|
Pazartesi, 14 Aralık 2009 14:47 |

Bu hafta okuduğum iki haber beni çok mutlu etti. İlki Bursaspor’un yönetici ve antrenörleriyle amatör kulüplere yaptığı ziyaret, diğeri ise Hollandalı efsane isim Johan Cruyff’un Bursaspor’a olan ilgisini ulusal basına aktarması.
Bursaspor bu hafta maç oynamadan hanesine üç puan yazdırmanın keyfini yaşadı. Beşiktaş’ın puan kaybetmesiyle de bir basamak yükseldi. Daha önce dinamikler konusundaki görüşlerimi sizlerle paylaşacağımı ifade etmiştim. Bu hafta gözüme çarpan iki haber bu düşüncemi hızlandırdı. İşim icabı Bursa dışında yaşadığımdan kentteki tüm gelişmelerden haberdar olamıyorum. Ancak cumartesi günü yerel basını incelerken gördüğüm iki haber doğrusu beni çok mutlu etti. Bunlardan ilki Bursaspor Altyapı yöneticisi Necmettin Kocaman, Altyapı Koordinatörü Faruk Korkmaz, antrenörler Mesut Şen, Ersel Altıparmak ve Ali Aköz ile BASKF Başkanı Cemal Vardar’ın amatör kulüpler Şükraniyespor, Duaçınarı ve Zaferspor’un değerli yöneticilerini ziyaret etmesiydi. Bunun bu çerçevede yapılan ikinci tur ziyaretler olduğunu da öğrendim. İnanın çok sevindim. Bunun nedeni ise dinamikler konusunda yanlış arayışlardan doğru tespitlere doğru yol alındığını hissetmem. İnanın daha önce de altını çizdiğim gibi Bursa ve Bursaspor’la ilgili dinamikler konusunda atılabilecek o kadar fazla adım, yapılabilecek o kadar fazla organizasyon var ki buna sayfalar yetmez. Ama ana prensipleri sıralamakta fayda var:
1- Faaliyetler kesinlikle samimi ve açık olmalı.
2- Yönetim bu organizasyonlar için kulübün mevcut idari yapısı dışında çalıştırılacak elemanların standardını belirlemeli, planı, programı içeriği tespit etmeli ve hedef saptamalı.
3- Bu organizasyonların mutlaka kalıcılığı olmalı. Devlet politikası gibi yönetimden yönetime ana fikir ve hedefler değişmeden devam etmeli.
4- Mutlak somut hedeflere birlikte koşmalı ve beraberce paylaşılmalı.
5- Bu tip organizasyonlar önce ilçelere, ardından Marmara Bölgesi’ne ve tüm Anadolu’ya sonrasında da Avrupa’ya taşınmalı.
6- Mutlaka üniversite ile ortak çalışma yapılarak bu işin bilimselliğe dayanması gerekir.
CRUYFF VE BURSASPOR
Şimdi basında yer alan ve beni mutlu eden ikinci habere geçiyorum. Bu haber Bursa ve Bursasporluların kendilerine olan güvenlerini tazelemesi ve yarınlara daha da farklı bakmalarını gerektiren bir haber. Dünyada yaşayan en önemli futbol adamlarından olan Johan Cruyff Fanatik gazetesine verdiği röportajda Bursaspor’a olan özel ilgisi ve sevgisinden bahsetmiş. Yeşil-beyazlıların maçlarını iyi takip ettiğini ifade etmiş. Kişisel olarak duyduğum memnuniyetle birlikte bu bende bir çağrışım da yaptı. Daha doğrusu kafamda olan bir düşünceyi harekete geçirdi. Bursasporla ilgilenen sadece Cruyff değil. Yabancı başka futbol adamları da Bursaspor’a takip ediyor. İlk aklıma gelnler Sepp Piontek, Gheorghe Hagi, Nejat Biyediç, Ivko Gançev, Jan Gabriel ve John Leshiba Moshoeu. Kulüp kuracağı iyi bir organizasyonla bu insanların birikiminden ve gözlemlerinden faydalanabilir. Bu mutlaka yapılmalıdır. Bu sayede dünyanın farklı bölgelerinden futbolcular çok daha sağlıklı takip edilebilir. Ayrıca dünya futbolundaki gelişmelerden daha çok haberdar olma ve yeni modellerin incelenmesi konusunda da bu tür değerli futbol adamlarının görüşlerinin mutlaka olumlu katkısı olacaktır.
BARIŞ BURSASPOR’U BÜYÜTÜR
Son olarak önümüzdeki hafta oynanacak Beşiktaş maçına değinmek istiyorum. Barışı isteyen ve bu yönde adım atan tarafın Bursaspor olması bizi daha da büyütecektir. Bu durum kulübe çok şey kazandıracaktır. İlk yarının son karşılaşmasının Beşiktaş ile olması güzel bir tesadüf. Yeşil-beyazlılar rakibini daha önce İstanbul’da yendi. Bunu pekala yine başarabilir. Böylece ilk yarı moralli bir şekilde biter. İkinci yarıda da yönetim üzerine düşenleri yaparsa Bursaspor ligi mükemmel bir yerde bitirecektir.
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|