Dikkat! Kontrolsüz turizm dalgası
Pazartesi, 05 Ekim 2009 11:52


Bugüne kadar başta meslek odaları olmak üzere, kenti ve kentliyi savunanlar, kentin Anayasası durumundaki 1/100.000 ölçekli Plan ana kararları doğrultusunda, artık kentimizin sanayi kimliğinden sıyrılarak, kimliğinin hizmet sektörü ve turizm sektörü olması gerektiğini savunmuşlar ve gelişiminin bu kimliğe uygun olarak şekillenmesi gerektiği dile getirmişlerdir.
Bu kapsamda artık kentimizde yeni sanayi yatırımlarına izin verilmemesi, kentimizde yer alan ağır ve kirletici sanayinin tasfiye edilmesi gerektiğini söylemleri ile savunmuşlardır.
Son aylarda kentimizde hızlı bir turizm hamlesi gözlenmekte, çeşitli noktalarında 10’u aşkın 5 yıldızlı otel inşası ya başlamış durumda ya da başlamak üzere…
Şüphesiz ki bu durum kentimiz adına sevindirici bir gelişme. Ancak bu durum kendi içinde tehlikeler içermekte. Tıpkı 1960 yıllardan sonra yaşanan hızlı sanayileşme süreci gibi, ipler tamamen piyasanın eline bırakışmış durumda…
Şimdi bakıyorsunuz, Bursa’da, kenti yöneten kurumlarca;
Turizm potansiyeline yönelik bir fizibilite çalışması yapılmış mı?
Geleceğe yönelik turizm tahminleri yapılmış mı?
Potansiyel turist sayısı ve hedefleri belirlenmiş mi?
Kentimizin kaç tane 5 yıldızlı, kaç tane 4 yıldızlı, kaç tane butik otele ihtiyacı olacağı rakamları belirlenmiş mi?
Bursa’nın turizm tahminlerine göre mekansal düzenlemeler yapılmış mı?
Bildiğim kadarıyla yukarıda saydığımız çalışmaların hiç biri yapılmamış, Bursa’nın Turizm Master Planı hazırlanmamıştır.
Ayrıca, kentin İmar Planlarına bakıyorsunuz; belirlenen, kentsel tasarım projeleri hazırlanan, arazileri üretilmiş bir turizm bölgesi var mı, diye: İmar Planlarında turizm devede kulak.
Sonuçta otellerin yer seçimi tamamen yatırımcılara bırakılmış durumda. Konut dışı kentsel çalışma alanlarına, ticaret alanlarına yatırımcının isteği doğrultusunda otel izinleri verilmekte. Kamuya ait araziler otel yapılması için bir bir satılmakta!
Neticede; Bursa’da turizmin gelişmesi adına, son aylarda yaşanan otel atağı, kentimiz için olumlu bir gelişme olmasına karşılık, bu gelişimin plansız, programsız, projesiz, kontrolsüz bir şekilde tamamen piyasanın eline bırakılması kaygılanmamıza sebep olmakta…

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız