Kentin anayasa sorunu çözüldü
Pazartesi, 21 Aralık 2009 14:07


TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi tarafından 15 Kasım 2009 tarihinde yapılan basın açıklaması bizlere Bursa’nın çok önemli bir sorununun çözüldüğü gösterdi.
Birçoğumuz sorunun farkında olmasak bile, aslında gerçekten kentin geleceğini etkileyen bir sorunla mevcuttu kentimizde yıllarca. Neydi yaşanan bu sorun?
Kentin Anayasası sorunu…
Kısaca soruna değinecek olursak;
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19 Ocak 1998 tarihinde, Bursa 2020 yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı onaylanmıştır. Tüm Bursa il sınırlarını kapsayan bu plan, 3194 sayılı İmar Kanunu ve diğer ilgili yasal mevzuatlar gereği Bursamızın üst ölçekli planıdır. Başka bir değişle, planlama açısından kentimizin anayasasıdır.
Planın hazırlanması sırasında, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, ilçe ve belde belediyeleri, tüm kurum ve kuruluşlar, meslek odaları, sivil toplum örgütleri, sanayiciler gibi birçok farklı disiplin ile bilgi paylaşımında bulunulmuş, plan kararları kent konseylerinde tartışılmış, sonuçta tüm Bursa’nın sahiplendiği bir plan ortaya çıkmıştır. Ayrıca plan yapılış tarzı ve kararlarıyla Türkiye’de ilk olma özelliği taşımaktadır.
4 Kasım 2000 tarih ve 24220 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik” çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı 3194 sayılı İmar Kanunun 5. maddesinde tanımlanan Çevre Düzeni Planlarında kendini yetkili kılmış ve bu çerçevede Bursa 2020 yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin işlemlerde yetkinin kendinde olduğunu duyurmuştur.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından, 6 Haziran 2003 tarihinde 4864 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Resmi Gazetede yayımlanması ve 3194 sayılı İmar Kanunun 9. maddesinde yer alan “ Metropoliten Alan İmar Planı” kavramı uyarınca 19 Ocak 1998 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planın ismi 13 Ekim 2003 tarihinde 1/100.000 ölçekli Bursa Metropoliten Alan Planı olarak değiştirilmiş ve bu planda işlem yapma hakkının kendinde olduğunu belirtmiştir.
Yaşanan bu gelişmeler üzerine biri Çevre Bakanlığı diğeri Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından kabul edilen iki adet 1/100.000 ölçekli plan ortaya çıkmıştır. Ardından 2005 yılında yayımlanan 5302 sayılı İl Özel İdare Yasasının 10. maddesinde; İl Genel Meclisine İl Çevre Düzeni Planı yapma yetkisi verilmesi ile 5302 sayılı yasa kapsamında İl Genel Meclisi 1/100.000 ölçekli planda yetkinin kendinde olduğunu duyurmuş ve 07.03.2006 gün ve 116 sayılı kararla, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19.01.1998 tarihinde onaylanan Bursa 2020 yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında değişiklikler yapmıştır.
Sonuç olarak; kentimizde planlama yönünden kentin anayasası kabul edilen, bir kentin konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen, kentin kimliğini oluşturan ve geleceğini şekillendiren 1/100.000 ölçekli plandan, birbirinden farklı kararlar içeren 3 adet plan ortaya çıkmıştır. Başka bir deyişle kentin 3 adet anayasası olmuştur.
Düşünün bir kent, yetkisi 3 farklı kurumda olan 3 farklı anayasa ile yönetiliyordu. Böyle bir yönetim şekli olabilir miydi? Tabii ki de hayır. İşte bu gerçekten hareket eden şehir plancıları odası konunun çözümü için 2 yıldır büyük bir uğraş vererek, gerek konuyu kent gündeminde tutma, gerekse çözüm yolları için sayıları onları bulan yazışmalarla sorunu çözmek adına büyük bir gayret gösterdiler. Yapılan yazışmalar sonucu ilk olarak; Çevre ve Orman Bakanlığı 29 Aralık 2008 tarih ve 9856 sayılı yazısı ile ardından Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 2 Kasım 2009 tarih ve 9477 sayılı yazısı ile “1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı ve Plan Hükümlerinin geçerli olduğunu ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu kapsamında değerlendirileceğini” dile getirmiştir.
Bakanlıklardan verilen cevapların önemi; artık bakanlıkların kentin anayasasında ki yetkilerinden vazgeçerek, tek yetkili olarak 5302 sayılı İl Özel İdaresi yasası kapsamında, İl Genel Meclisini ve Bursa Büyükşehir Belediyesini göstermesiydi. Başka bir değişle, kentlerin kimliğini oluşturmada ve planlı bir gelişmeyi sağlama adına kentin anayasası kabul edilen ve bu güne kadar Ankara’da hazırlanan planların, artık yerel dinamiklerce hazırlanması anlamına gelmekteydi.
Tabii şehir plancıları bu noktada, yerel yönetimlere bugüne kadar yapılan hataları anımsatarak, planın revizyonunu işaret ederek, 8 madde ile yeni yapılacak plan için yol haritası oluşturmayı da ihmal etmediler.
Bu gerçekten büyük bir gelişme. En azından yetki sorununun çözümü anlamda. Darısı Uludağ’da yaşanan yetki sorununun çözümüne…

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız