| İnanmalı ve inandırmalı |
| Salı, 01 Aralık 2009 14:16 | |||
![]() Galatasaray engelini de aşan Bursaspor çok iyi bir konuma geldi. Yönetim büyük başarıların yakalanacağına önce kendisini inanmalı ardından da teknik heyeti, futbolcuları ve taraftarı inandırmalı. Ayrıca dinamikler iyi saptanmalı. Bu haftaki yazıma Galatasaray galibiyetiyle Bursa’nın çifte bayram yaşamasından duyduğum mutluluğu sizlerle paylaşmak ve bu başarıda emeği geçenleri kutlayarak başlamak istiyorum. Bursaspor bu zaferle zirve yarışında hanesine çok değerli üç puan yazdırdığı gibi istatistiklerde Galatasaray karşısındaki üstünlüğünü de sürdürdü. Bu kadroya olan inancımı daha önceki yazılarımda da ifade etmiştim. Geçen yıldan bu yana istikrarlı bir başarı grafiği çizen bu ekip daha da iyisini yapabileceğine inanmalı ve bu doğrultuda eksiklerini gidermek adına daha da çok çalışmalı ve şımarmadan yoluna devam etmeli. Yönetimin de hedeflerini net ve şeffaf bir şekilde ortaya koymasının zamanı gelmiştir. EN BÜYÜK GÜÇ TARAFTAR Sayın Başkan İbrahim Yazıcı’yı bayramını kutlamak, Bursaspor’un Galatasaray maçını kazanabileceğine olan inancımı belirtmek ve az önce vurguladığım yönetimin yol haritasını ve hedeflerini kamuoyuyla paylaşması gerektiği yönündeki düşüncemi aktarmak için aradım. Kendisi de bana başta Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın, belediyenin destek olmadığını Sayın Bakan Faruk Çelik’in maçlara gelmediğini söyleyerek sıkıntılarını aktardı. Ayrıca çok yakında bir basın toplantısı düzenleyerek kaynak sıkıntısı çektiklerini camiaya açıklayacağını belirtti. Ben de kendisine bazı şikayetlerinde haklı olduğunu ancak bu olumsuzluklardan yılmaması gerektiğini, Bursaspor’un başka dinamikleri de olduğunu ve bunların doğru tespit edilmesi gerektiğini söyledim. Bu düşüncemi biraz açmak istiyorum. İstatistiklere göre Türkiye’de statların doluluk oranı incelendiğinde yani taraftar anlamında Fenerbahçe’den sonra gelen takım Bursaspor. Bu çok önemli bir güç ve bu güç iyi kullanılmalı. Bugüne kadar bu konu somut bir şekilde dile getirilmedi. Dolayısıyla Bursaspor’un bu gücü arkasına alarak neleri başarabileceği iyi irdelenmedi. İyi incelenirse Fenerbahçe’nin kulüp anlamındaki yükselişinde stat projesinin büyük rolü var. Bunun temelinde de iyi analiz edilen taraftar gücü söz konusu. Fenerbahçe Yönetimi bunu iyi gördü, tartıştı, planladı ve uyguladı. Ben Bursaspor’un da kesinlikle yabana atılmayacak büyük bir taraftar gücü olduğuna kesin olarak inanıyorum. Bu konuda düşünüp kaleme aldığım ve mutlaka üniversiteyle birlikte çalışarak ortaya çıkarılabilecek bir yol haritası da var. Yakın zamanda bu projemi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Sanayi bölgelerine yönelik de bazı düşüncelerim mevcut. BURSASPOR SEMPATİSİ ARTIRILABİLİR Bursaspor geri dönmesi zor bir yola girdi. Yönetim önce kendisi büyük başarıların yakalanacağına inanmalı ardında teknik heyeti, oyuncuları ve taraftarı buna inandırmalı sonra da havaya girmeden mali, idari, sosyal detayları içeren yol haritasını hazırlayarak Bursaspor’u gidebildiği yere kadar götürmelidir. Burada bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Bursa şehri Sivas değildir. Bu nedenle uzun vadede neler yapılabilir sorusu hep akıllarda olmalı, başarının uzun vadeye yayılması konusundaki tedbir ve uygulamaların gerçekleşmesi için çok ama çok çalışılmalıdır. Bu arada tüm dinamikler de üstlerine düşeni yapmalıdır. Ayrıca fair play alanında gelinen bu olumlu durum korunmalı ve bunun üzerine tüm ülkede ses getirecek hamleler de yapılarak yakalanan sempatinin artırılması gerekmektedir. Bursaspor kesin olarak siyasetin üstüne çıkmalıdır. Bu anlamda da Başkan İbrahim Yazıcı’nın atması gereken adımlar vardır. Beşiktaş maçını her bakımdan şimdiden iyi düşünmek gerekmektedir. Anadolu’da bazı çalışmalar yapılarak takıma moral verecek, şehre de farklı bir inanç sağlayabilecek adımlar atılabilir. HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI Ben bir Bursalı ve Bursasporlu olarak hiçbir komplekse kapılmadan uygulansa da uygulanmasa da kulübü ileri götüreceğine inandığım projelerimi yönetime aktaracağım. Ayrıca tespit ettiğim olumsuzluklar konusunda da ikazlarımı yapacağım. Tüm Bursasporluların da ikazlarını, görüşlerini, yapabilecekleri ne var ise ortaya koyması lazım diye düşünüyorum. Kayseri maçının önemi takımın üzerine stres bindirmeden vurgulanmalı, onlara olan güven yine ifade edilmeli. Yönetim de futbolcuların profesyonel olduklarını unutmadan yola devam etmeli. Son olarak şunları söylemek istiyorum: Başarının anahtarları inanmak ve mücadele. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|


Bu haftaki yazıma Galatasaray galibiyetiyle Bursa’nın çifte bayram yaşamasından duyduğum mutluluğu sizlerle paylaşmak ve bu başarıda emeği geçenleri kutlayarak başlamak istiyorum. Bursaspor bu zaferle zirve yarışında hanesine çok değerli üç puan yazdırdığı gibi istatistiklerde Galatasaray karşısındaki üstünlüğünü de sürdürdü. Bu kadroya olan inancımı daha önceki yazılarımda da ifade etmiştim. Geçen yıldan bu yana istikrarlı bir başarı grafiği çizen bu ekip daha da iyisini yapabileceğine inanmalı ve bu doğrultuda eksiklerini gidermek adına daha da çok çalışmalı ve şımarmadan yoluna devam etmeli. Yönetimin de hedeflerini net ve şeffaf bir şekilde ortaya koymasının zamanı gelmiştir.