| Doğanbey ve kentsel dönüşüm |
| Pazartesi, 22 Mart 2010 22:00 | |||
![]() Son günlerde kentin ortasında yükselen ve adına kentsel dönüşüm denilen yapılar gün geçtikçe Bursa silueti üzerindeki etkisini göstermekte! Kent meydanı beklerken ortaya çıkan AVM ile artık Yalova Yolu’ndan gelirken Uludağ nasıl görülmüyorsa, bu yapılardan sonra bırakın Uludağ’ı, kenti göremeyecek duruma geleceğiz gibi görünüyor. Projenin adı Doğanbey Kentsel Dönüşüm Projesi. Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yürütülen 9 adet kentsel dönüşüm projesinden bir tanesi. Proje; Bursa İli Osmangazi İlçesi Sınırları kapsamında Fomara Caddesi, Haşim İşçan Caddesi, Gazcılar Caddesi arasında Doğanbey, Kiremitçi, Tayakadın ve Kırcaali Mahallelerini kapsıyor. 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunlar kapsamında; T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Osmangazi Belediye Başkanlığı arasında 6 Şubat 2006 tarihinde “Bursa Kentsel Yenileme Projesi Ön Protokolü” imzalanmış ardından, 28 Kasım 2006 tarihinde T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Osmangazi Belediye Başkanlığı arasında “Bursa Osmangazi Doğanbey Kentsel Yenileme Projesi Protokolü” imzalanarak, Osmangazi Belediyesi sınırları içinde yer alan yaklaşık 282 bin metrekare yüzölçümlü Kiremitçi, Tayakadın, Doğanbey ve Kırcaali Mahalleleri Kentsel Yenileme Alanı olarak belirlenmiştir. Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında, 2 bin 500 adet lüks konut yapılması ve 50 bin metrekareyi aşkın bir meydan oluşturulması amaçlanmaktadır. Proje, kapsamında hak sahipleriyle sözleşme imzalanmış ve yıkım çalışmaları yapılmış, inşaat çalışmaları başlamıştır. Proje alanının belirlenmesi, yıllardır sorun olarak duran bölgeye yönelik böyle bir adım atılması, TOKİ’nin işin içine sokulması, sayıları binlerle ifade edilen hak sahipleriyle yüzde 98’lere varan ölçüde anlaşma imzalanması, projenin artı yönleri. Peki, ortaya çıkan yapılar? İşte, kanımca projenin eksi tarafı bu. Bu denli yoğun ve meşakkatli çalışma sonrası ortaya çıkan eser bumu olmalıydı diye soruyor insan kendine. Sorunu bu proje bazında aramak doğru bir yaklaşım türü değildir. Sorun ülkemizdeki kentsel dönüşüm kavramında yatmaktadır. Henüz Meclis’ten çıkarılamayan Belediye Kanunu’ndaki birkaç madde ile gerçekleştirilen projelerden de sağlıklı sonuç beklemek pek bir hayalcilik olur aslında. Gelelim ülkemizdeki kentsel dönüşüm kavramının başlıca sorunlarına; * Yasal mevzuatının yetersiz oluşu * Kavramın sadece mekansal dönüşüm olarak algılanması * Planlama mevzuatı ile uyumsuzluk * Üst ölçekli planlarla uyumsuzluk * Kent içinde birbirinden kopuk parçalar oluşması * Kentsel dönüşüm kavramının yıkıp, yeniden yapmak olarak algılanması * Moda olarak algılanması * Kentsel rantı gözetmemesi * Kentsel kimliğin gözetilmemesi * İhtiyaç alanlarında değil, rant alanlarının dönüşümünde kullanılıyor olması Saydığımız bu başlıkların altını uzunca doldurmak mümkün. Ancak ben başlıkların bile ülkemizdeki kentsel dönüşüm kavramının ne kadar olduğunu anlamamıza yeterli olduğu kanısındayım. Planlama kavramında kentsel dönüşümü kısaca, “Çökme ve bozulma olan kentsel mekanın ekonomik, toplumsal, fiziksel ve çevresel koşullarını kapsamlı ve bütünleşik yaklaşımlarla iyileştirmeye yönelik uygulanan strateji ve eylemlerin bütünü” olarak tanımlayabiliriz. Bu nedenle kentsel dönüşüm, yeni kentsel alanların planlanması ve geliştirilmesinden çok, var olan kentsel alanların planlanması ve yönetimi ile ilgilidir. Bursamızda yürütülen birçok kentsel dönüşüme ilişkin tartışmalar ve birçoğu hakkında çeşitli sebeplerden açılan dava süreçleri devam etmektedir. Eğer biz kentsel dönüşüm kavramını doğru algılayıp, doğra bir şekilde uygulayamazsak, çok yakın bir gelecekte, kentlerimiz için tek kurtuluş yolu gibi algılanan kentsel dönüşüm projelerinin, dönüşümünü tartışıyor olabiliriz. Murat İlkme'nin Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

