İstanbul Planı fırsata çevrilebilir mi?
Pazartesi, 01 Mart 2010 22:00


Bursa’da geçen haftalarda gündemi çokça meşgul eden, benimde 2 haftadır dilim döndüğünce detaylarını anlatmaya çalıştığım konu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan, İstanbul 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve bu planın Bursamıza etkileriydi.
Plan raporunun detayları incelendiğinde bir bölge planı özelliği taşımakta. Ancak tek farkı bölgesel bir eşitlik kavrama içinde değil de, İstanbul merkezli olarak hazırlanması ve amacının sadece İstanbul’u kurtarmak olması.
Evet, planın Marmara Bölgesi’ne, özelde ise Bursamıza etkileri söz konusu. Planda açık ve net olmasa da plan raporunun detayları birçok ipucu içeriyor bu konuda. Aslında zaten plandan açık açık bu ifadeleri beklemek de hayalcilik olurdu. Boşuna dememişler şeytan ayrıntıda gizli, diye. Planın Bursa’ya olası en büyük etkisi, İstanbul’da olma rantını karşılayamayan sanayi ve yeni oluşacak sanayi taleplerini Bursa’ya yönlendirmesi.
İşte bu noktada çıkıp salt olarak bu planı eleştirmek, bizi bizden başkası planlayamaz demek yerine, acaba durumdan vazife çıkarıp, İstanbul’u kurtarmak için hazırlanan planı, Bursamız için fırsata çevirebilir miyiz?
Bursa’nın tüm paydaşlarının baş başa verip işte bu noktaya odaklanması lazım.
Bana sorarsanız evet, biz İstanbul için hazırlanan planı Bursa’nın can simidi yapabiliriz. Nasıl mı?
Ekonomik PUSULA’nın geçen haftaki sayısında “OSB’ler 105 kayıp verdi” başlıklı haberin detayında yer alan tabloya göre Bursamızda bulunan 13 adet sanayi bölgesinde bin 478 adet işletmenin 105 adedinin 2009 yılında kapandığı haberleri yer almaktaydı. Zaten genel bir incelemede birçok sanayi bölgesinin yarı yarıya boş olduğu, yarı kapasiteyle çalıştığı görülmektedir.
Bursamıza her yıl yaklaşık olarak bir İnegöl nüfusu kadar göç gelmektedir. Bu nüfusu engelleyemeyeceğimize (maalesef keşke bir yolu olsa) göre bu nüfusun istihdam olanaklarının sağlanması gerekli. İşte bu istihdamı sağlayacak en önemli sektör ise sanayi sektörü. Şu an kentimizde yaşanan en önemli sorun sanayinin niteliği, kapasitesi ve türünden kaynaklanmakta. Bu noktadan İstanbul Planı’nın öngörüleri ile birleştirdiğimizde işte Bursa’nın kendi için fırsata çevirebileceği durum ortaya çıkmakta kanımca.
Bu fırsat da, Bursa’nın bu noktada İstanbul’un sanayi açısından artıklarını kabullenmek yerine, İstanbul’un temiz sanayisini kendine çekmesinde yatmakta.
Nedir bu sanayi? Yüksek teknolojiyi içeren sanayi ve Ar-Ge sanayisi.
Maden İstanbul sanayisi vermek istiyor, o zaman biz gidip Bursamıza katma değer yaratacak sanayiyi getirelim. Bu sektörleri Bursamıza çekebilirsek, o zaman ister istemez kentimizin kirletici sanayisi, kenti terk etmek zorunda kalabilir.
Böylelikle bir taşla, hem de başkasının sapanından çıkan taşla, kentimiz için bilmem kaç tane kuş vurmuş oluruz.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız