Emtialar için sıkışmanın sonuna gelindi
Pazartesi, 12 Ocak 2009 18:34

alt

 Sevgili okurlar, Gazetemiz her ne kadar Salı günü yayınlanıyor olsa da, bu köşeye yazılarımı cuma gününden hazırlıyorum ve gazete sizin elinize geçtiğinde bir takım beklentiler gerçekleşmiş oluyor. Özellikle geçtiğimiz hafta yaşadığımız hızlı piyasalarda bu tip gerçekleşmeler bir gün içinde olup bitebiliyor. Bu konuyu belirttikten sonra bu hafta oluşabilecek piyasa şartlarına geçebilirim.
Dünya genelinde mal piyasalarında sıkışık piyasaların sonuna doğru geliniyor. Geçen sene şubat-mart aylarında rekor seviyelerde olan buğday, pirinç, metaller ve petrol gibi emtialar son 9 aydır bir düşüş trendinde idi ve son 2 aydır konsolide olma çabasına girmişlerdi. Önümüzdeki 1-2 hafta içinde bu piyasalarda ‘tamam mı, devam mı’ kararı verilecek, yüzde 10-15’lik marjlar içine sıkışmış olan bu piyasalara yeniden talep mi gelecek, yoksa talep eksikliği satış mı getirecek?
Burada en çok dikkat edilmesi gereken Amerikan Doları’nın diğer para birimlerine karşı çizeceği yön, zayıflama eğilimi gösteren dolar, özellikle altın fiyatlarında bir artışa neden olabilir. 40 doların üzerinde tutunan petrol fiyatı, geçtiğimiz hafta 50 doların üzerini denedi fakat pek kalıcı olamadı ve tekrar 43 dolar seviyesine geriledi. Fakat gelebilecek yeni bir talep kısa vadede petrolü tekrar 40-50 dolar bandından 50-60 dolar bandına taşıyabilir.
Borsalara göz gezdirdiğimizde dünya genelinde kasım ayından beri süren yükselişin sonuna gelmiş olma ihtimalimiz yüksek, zayıflık eğilimi artarsa yeni dipler görülmese bile ocak ayının kalanında yatay bazen aşağı bazen yukarı giden ve gitgide sıkışan bir piyasa izlememiz olası. Aynı şeyleri dolar/TL paritesi içinde söyleyebiliriz. Türkiye piyasası henüz doları TL karşısında 1,50’nin altında görmeye hazır değil ve önümüzdeki hafta pozitif gelişmeler olmadığı takdirde 1-2 hafta daha 1,50-1,60 aralığında gidip gelebiliriz.
Bono piyasasında, alımlar halen sürüyor, bu hafta 15’lere kadar düşen faizler tekrar 17’ye yönelmiş olsa bile resesyon tehlikesi yüzünden önümüzdeki aylarda tekrar bir alım dalgası görebiliriz.
Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, herkesin de farkında olduğu üzere, ayı piyasası olarak tabir ettiğimiz düşüş yönlü pazar halen devam ediyor ve yaşanan yükselişler sadece düzeltme olarak kalıyor.
1-2 ay daha yatay bir piyasa izlememiz olası, ancak mart ayı yaklaştıkça gerginlik artmaya başlayacaktır.
Bu arada Financial Times’ın haberine göre Euro-Zone ya da Avrupa bölgesinin borçlanma ihtiyacının bu sene 1 trilyon avrodan 3 trilyon avroya çıkması bir başka dikkatle izlenmesi gereken kritik bir haber.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız