| 1/100.000 ölçekli planda süreç nasıl işlemeli? |
| Pazartesi, 28 Aralık 2009 13:25 | |||
![]() Geçen haftaki yazımda, 1/100.000 ölçekli planda yaşanan yetki sorunun çözüldüğünü sizlere duyurmuştum. TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi tarafından yürütülen çalışmalar sonucu; kentin planlama yönünden Anayasası olan 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı’nda, Çevre ve Orman Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, İl Genel Meclisi arasında yaşanan yetki karmaşası çözülmüş ve yetkili kurumlar 5302 sayılı yasa kapsamında İl Genel Meclisi ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi olmuştu. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 6. maddesinde; “İl çevre düzeni plânı; valinin koordinasyonunda, büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde il belediyesi ve il özel idaresi ile birlikte yapılır. İl çevre düzeni plânı belediye meclisi ile il genel meclisi tarafından onaylanır” ifadesi yer almaktadır. Yasa maddesinden anlaşılacağı üzere İl Çevre Düzeni’nin, Valiliğin koordinasyonunda Büyükşehir Belediyesi Meclisi ve İl Genel Meclisi tarafından onaylanması gerekmektedir. Ancak kentimizde günümüzde yaşanan süreçte, onay süreçleri açısından bir karmaşa yaşanmaktadır. Bunun ilk örneğini kamuoyunda çokça tartışılan BESOB ve TOKİ İş birliği ile Kestel’de yapılması planlanan Bursa Büyük Sanayi Sitesi Projesi’nde gördük. Projeye ilişkin 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı Değişikliği, İl Genel Meclisi tarafından yaklaşık 600 hektar olarak onaylandıktan sonra, İl Özel İdaresi tarafından askıya çıkarıldı. Plan değişikliğine askı süresinde yapılan itirazlar İl Genel Meclisi’nce değerlendirildi. Bir bakıma 3194 sayılı İmar Kanunu’nda tanımlanan plan onay süreci tamamlandı. Ardından konu Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine geldi ve proje alanı yarı yarıya küçültülerek Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nce onaylanarak, İl Genel Meclisi’ne gönderildi. Konu son olarak İl Genel Meclisi, İmar Komisyonu’nda… Tabi bu sırada akademik meslek odalarınca açılan dava sonucu mahkeme yukarıda bahsedilen kanun maddesindeki onay süreci tamamlanmadan (Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi onayı olmadığından) plan değişikliği İl Genel Meclisi’nce onaylandığı için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Şimdi sorunu şu şekilde özetleyecek olursak; İl Genel Meclisi, Büyükşehir Belediye Meclisi’nce uygun bulunan plan değişikliğini ( alanı daraltılmış) aynen onaylarsa, plan değişikliği tekrar askıya çıkacak mı? İl Genel Meclisi, Büyükşehir Belediye Meclisince uygun bulunan değişikliğini uygun bulmayarak, ilk onayladığı 600 ha büyüklüğündeki plan değişikliğinde ısrar ederse ne olacak? İl Genel Meclisi, Büyükşehir Belediye Meclisince uygun bulunan plan değişikliğini, değiştirerek onaylarsa, tekrar Büyükşehir Belediye Meclisi onayına mı gidecek? Mahkeme kararı süreci nasıl etkileyecek? Görüldüğü üzere süreç oldukça karışık…. Diğer bir örnekte ise Akros Çimento’ya ait Yenişehir İlçesi, Burcum Köyündeki 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planı değişikliği. Çimento Fabrikası kurulması için hazırlanan plan değişikliği İl Genel Meclisince onaylandı, askıya çıkarıldı, askı süresi içinde yapılan itirazlar değerlendirildi. Ardından akademik meslek odaları tarafından plan değişikliğinin iptali için dava açıldı. Açılan dava sonucunda yerel mahkeme; yukarıda bahsedilen kanun maddesindeki onay süreci tamamlanmadan (Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi onayı olmadığından) plan değişikliği İl Genel Meclisi’nce onaylandığı için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Davalı tarafın itirazı sonucu bölge idare mahkemesi, plan değişikliğine konu alanının Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında olduğundan, Büyükşehir Belediye Meclisi onayına gerek olmadığına karar vererek yürütmeyi durdurma kararını bozdu. Bu sırada plan değişikliği, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nce onaylanarak askıya çıkarıldı ve halen askıda… Görüldüğü üzere 1/100.000 ölçekli plan üzerinde yaşanan yetki karmaşası çözüldü. Ancak şimdi sorun 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni Planındaki işleyişin nasıl olacağı. Yukarıda anlattığım iki konu özelinden soruna değinecek olursak, 5302 sayılı kanunun uygulanması sırasında kurumlar arasında koordinasyon eksikliği ve kanunun nasıl uygulanacağı sorununun olduğu açık ve net olarak ortada. Birde kanunun açık olmamasından kaynaklanan ve mahkemelerce hakimler tarafından farklı yorumlardan kaynaklanan mahkeme kararları... Sonuç olarak; kentin anayasasında yaşanan yetki sorunu çözüldü ama asıl sorun kanunun nasıl uygulanacağının kimse tarafından bilinmemesi... Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

