Uludağ’da neler oluyor?
Pazartesi, 26 Ekim 2009 14:09


Uludağ, antik dönemlerin Mysia’daki Olympos’u… Tanrıların toplanıp şölen yaptıkları yer… Bitkisel çeşitliliği, farklı iklimsel özellikleri, topoğrafik ve jeolojik yapısı ile doğal bir bitki müzesi… Birçok endemik flora ve faunanın yaşam alanı… Kentimizin en önemli su kaynağı ve iklim düzenleyicisi… Bursamızın simgesi…
Uludağ 20 Eylül 1961 tarihinde Milli Park alanı olarak ilan edilmiş, 6 Haziran 1996 tarihinde Alaçam bölgesi Milli Park sınırına dahil edilerek, Milli Park alanı 12 bin 762 hektar olmuştur. 4 Haziran 1986 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Turizm Merkezi ilan edilmiş, 6 Ocak 1998 tarihinde ise yine Bakanlar Kurulu kararı ile Bursa Uludağ Kış Sporları Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Ayrıca Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları ile Milli Park Alanı 1. Derece Doğal Sit Alanı, oteller bölgesinin bulunduğu alan ise 2. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.
Milli Parklar, bilimsel ve estetik açıdan ulusal ve uluslararası ender bulunan doğal ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip doğa parçalarıdır. 1.derece doğal sit ise bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gereken, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır. Ancak bir taraftan da Türkiye’nin en önemli kış sporları merkezi olması, 10 bin yatak kapasitesine sahip olması ve yılda 800 bin kişiye hizmet ediyor olması Uludağ’daki sorunların temelini oluşturmaktadır.
Uludağ’da idari yönden birçok kurumun yetkisi olması, sorunların çözümünü iyice zorlaştırmaktadır. Bu çok başlılığı aşmak için Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce adım atılması olumlu bir gelişmedir.
Bu çalışmanın yanı sıra Ankara patentli olarak yürütülen çalışmalar da bir yandan devam etmektedir. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlatılan ve Milli Park alanının tamamını kapsayan 1/25.000 ölçekli Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı, son aşamasına gelmiş durumda…
Hazırlanan plan; bölgenin sit alanı da olması sebebiyle, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 11 Eylül 2009 günlü toplantısında değerlendirilmiş ve 5045 sayılı karar ile bazı değişikliklerle uygun bulunmuştur. Ancak hazırlanan plan, analiz çalışmaları sırasında Bursa Kent Konseyi’ne sunulmuş olmasına rağmen, kanımca onaylanmadan önce son haliyle bir kez daha Kent Konseyi’nde tartışmaya açılmalıdır. Sonuçta planın konusu Uludağ, hepimizin ortak değeri…
Ayrıca aynı kurul toplantısında, Uludağ’a yönelik bir önemli gelişme daha yaşanmıştır. Uludağ Milli Parkı dahilinde, 1. derece doğal sit alanında kalan Sarıalan ve Çobankaya mevkilerinde, mevcut günübirlik kullanım alanları, bungalov tipi yapılar ve çadır alanları bulunduğu, bu durumun mevcut koruma mevzuatı ile çeliştiği ifade edilerek, 5105 sayılı karar ile Sarıalan ve Çobankaya bölgelerinin sit derecesi; 1. derece doğal sitten, 2. derece doğal site düşürülmüştür. Sessiz, sedasız alınan bu kararda Bursa için büyük önem arz etmektedir.
Koruma mevzuatına aykırı olarak, kaçak yapılan yapılar sebebiyle bu bölgelerin sit derecelerinin düşürülerek, yapıların yasal hale getirilmesi…
Bu karar da kanımca Bursa’da çok ses getirecek. TMMOB Şehir Plancıları Odası ile Bursa Barosu, konuyu mercek altına almış durumda…
Sonuç olarak; Uludağ kentimizin simgesi, herkesin üzerinde titremesi gereken bir nimet. Uludağ’ın mevcut sorunlarına çözüm bulmak için bir takım adımlar atılması sevinç verici. Ancak kaş yapılım derken göz çıkarmamaya da dikkat edelim.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız