Düzeltme
Pazartesi, 05 Ekim 2009 11:31


Bu haftaki gelişmeler, nisan ayından beri süre gelen yükselişin sonuna geldiğimiz gösteriyor. Herhalde yıl sonuna kadar yere sağlam basmak gerekecek. Piyasalar tepetaklak olur mu derseniz bilmiyorum ama çok değer kaybı yaşanmasa bile (değer kaybının göreceli olduğunun altını çizelim) yeni yüksekler göremeyeceğimiz aşikar. Hızlıca piyasaların üzerinden geçelim, böylece değerli vakitlerinizi almayalım.
BORSA: 50.000 sınırına yaklaşan İMKB 100’deki satış hevesi şüphe götürmez. Boş hayallerin peşine düşmektense rüyadan uyanıp “alalım biraz bekleyelim nasıl olsa yükseliyor” zamanlarının en azından bir süre için bittiğinin farkına varalım. 50.000’li rakamlardansa 40.000 hatta 39.000 seviyesini dikkate almakta yarar var. Unutmayalım ki 6 aydır ara vermeyen bir yükseliş var ve gerek konjonktürel olarak gerekse endeks seviyesi olarak bir es vermenin zamanıdır. 30.000 puan ya da yüzde 150’ye yaklaşan yükseliş 6 aylık bir sürede tamamlandı. Yani faize yatırsak bugünkü oranlarla 10 yılda bu parayı yapamazsınız. Kısacası SATINIZ.
FAİZLER: Öncelikle şu an yüzde 8,5 olan gösterge faizin geçen sene bu zamanlar yüzde 23 olduğunu hatırlatmak isterim. Enflasyonla karşılaştırırsak abartı olmamakla birlikte hızlı düşüş düzeltme gerektirir, yönün yükselişe dönmediğini belirtmekle birlikte TCMB’nin faiz kararının ertesinde gelebilecek herhangi bir satış ‘stop loss’ları tetikleyerek 1-2 puan civarında bir artışa neden olabilir.
DÖVİZ: Genel görünüm dolar aleyhine gibi görünüyorsa da bu tip görüntüler bazen aldatıcıdır. Özellikle avro-dolar paritesinde geçtiğimiz Cuma günü yaşanan sert hareketler yavaş yavaş dolar lehine bir esinti gösteriyor. Bir hafta önce 1,47’de olan dolar-TL paritesinin geçen Cuma günü 1,50’yi denemesi hiç hoş değil. TL karşısında 1,52’nin üzerine çıkabilecek dolar kafalarda alarm zillerini çaldırmalı çünkü her şey göz açıp kapayıncaya kadar gerçekleşebilir.
***
Sonuç olarak yine sonbahar aylarındayız, felaket telalığı yapmıyorum ama güllük gülistanlık geçen son 6 ayın ardından sizi mantığa davet ediyorum. Risk almaya gerek yok, piyasalar yerlerine otursun aralık ayında tekrar değerlendirelim.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız