Oteller bölgesi planı kimseyi mutlu etmedi-1
Pazartesi, 21 Haziran 2010 10:30


Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan 1. Gelişim Oteller Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı ne meslek odalarını, ne çevre örgütlerini, nede otelcileri memnun edebildi.
Bakanlık tarafından ilk olarak 1964’te onaylanan Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Planının Revizyonu hazırlıklarına başlanmış, ardından hazırlanan plan Aralık 2009’da onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Bu planda tanımlanan bölgelerden olan 1. ve 2. gelişim oteller bölgesine yönelik alt ölçekli plan hazırlıklarına başlanmıştır. Hazırlanan planlar Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun (BKTVKBK) uygun görüşünü aldıktan sonra Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından onaylanarak yürürlüğe girecektir.
Bu kapsamda hazırlanan planlardan 1. gelişim oteller bölgesine yönelik 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı ilk olarak 30.04.2010 günlü toplantısında değerlendirilmek üzere BKTVKBK’ya iletildi. Koruma Kurulu konuyu incelemek üzere kurulun 28.05.2010 günü tekrar toplanmasına karar verdi.
Koruma kurulunun 28.05.2010 tarihli toplantısı, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden uzmanlar, Bursa Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü, TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa İl Temsilciliği, Uludağ Turizm Geliştirme Derneği, Güney Marmara Turistik Otelciler Derneği ve otelciler gibi birçok kurum ve kuruluşun katılımıyla gerçekleşti.
Toplantıda ortaya çıkan sonuç hazırlanan planların konunun hiçbir tarafını memnun edemediği, tüm tarafların kaygılarının olduğu yönündeydi. Neticede; Koruma Kurulu, 16 başlık altında toplandığı kriterler doğrultusunda hazırlanan planların yeniden etüt edilerek, değerlendirmek üzere Koruma Kurulu’na tekrar iletilmesi kararını verdi.
Uludağ, Bursa kamuoyunun hassas olduğu konulardan birisi… Uludağ, antik dönemlerin Mysia’daki Olympos’u… Tanrıların toplanıp şölen yaptıkları yer… Bitkisel çeşitliliği, farklı iklimsel özellikleri, topografik ve jeolojik yapısı ile doğal bir bitki müzesi… Birçok endemik flora ve faunanın yaşam alanı… Kentimizin en önemli bir su kaynağı ve iklim düzenleyicisi… Bursamızın simgesi… Uludağ 20.09.1961 tarihinde Milli Park alanı olarak ilan edilmiş, 06.06.1996 tarihinde Alaçam bölgesi Milli Park sınırına dahil edilerek, milli park alanı 12 bin 762 hektar olmuştur. 04.06.1986 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Turizm Merkezi ilan edilmiş, 06. 01.1998 tarihinde ise yine Bakanlar Kurulu kararı ile Uludağ Kış Sporları Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Ayrıca BKTVKBK kararları ile Milli Park Alanı 1. Derece Doğal Sit Alanı, oteller bölgesinin bulunduğu alan ise 2. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir. Milli Parklar, bilimsel ve estetik açıdan ulusal ve uluslararası ender bulunan doğal ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip doğa parçalarıdır. 1.derece doğal sit ise, bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gereken, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır. Ancak bir taraftan da Türkiye’nin en önemli kış sporları merkezi olması 10 bin yatak kapasitesine sahip olması ve yılda 800 bin kişiye hizmet ediyor olması Uludağ’daki sorunların temelini oluşturmaktadır. Uludağ’da idari yönden birçok kurumun yetkisi olması, sorunların çözüm adına diğer bir sorundur. Bu kurumların hepsinin bir araya gelerek ortak hareket etmesi günümüz realitesinde gerçekten çok zor.
Bu kapsamda Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Uludağ’da yaşanan sorunun çözümü için adım atılması olumlu bir yaklaşım, ancak ben bakanlığın stratejik hata yaptığını düşünüyorum. Bakanlık Bursa’da 2 toplantı gerçekleştirdi. İlk toplantıda katılımcılarının talepleri dinlendi, ikinci toplantıda ise plan gösterilmeden plan anlatılmaya çalışıldı. Düşünün SİT alanında küçücük bir teknik hatanın düzeltilmesi için bile yasa gereği 2 toplantı yapılırken, Uludağ için de 2 toplantı yapıldı. Oysa ki; planlama sürecinde belki günlerce, aylarca Bursa Kamuoyunun bu planların tartışılması gerekirdi. Kent konseylerinde, panellerde her yerde bu konunun etüt edilip, ortak uzlaşı ile tüm kesimler tarafından özümsenen plan kararları üretilmeliydi. Ancak bunun yerine Ankara’da bir şekilde planlar hazırlandı ve Bursa’daki kurumlara biz hazırladık siz de bir bakın şeklinde gönderildi. Bu şekilde Uludağ’ın sorununu çözemezsiniz.
(Devam edecek)

Murat İlkme'nin Tüm Yazıları İçin Tıklayınız