| Oteller Bölgesi Planı kimseyi mutlu etmedi-2 |
| Pazartesi, 28 Haziran 2010 10:33 | |||
![]() Geçen hafta Uludağ’a ilişkin planların nasıl hazırlandığını anlatmıştık. Bu hafta da bu planların içeriğine bakalım. Hazırlanan planlara gelince kanımca bu planların en büyük sorunu vizyonsuzluk. Çevre ve orman bakanlığınca planın gerçekleşme süresi 30 yıl gibi dile getirildi. Peki, 30 yıl sonra Uludağ’a yönelik vizyonunuz ne? Cevap: Hiçbir şey. Mevcut durum biraz değiştirilerek aynen korunmuş. Biz 30 yıl sonrada hala Uludağ’ı böyle mi görmek istiyoruz? Neden radikal kararlar verilemiyor? Dağın tepesindeki otelleri indirelim teferrüç bölgesine, oradan teleferik ile kayakçıları yukarı taşıyalım, aynı zamanda sur içi bölgesine butik otellere izin verelim, buradan havai hat oluşturarak insanların sabah dağa çıkıp, akşam inmelerini sağlayalım. Böylece kentteki turizm hareketini de canlandıralım. Tabi bunların hepsi öneri, bilimsel etütlerinin, fizibilitelerinin hazırlanması gerekli. Ayrıca hazırlanan planlarda stratejik ve bütüncül yaklaşım eksikliği var. Belirlenen yatak kapasitesinin, günü birlik ve kayma için gelen kişi sayısının neye göre belirlendiği planlarda araştırıyorsunuz, cevap yok. Oysa ki; tüm Bursa’nın bütüncül olarak hazırlanacak bir turizm master planına ihtiyaç var. Bu plan bize demeli ki Uludağ şu kadar kişi tarafından kullanılacak, şu kadar yatak kapasitesi olacak vb, ancak bu yok. Planda bazı sayılar var nerden geldiği belli değil. Koruma Kurulu’nun 28.05.2010 tarihli kararında yer alan kriterler gerçekten çok doğru. Kriterlerde de belirtildiği üzere; 1-Yeni yapı kriterleri belirlenirken, doğal yapıyla uyumlu, doğal peyzajda baskın kütleler yaratmayan mütevazı büyüklükte doğaya uyumlu yollarla bağlı yapıların ve bu doğal patikaların sosyal ve kültürel ortam oluşturan bir meydanda ya da meydancıklarda buluştuğu, karakteristik bir dağ kasabası yerleşimi niteliğinde, doğayla ve topoğrafya ile uyumlu kimlik değerini gözeten bir anlayışla tasarlanması gerekli, 2-Mevcut yasal yapıların onanlı projelerine ve imar koşullarına aykırı kaçak kısımlarının farklı, ruhsata esas onaylı projelerine uygun yasal kısımlarının farklı renkle gösterildiği, tahsise konu parsel büyüklüklerinin algılanabildiği bir gösterim tekniği kullanılarak, özellikle yasa dışılıktan kaynaklanan uyumsuzluk ve çirkinliklerden arındırılan ve yukarıdaki yaklaşımla geleceğe taşınması kabul edilebilir yapıların korunduğu ya da tadilatla çevreye ve dokuya uyumlu hale getirmek üzere düzenleme yapılacak yapıları içeren bir tasarım geliştirilmeli, 3-Plan koşullarında mevcut yapı / öneri yapı yapılanma koşulları ayırımının yapılmasına, bu kapsamda yasal olmayan eklentilerin ayrıştırılmasından sonra yöresel peyzajı olumsuz etkileyen yapıların yenilenmesi yaklaşımı benimsenmeli, 4-Daha önce düzenlenen ‘Siluet Proje Yarışması’ neticesinde elde edilen veriler doğrultusunda önerildiği belirtilen kütle tiplerinin bu kapsamda yeniden irdelenmeli, 5-Kentsel tasarım projesi aşamasında, tip proje yaklaşımından kaçınılmasına, geleneksel kentsel gelişme süreçlerinin tarihsel sonucu olan farklı ama uyumlu yapı türlerinin sürdürülmesine yönelik bir planlama anlayışının benimsenmesine, 6-Kentsel tasarım projesinin yasal dayanağının bulunmadığı dikkate alınarak, plan üzerinde yapılaşma kriterlerinin yeniden gözden geçirilerek yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde bir yapılaşmayı düzenleyecek şekilde netleştirilmeli, 7-Plan koşullarında yapı yüksekliğinin serbest bırakılmasının siluet açısından sakıncalı olabileceği dikkate alınarak, yapılaşma kriterlerini kat yüksekliği veya en az ve en fazla parsel büyüklükleri şeklinde düzenlenmeli, 8-Plandaki kamu alanlarının ve tesislerinin azaltılmasını hedefleyen kararlarda, bu tür alanların ve tesislerin kamu görevlilerinde devlete ve topluma hizmet etme coşkusunu güçlendiren, bölgenin sadece turistlere hitap eden bir anlayışla değil, sosyal devlet ilkeleriyle uyumlu ve eşit yararlanma olanağı sağlayan işlevlerinin de gözetilmesi gerektiğine; bu nedenle kamu tesisleriyle ilgili olarak da yukarda özel konaklama üniteleri için öngörülen ilke ve kuralların geçerliliğinin sağlanmasına; alandaki kamu - özel tüm yapı ve tesislerin yenileme ve yeniden yapımlarında bu kararın girişinde tanımlanan peyzaj - siluet ve yerleşim kimliği esaslarının yaşama geçebileceği bir imar planlaması hedeflenmeli, 9-Beden Terbiyesi tarafından kullanılacak alan belirlenirken, gelecekte kış sporları için yetiştirilecek sporcular açısından taşıdığı önemin dikkate alınmalı, 10-MİT yapısının, mevcut kullanımındaki hassasiyet gözetilerek ayrı bir yapıda ele alınmalı, 11-Otopark alanının araç kullanımını teşvik edeceği dikkate alınarak otopark önerilerinin azaltılmalı, toplu taşıma olanaklarının güçlendirilmeli, 12-Dere yatağı ve su koruma bölgesi gösterimlerinin yapılmasına ve bu gösterimin plan kararlarına etkisinin açıklanmasına, bu alanın kar depolama alanı olarak mevcut kullanımının göz önüne alınmasına, 13-Plan üzerinde mevcut mekanik tesislerden iptal edilenlerin, hazırlanacağı belirtilen Kayak Ana Planı ile ilişkilendirilmesine, 14-Plan koşulları 4., 5. maddesinde belirtilen yanıcı ve patlayıcı madde depolanamayacağı hükmünün, alanda mevcut otellerin ısıtma koşulları göz önünde bulundurularak, bu zorunluluğun yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde detaylandırılmasına, Gibi yeni kriterler getirildi. Netice de koruma kurulu, kıssadan hisseye Çevre ve Orman Bakanlığı’na, “plan yaptığın için teşekkürler ancak çok eksiklerin var, bu plan Uludağ’a olmamış” demeye getirdi. Bu doğru tespitleri için Koruma Kuruluna teşekkür etmek lazım. Sonuç olarak; Uludağ’a kilometrelerce uzaktan planlanmamalı. Burada sorumluluk Bursa’daki görüş sorulan kurumlara ve Bursa Kent Konseyine büyük görev düşmekte. Bu kurumlar bakanlığa planların toplumsal uzlaşı ile hazırlanması gerektiğini ve kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini hatırlatmalı. Simgesinde Uludağ yer alan Bursa Kent Konseyi bu planlarla ilgili acil toplantı düzenlemeli, planların kentte tartışılması sağlamalıdır. Murat İlkme'nin Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

