzdeki haftalarda yeni bir yükseliş trendini işaret edebilir.
Doların yönünü önümüzdeki günlerde dolar endeksinin yüzde 54 ağırlığına sahip olan avro belirleyecektir. Paritede dolar lehine bir gevşeme lokal piyasamızda değer kazanacak doları işaret eder. Dolar neden dünyada gevşemeyebilir?
Her ne kadar Amerikan ekonomisinin durumu kötü olsa da doların değerinin daha düşük olması gerekse de dünyadaki birçok ülkede ve ağırlıklı olarak Uzakdoğu’da dolar rezerv para statüsünde; Rusya, Çin, Japonya gibi ülkelerin hazineleri Amerikan tahvilleriyle tıka basa dolu, yani dolarda oluşabilecek yüksek ölçekli değer kaybı bu ülkelerinde işine gelmiyor. Evet, Amerika matbaa makinelerini gece gündüz çalıştırıyor, piyasaya sürülen bu yüksek montan enflasyona neden oluyor ama bu gerçek şu an ki dengeleri henüz değiştiremiyor.
İMKB’ye gelince; burada yazacaklarım sizi biraz şaşırtabilir. Günlük gazetelerde İMKB 100 endeksi ile ilgili yazılan yazıların dozu git gide arttı ve artmaya devam ediyor. Borsa manşetlerden inmiyor, 31 Temmuz 2009 tarihli gazetelere bakarsanız, bazılarında koskoca bir sayfayı borsaya ayırdığını göreceksiniz.
Benim tecrübelerim yükselişin sonuna geldiğimizi söylüyor. Bugün bitti diyemem tabii ama son yakın. Geçen sene eylül ve ekim aylarını unutmayalım; Lehman Brothers eylülde iflas ettikten sonra başlayan satışlar ekim de vahşi bir hal almıştı.
Gazeteler bu sefer manşetlere dibe vurmuş endeksi taşımışlar ve tam sayfalar ayırmaya başladıktan sonra ‘yandık, bittik, battık, satın’ kelimelerini bolca kullanmışlardı. Ya sonra? Sonrası malum; Kasım 2008’de dip görüldü ve o zamandan sonra daha düşük bir rakam görmedi.
Vallahi sizi bilmem ama 4 ayda neredeyse yüzde 100 yapmış endeksi neden almak isterler anlamam. Hani bu mal değil ki diyelim ‘ucuz mal alacak kadar zengin değilim’. Belki buradan yüzde 5-10 daha yukarı yapar. Benim tavsiyem; henüz hisse almadıysanız artık almayın, çok almak isterseniz onu bilemem.
Hatırlatma istediğim bir diğer konuda tam bir sene sonra tamamen aynı yerdeyiz değer olarak. Yine buralardayken kriz patlamıştı. Tam bir sene sonra kriz bitti, dememiz lazım o zaman, işler tıkırında yani.
Tüm dünyada emerging market yani gelişmekte olan piyasalar 4 ayda yüzde 80-100 arası pirimler yaptı, gelişmiş batı borsalarının değer kazanımı ‘emerging’lerin yarısı kadar değil. Onlara göre kriz bitmedi, bu bir düzeltme, bizim tarafta ise bitti. İyi de bize krizi ihraç eden onlar değil miydi, bakalım görelim, özellikle eylül ayına dikkat derim.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız