Bir Haftalık Gecikme
Pazartesi, 20 Nisan 2009 16:34

alt

Geçen hafta biraz erken davranarak dönüşün başlayacağını yazmıştım ve bir iyimser bir de kötümser senaryo üzerinde durmuştum. Maalesef yazıyı yazmakta aceleci davranış sergilemiş oldum. Geçen haftanın ilk iki günü, hatta ve hatta üçüncü günün başlangıcı beni haklı çıkarır cinstendi fakat haftanın son iki işlem gününde son kez bir yukarı zorlama ile karşılaştık ve hisse senetleri kalan son enerjisini de harcadı.
Bu hafta neler olabilir? Beklentiler bitti, kala kala bir IMF anlaşması kaldı. Merkez Bankası faiz indirimini yaptı, yurtdışında bilançolar geldi, artık beklenti yok bir süre ama bir yay da sonuna kadar çekildi ve ok fırlamak üzere. Bir iki hafta kırmızı renkli rakamlar ve aşağı yönlü oklar görmeye hazırlanalım. Bir başka tespit ise Türkiye’nin her IMF anlaşması sonrası beklenti bittiği üzere hisse senetlerinden derin değer kayıpları oluşmuş, ilgililerin dikkatine sunulur.
Faizlerde tek haneye geçtik, gecelik repolar yüzde 10’un hafif üstünde, gösterge tahvil yüzde 12 seviyesine geldi. Dolar cephesinde ise sinsi bir yükseliş meyli mevcut, yavaş yavaş kimseye belli etmeden iki haftada 1,54’den 1,61’e geldik. Şimdi ne yapalım? Bence piyasalar bir dengeye oturana kadar, şu aşırı iyimserlik dalgası normale dönene dek altın fiyatlarına dikkat edelin. Önceki hareketlerini incelersek 840-860 dolar aralığından kesilmeyen bir talep mevcut, buralarda yine talep ile karşılaşılırsa gerek spot piyasadan gerekse borsa altın fonlarından biraz pozisyon almak yerinde olabilir. Çünkü artan dolar kuru ve altın fiyatı, biz TL ile işlem yapanlara hem dolar bazında hem de altın bazında katmerli bir kazanç sağlıyor, zira altın fiyatları düşüş eğiliminde olmasına rağmen dolardaki artış, TL bazında altın fiyatlarını çok etkilemedi.
Mayıs ayı biterken, tüm temettü ödemeleri yapılmış ve ilk çeyrek sonuçları açıklanmış olacak. Bunun sonucu olarak yatırımcılarda önlerini daha rahat görebilecekler, önümüzdeki 1-1,5 ay boyunca temkinli olmaya dikkat ediyoruz, zira son altı haftalık hareketin bir spekülatif atak mı yoksa soluklanmanın başlangıcı mı olduğunu anlamak için zamana ihtiyaç var. Ülkemizde her üç gençten birinin işsiz olduğunu düşünürsek, piyasalar iyimser diye krizin bittiğini henüz söyleyemeyiz. Mart işsizlik sonuçlarının daha kötü olmamasını dileyelim.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız