Yaşam Haberler
- Plastik poşetlere veda, çevreci poşetlere merhaba
- İkinci el araçlara kredi
- Enerji kimlik belgesi yürürlükte
- İş Bankası’ndan dördüncü yılda on altı yeni orman
- İznik Çini sanatının sırrını saate işledi
- 6,5 milyar liralık evlilik sektörü, fuara hazırlanıyor
- Karagöz’e Anadolu desteği
- Citroen’in yaramaz çocuğu C3
- Bursa’da sprinter kamyonet rüzgarı
- Volkswagen müşterilerine özel kasko
| İçinden sanayi geçen kitap |
| Pazartesi, 15 Mart 2010 10:33 | |||
Bursa’nın sanayileşme sürecinin önemli tanıklarından biri olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın eski Genel Sekreteri Ergun Kâğıtçıbaşı’nın anıları, Uludağ Üniversitesi Atatürk İlkeleri Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından kitaplaştırıldı. Gazeteci Sevinç Baysal tarafından kaleme alınan ve altı yıllık bir çalışmanın ürünü olan Dibace’nin Ertesi Günü, kronolojik bir anı kitabı olmaktan çok, akıcı ve sade bir dille olayları roman örgüsünde anlatıyor.OSMANLI’NIN ÖNSÖZÜNDEN CUMHURİYET BURSASINA Kitaba adını veren Arapça kökenli dibace sözcüğü, ön söz anlamına geliyor. Eserin yazarı Baysal, Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa’nın, Bursa’da 1855’te meydana gelen depremde çıkan yangının ardından “Eyvah! Osmanlı tarihinin dibacesi (önsöz, başlangıç) zayi oldu!” anımsatıyor ve ekliyor; “Keçecizade’nin Bursa’yı Osmanlının başlangıcı olarak nitelemesinden yola çıkarak ben de Osmanlı’dan sonraki Bursa’yı anlatan bu kitaba Dibace’nin Ertesi Günü demeyi uygun gördüm.” BTSO’da 33 yıl genel sekreterlik yapan Ergun Kâğıtçıbaşı’nın bugüne dek hiç kimseyle paylaşmadığı özel yaşamından kesitlerin de yer aldığı ve Bursa tarihinin dönüm noktalarına değinilen “Dibace’nin Ertesi Günü”, 12 Mart 2010 Cuma akşamı Kervansaray Termal Otel’de düzenlenen bir kokteyl ile tanıtıldı. SIRADIŞI BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ![]() Gazeteci Sevinç Baysal, bürokratlar, Kâğıtçıbaşı ailesi, üniversite üst düzey yöneticileri, gazeteciler ve tarih araştırmacılarının katıldığı kokteylde kitabın çıkış öyküsünü şöyle anlattı: “Bursa’da yaklaşık 20 yıl boyunca çeşitli kuruluşlarda gazetecilik görevimi yerine getirirken pek çok röportaj yaptım. Ergun Bey de röportaj yaptığım isimlerden biriydi ve sıra dışı yaşamıyla ilgimi çekmişti. Onunla her karşılaştığımızda anılarını yazmaya ne zaman başlayacağını soruyordum. Üsteliyordum çünkü tanık olduğu bazı şeylerin unutulup gitmesinden korkuyordum. 2003 yılında nihayet kararını verdi ve benden yardım istedi. Sanayileşme sürecinin önemli tanıklarından birinin yardım teklifini hiç düşünmeden kabul ettim. O anlattı ben teybe kaydettim, notlar aldım. Altı yılın sonunda işte bu kitapla karşınızdayız.” ROMAN TADINDA Kitabın yazım aşamasında böylesi sıra dışı bir insanın anılarını sıradan bir anlatımla yazmanın haksızlık olacağına karar veren Baysal, Ergun Kağıtçıbaşı’nın anılarının daha çok okuyucuya ulaşabilmesi için kurgulayarak roman tadında kaleme aldığını ifade etti. “Bu kitap sadece anılardan oluşmuyor” diyen Baysal, Dibace’nin Ertesi Günü’nün aynı zamanda Bursa tarihi için önemli bazı gelişmeleri de içerdiğini söyledi. Sevinç Baysal, “Bunu yapmamdaki amaç, hem anıları tarihsel süreç içindeki yerine oturtmak hem de bir ailenin yaşamından kesitleri aktarırken okura Bursa tarihiyle ilgili de anımsatmalar yapmaktı. Bursa’nın Kurtuluş sürecini tarihle ilgilenenler elbette çok iyi biliyordur ama ben tarihçilerin yazdıklarını öyküleyerek, bilenlerin sayısını artırmak istedim” dedi. Bursa’da gerek sanayileşme gerek kentleşme konusunda yapılan yanlışların sık sık tartışıldığını ve son günlerde bu konuların yine raflardan indirildiğini kaydeden Baysal, Ergun Kâğıtçıbaşı’nın anılarının bu anlamda çok önemli ve ibret verici olduğunu vurguladı. TARİHSEL SORUMLULUK Ergun Kağıtçıbaşı da konuşmasında, Bursa’nın tarih zengini ama belge fakiri bir kent olduğunu dile getirerek, bu kitapla tarihsel bir sorumluluğu yerine getirdiklerini söyledi. Bu kentte yaşayanların nasıl güzel bir mirasın üzerinde yaşadıklarının farkında olarak gelecek kuşaklara bunu aktarmalarının bir insanlık borcu olduğunu belirten Kâğıtçıbaşı, “Gazeteci Sevinç Baysal’ın güzel kalemiyle biz de bunu yapmaya çalıştık” dedi. Rektor Prof. Dr Mete Cengiz de, aile olarak Bursa’nın Cumhuriyet dönemindeki gelişmesine tanık olan Sayın Ergun Kağıtçıbaşı’nın değerli anılarını yayınlamış olmaktan büyük onur duyduklarını ifade ederek şöyle konuştu: “Elimizde bu değerli yapıt, bir bakıma Türkiye Cumhuriyeti’nin uygarlık hamlesinin Bursa’da yarattığı eserleri dile getirmektedir. Değerli dostum Ergun Kağıtçıbaşı, Atatürk önderliğinde bilimin yol göstericiliğinde, Çağdaş Uygarlık düzeyine ulaşmaya yönelik bu çabaları kayda geçirerek gelecek, nesiller için bir eser bırakmıştır. Uludağ Üniversitesi olarak, hem Bursa’ya hem de kültürümüze yapmayı görev bildiğimiz katkılardan biri olarak bu kitabı sizlere sunuyoruz. Bu bağlamda elimizdeki eseri yayına hazırlayan Sevinç Baysal’a titiz çalışmasından dolayı teşekkür ederim.” Dibace’nin Ertesi Günü318 sayfalık kitapta, kimi zaman Ergun Kâğıtçıbaşı’nın anıları, kimi zaman Bursa’nın o dönemlerine damgasını vurmuş gelişmeler, olaylar ön plana çıkıyor. Bazen de Kâğıtçıbaşı ailesine ait anıların, o günün tarihsel süreci içindeki yerini belirtmek amacıyla geri dönüşlere ve kurgulara başvuruluyor.Ergun Kâğıtçıbaşı’nın 65 yaşında çıktığı evlilik yolculuğunda yaşadığı ilginç olayları da anlatan kitap, beş bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, Ergun Kâğıtçıbaşı’nın 65 yaşından sonra canını acıtmaya başlayan yalnızlığı, son dakikada gelen mutlulukları anlatılırken, ikinci bölümde kurgusal bir geri dönüşle Kâğıtçıbaşı ailesinin büyükleri ve Kurtuluş Savaşı’nın doğum sancılarının yaşandığı günlere gidiliyor. YAKIN TARİHE IŞIK Üçüncü bölümde ise savaş sonrası Bursası ve 27 Mayıs’la çizilen yeni ekonomik rota, Kâğıtçıbaşı’nın anılarıyla paralellikler kurularak anlatılıyor. Kâğıtçıbaşı’nın anılarının ağırlıkta olduğu dördüncü bölümde, Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesinin oluşum sürecinde yaşanan sıkıntılar, Bursa’da bir döneme damgasını vuran floş kaçakçılığı, Vehbi Koç ve üst düzey yöneticilerle TOFAŞ’ın kuruluşunda yaşanan ilginç olaylar, Bursa Çimento’nun halka açık şirket olarak yola çıkışı, BTSO’da Ali Osman Sönmez ile mesaisi, 12 Eylül öncesi terör yılları, Turgut Özal ve ANAP Bursa örgütünün kuruluşunun perde arkası yer alıyor. Sevinç Baysal kimdir?Sevinç Baysal (Feyzioğlu), Bulgaristan’da doğdu ve 1970 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne bağlı olarak lisans düzeyinde eğitim veren Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden 1985 yılında mezun oldu.Mesleğe ilk adımını, 1985-88 yılları arasında Melih Gökçek’in başkan olduğu dönemde, Ankara Keçiören Belediyesi Basın Bürosunda attı. 1989-1991 yıllarında Cumhuriyet gazetesinin Bursa muhabiri olarak çalıştı. 1991-92 yıllarında Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin yayın organında sayfa sekreteri, editör ve yazıişleri müdürü olarak görev yaptı. 1992 yılında Olay gazetesine geçti ve burada Yeni Gün adlı dergi için röportajlar yaptı, daha sonra Olay’da ekonomi editörü olarak çalıştı. 1994’te girdiği Bursa Hakimiyet gazetesinde 2001 yılına dek muhabirlik, editörlük, ekonomi haberleri müdürlüğü, köşe yazarlığı yaptı, AS TV’de “Analiz” adlı ekonomi programını hazırladı. Meslek yaşamı boyunca çalıştığı basın kuruluşlarında iş, eğitim ve siyaset dünyasından pek çok kişiyle röportaj yaptı. 2001 yılı başında Uludağ Üniversitesi Rektörlük Basın Bürosu’nda göreve başladı. İkinci sayısından bu yana Uludağ Üniversitesi DERGİ’sini yayına hazırlıyor ve Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’nün basınla ilişkilerini yürütüyor. Gazeteci Yüksel Baysal’la evli olan Sevinç Baysal, iki çocuk annesi.
|

Bursa’nın sanayileşme sürecinin önemli tanıklarından biri olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın eski Genel Sekreteri Ergun Kâğıtçıbaşı’nın anıları, Uludağ Üniversitesi Atatürk İlkeleri Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından kitaplaştırıldı. Gazeteci Sevinç Baysal tarafından kaleme alınan ve altı yıllık bir çalışmanın ürünü olan Dibace’nin Ertesi Günü, kronolojik bir anı kitabı olmaktan çok, akıcı ve sade bir dille olayları roman örgüsünde anlatıyor.
SIRADIŞI BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ