| Acaba? |
| Pazartesi, 22 Şubat 2010 22:00 | |||
![]() İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının kentimize etkileri uzunca bir süre gündemi işgal etti. Bu süreç; kent yöneticileri tarafından kentimizin İstanbul’un arka bahçesi olmayacağı, İstanbul için kentimizin kurban edilemeyeceği söylemleri ve planın kabul edilemez olduğu, İstanbul’un böyle bir yetkisi bulunmadığı yönündeki karşı çıkışlarla geçti. Bazı kesimler ise planın hazırlık sürecinde kentimizden gerekli bilgi ve belgelerin İstanbul’a iletildiğini, kent yöneticilerinin başından beri bu süreci bildiğini savunuyordu. Söylenenler dinlendiğinde insanın aklına gelen sorular hep “Acaba?” ile başlamaktaydı. Bu kapsamda İstanbul Çevre Düzeni Planının onay süreci ve sonrasında kentimizdeki üst ölçekli planlarda yaşanan süreçlere kronolojik olarak bakalım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planını, 14 Temmuz 2006 tarihinde kabul etmiş, plan 22 Ağustos 2006’da onaylanmıştır. Kentimizde bu dönemde üst ölçekli planlarda yaşanan hareketlilik ise şöyle: 7 Mart 2006: Bursa İl Genel Meclisi, 22 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 6. maddesi gereğince, 1/100.000 ölçekli planda yetkinin kendinde olduğundan hareketle; 19 Ocak 1998 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından onaylanarak yürürlüğe giren 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı’nda, 15 plan notu maddesinde değişiklik yapmıştır. 16 Mart 2006: 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 10 Temmuz 2004’te onaylanmıştır. Kanunun 7/b maddesi ile Büyükşehir Belediyelerine 1/5000 ile 1/25.000 arası her ölçekte Nazım İmar Planı hazırlama ve onaylama yetkisi verilmiştir. Bu yetki üzerine Büyükşehir Belediyesi, 1/100.000 ölçekli planda tanımlanan 7 adet metropoliten bölgenin büyükşehir sınırlarını kapsayan alanları için 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı hazırlanması çalışmalarına başlamıştır. Hazırlanan planlardan; Gürsu, Kestel, Demirtaş, Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer Belediye sınırları kapsayan 1/25.000 ölçekli Merkez Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı ve Akçalar, Hasanağa, Kayapa, Çalı, Görükle, Gölyazı Belediye sınırları kapsayan 1/25.000 ölçekli Batı Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16 Şubat 2006 tarihli toplantısında onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 16 Kasım 2006: Merkez ve batı planlama bölgeleri dışında Büyükşehir sınırları içinde kalan Gürsu-Kestel’in doğusundan Turanköy yerleşim sınırına kadar olan bölgeyi kapsayan 1/25.000 ölçekli Doğu Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı, Kurşunlu, Gemlik, Umurbey, Küçükkumla Belediye sınırları kapsayan 1/25.000 ölçekli Gemlik Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı, Mudanya, Güzelyalı, Zeytinbağı Belediye Sınırları kapsayan 1/25.000 ölçekli Mudanya Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı ve Ovaakça Belediye sınırı ve civar köyleri kapsayan 1/25.000 ölçekli Kuzey Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı, Büyükşehir Meclisi’nce onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 17 Ocak 2008’de Kayapa, Gürsu, Çalı, Akçalar, Görükle, Kestel, Hasanağa, Gölyazı Belediyeleri 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planları; 14 Şubat 2008’de 1/5000 ölçekli Demirtaş ve Emek Nazım İmar Planları; 17 Nisan 2008’de 1/5000 ölçekli Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer Nazım İmar Planları; 12 Haziran 2008’de 1/5000 ölçekli Kestel Doğu Planlama Bölgesi, Demirtaş Kuzey Planlama Bölgesi, Ovaakça, Barakfakih, Güzelyalı, Mudanya, Küçükkumla, Osmangazi Kuzey, Gemlik, Mudanya, Kurşunlu, Umurbey Nazım İmar Planları, Büyükşehir Meclisi’nce onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 3 Şubat 2009: İnegöl Ağaç ve Mobilya İşleri İhtisas Sanayi Bölgesine İlişkin 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı Değişikliği, İl Genel Meclisi’nde onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 4 Şubat 2009: Mustafakemalpaşa İnatlar Köyünde Sanayi Atıkları Depolama ve Geri Dönüşüm Tesisi kurarak Elektrik Enerjisi ve Su Buharı üretmek amaçlı 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı Değişikliği, İl Genel Meclisi’nde onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 13 Mart 2009: İznik ve Orhangazi Planlama Bölgelerini kapsayan 1/25.000 ölçekli İznik Gölü Çevre Düzeni Planı Revizyonu, İl Genel Meclisi’nde onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 24 Kasım 2009: Yenişehir Burcum Köyünde çimento fabrikası kurulmasına yönelik 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı Değişikliği, İl Genel Meclisi’nde onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 6 Ocak 2010: BESOB tarafından Kestel Çataltepe bölgesinde kurulması planlanan Büyük Sanayi Sitesine ilişkin 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı değişikliği, İl Genel Meclisi’nde onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Son 3-4 yılda, kentimizin üst ölçekli planlarında yaşanan hareketliliğin büyük bölümünün İstanbul Çevre Düzeni Planının onay süreci ve sonrasına rastlaması hayli ilgi çekici… 19 Ocak 1998 yılında onaylanan 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planının amacı şöyledir: “2020 yılını hedef alarak, Bursa’da sürdürülebilir, yaşanabilir bir çevre yaratılmasını; tarımsal, turistik ve tarihsel kimliğinin korunmasını ve Türkiye’nin kalkınma politikası kapsamında sektörel gelişme hedeflerine uygun olarak belirlenen planlama ilkeleri doğrultusunda sağlıklı gelişmeyi ve büyüme hedeflerini sağlamayı amaçlamaktadır.” Bu amaca gitmek için de plan, tariflediği planlama bölgelerine mevcut gelişim eğilimleri doğrultusunda alt kimlikler tanımlamaktadır. Bu kimlikler; Gemlik için liman ve depolama, Mudanya için tarihsel turizm, Merkez için hizmet sektörü, doğu ve kuzey için tarım alanlarının korunması, batı için kentin gelişim aksı olması şeklindedir. Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarına getirilen en büyük eleştiri, bu planların kimliğinin olmaması, vizyon sahibi olmaması ve planla getirilen konut dışı kentsel çalışma alanları ve sanayi alanlarının fazlalığı şeklindedir. Aynı şekilde, İl Genel Meclisi tarafından 2005 yılında yetkinin kendisine verilmesi ardından kentin Anayasasını yönetmesinde yapılan en büyük eleştiri ise 2006 yılından itibaren plan hükümlerinde 15 adet, plan üzerinde ise 10’a yakın değişiklikle planın 1998 yılındaki amacından ve yapılış ruhundan uzaklaştırıldığı, yapılan değişikliklerin büyük bir bölümünün sanayi ve bunla ilintili diğer sektörleri içeriyor olması yönündeydi. İşte bu noktada yapılan değişiklikler düşünüldüğünde yazımın en başında bahsettiğim “Acaba?” sorusu ister istemez akla gelmektedir. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

