| Uludağ ve yetki sorunu |
| Pazartesi, 25 Ocak 2010 11:36 | |||
![]() Yaşadığımız kent Bursa’da gündem öyle hızlı değişiyor ki insan ne yazacağına bir türlü karar veremiyor. Akşam ayrı bir gündem maddesi ile yatarken, sabah kalktığınızda yeni bir gündem maddesi ile uyanıyorsunuz. Bu hafta Mustafakemal- paşa’da kurulması düşünülen, ancak yılan hikayesine dönen ve en son mahkemece tesise yönelik alınan ÇED raporunun iptal edildiği Marzinc konusunu mu yazsam, belediyelerce kamu arazilerinin bir bir elden çıkarılması konusunu mu yazsam, yoksa TMMOB’a bağlı meslek odalarında yaşanan seçim sürecine mi değinsem, diye düşünürken 22 Ocak’ta yaşanan gelişmeyi sizleri aktarmanın daha doğru olacağına karar verdim. Uludağ, antik dönemlerin Mysia’daki Olympos’u… Tanrıların toplanıp şölen yaptıkları yer… Bitkisel çeşitliliği, farklı iklimsel özellikleri, topografik ve jeolojik yapısı ile doğal bir bitki müzesi… Birçok endemik flora ve faunanın yaşam alanı… Kentimizin en önemli su kaynağı ve iklim düzenleyicisi… Bursamızın simgesi…Uludağ 20 Eylül 1961 tarihinde Milli Park alanı olarak ilan edilmiş, 6 Haziran 1996 tarihinde Alaçam bölgesi Milli Park sınırına dahil edilerek, Milli Park alanı 12 bin 762 hektar olmuştur. 4 Haziran 1986 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Turizm Merkezi ilan edilmiş, 6 Ocak 1998 tarihinde ise yine Bakanlar Kurulu kararı ile Bursa Uludağ Kış Sporları Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Ayrıca Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları ile Milli Park Alanı 1. Derece Doğal Sit Alanı, oteller bölgesinin bulunduğu alan ise 2. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir. Milli Parklar, bilimsel ve estetik açıdan ulusal ve uluslararası ender bulunan doğal ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip doğa parçalarıdır. 1.derece doğal sit ise, bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gereken, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır. Ancak bir taraftan da Türkiye’nin en önemli kış sporları merkezi olması, 10 bin yatak kapasitesine sahip bulunması ve yılda 800 bin kişiye hizmet ediyor olması, Uludağ’daki sorunların temelini oluşturmaktadır. Uludağ’da idari yönden, birçok kurumun yetkisi olması sorunların çözümünü iyice zorlaştırmaktadır. Bu çok başlılığı aşmak için Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce adım atılması olumlu bir gelişmedir. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, bu dönem hassasiyetle üzerinde durduğu en önemli konulardan biri Uludağ. Uludağ’da yaşanan yetki karmaşası, çok başlılık, kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve bir türlü yapılamayan planlar. Ancak Milli Park olması, sit alanı olması, turizm merkezi olması, birçok kurumun Uludağ’da bir şekilde yetkisi olması sonucu doğurmakta. Sayın Recep Altepe, Uludağ konusunda tek yetkili kurumun Büyükşehir Belediyesi olması gerektiği konusunda oldukça ısrarcı. Haklı tarafları da yok değil. Ancak 22 Ocak’ta gerçekleştirilen toplantıdaki görünüm, bunun tam tersi yönündeydi. Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2008 yılında hazırlıklarına başladığı 1/25.000 ölçekli Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Planını Revizyonunu 10 Aralık 2009 tarihinde onayladı. Şimdi Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından I. ve II. Oteller Bölgesine yönelik 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planlarının hazırlıklarına başlandı. Bu kapsamda 2863 sayılı Yasa’dan kaynaklanan zorunluluk nedeniyle planlama çalışmalarına yönelik halkın katılımı toplantısı 22 Ocak Cuma günü düzenlendi. Sayın Vali Şahabettin Harput ve Mili Parklar Genel Müdürü M. Kemal Yalınkılıç’ın da katıldığı toplantıda yapılan sunumlar pek de Altepe’nin istediği türden değildi. Yalınkılıç, konuşmasında, Uludağ’ın Milli Park olduğunu, yasa ve yönetmelikler gereği de milli parklarda yetki ve sorumluluğun kimde olduğunun belli olduğunu ve söylenenlerin aksine Uludağ’da herhangi bir başı boşluk ve yetki karmaşasının olmadığını dile getirdi. Yalınkılıç’ın ifadeleri çok netti. Uludağ ile ilgili yetki ve sorumluluğun Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nde olduğunu çok açık ortaya koydu. Ancak yerelde gelişen olaylar ise tam aksi yönünde. Sayın Recep Altepe, yetkinin Büyükşehir’e geçtiğini ifade ederken, Milli Parklar tam aksi yönde görüş bildirmekte. Yaşanan olaylar kurumlar arasında her ne kadar bazı protokoller yapılsa da sorunun çözülemediğinin bir göstergesi. Sonuç; Uludağ’ın yine yedi kocası olmaya devam edecek, yaşanan yetki sorununun çözümü bir başka bahara kalacak gibi görülmekte… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

