| Gelişmeler |
| Pazartesi, 07 Eylül 2009 12:54 | |||
![]() Bu hafta son iki haftada yazdıklarımdan iki alıntı yapacağım, bu alıntılar ışığında bir sonraki adımı tartışabiliriz. ***
Geçen hafta, bu köşede altınla ilgili birşeyler karalamıştım, tam bir hafta sonra beklenen hareket başlamış gibi gözüküyor. Birçoğumuz TL/gram bazında bakıyorsak da uluslararası piyasada ons başına dolar olarak da yakından izlemekte yarar var. Geçtiğimiz cuma itibariyle bizim mesai saatlerimizde 962 dolar/ons gören altın, TL/gram bazında 45 TL’yi geçti. Şimdi en önemli seviyeler sırasıyla 965 ve 975 dolar/ons seviyeleri, zira 975 doların üzerine çıkan altın fiyatı 1000 dolar cepte anlamına geliyor ki daha üst seviyeleri de o fiyatları görünce telaffuz edebiliriz (1 Eylül). Altın geçtiğimiz hafta 1000 dolar sınırına kadar geldi, 1000 dolar hem psikolojik sınır hem de bir önceki 1030 doların hemen altı, yurtiçi ve yurtdışı yorumlarda altının bu seviyeyi geçemeyeceği söyleniyor zaten. “Buraya kadar nasıl geldi yahu?’’ gibi sorular da soruyorlar. Unutmamak gereken şey, neredeyse 1,5 yıllık bir sıkışmadan çıkılıyor olması, özellikle bunun son 6 ayı daha da sıkışıktı, şimdi bizim sormamız gereken soru: “Altın 1000 doları paldır küldür geçer mi, yoksa son bir alım fırsatı vermek için 980 dolara döner mi?..’’ Bu alım yönlü fikirden ancak 970 dolar/onsun altına geçerse vazgeçiyoruz. ***
DOLAR-TL: Geçtiğimiz yaz bu aylarda 1,20 olan dolar/TL paritesini yaz biterken 1,46-1,48 civarı gezerken görüyoruz. İki aydır bu 1,45-1,50 arasında konsolide olan dolar kuru, artık bir yöne hareket etmek için hazır. Geçen haftalarda hareketlenir gibi olduysa da gazının biraz alındığını görüyoruz. 1,50’ye çok yakın duruşu az da olsa bir yukarı istek belirtisi. 1,50 seviyesinin kalıcı olarak geçilmesi hızlıca 1,55, daha sonra 1,60 ve zorlayarak 1,70 kurunu önümüzdeki çeyrek içinde tabelaya yazdırabilir. Yani 1,50’nin geçilmesi demek, banko 1,65 demek gibi bir şey (25 Ağustos)Dolar bu hafta 1,52 seviyesine gelmiş olsa da oralarda pek tutunamadı, ama inatla 1,50’nin üzerinde tutunuyor. Yurtdışında ne kadar kırılgan ve değer kaybedecek gibi görünse de yurtiçinde henüz o görüntü yok. 1,50’nin altına gelinmedikçe orada da gözümüz yukarıda; peki ya gelirse?.. O zaman hemen 1,45’e gözümüzü dikip bekliyoruz. ***
Fazla yer kaplamasın diye borsa için yazdıklarımın alıntısını yapmadım, ama sağolsun bizi yanıltmadılar ve satmaya başladılar. Biz de pahalı hisse senetlerinden alacağımıza paramızı başka şeylere yatırıp ekonomiye katkı sağladık. Aldık verdik; ekonomiye can verdik, kısaca. Bir süre daha aşağı yön görüşümüzü koruyoruz. Muhtemel hedef 42.500-43.000 arası, oraya gelince tekrar yazacaklarımız olacak, bu arada ufak tefek tepki hareketleri dahilinde 47.000 endeksi görebiliriz, ama bu görüşümüzü değiştirmez. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

