‘Satranç Cinayetleri’
Pazartesi, 01 Mart 2010 22:00
Satranç Cinayetleri… Her köşesi tarih kokan Bursa sokakları ve okuyucuyu şaşkına çeviren Tirilye’deki finaline değin, tek sahnesi Bursa olan bir ilk roman.
Çoğu kimsenin farkına bile varmadığı küçük ayrıntıları, kent sokaklarında akıp giden gerilime katan yazar, özellikle Bursalı polisiye severleri yaşadıkları mekanlarda merak uyandıran bir serüvene davet ediyor. 
Cenk Çalışır’ın, ‘Santranç Cinayetleri’ adlı polisiye-gerilim romanı kitapçı raflarındaki yerini bu hafta alıyor. Nemesis Kitap etiketiyle yayımlanan roman tam 396 sayfa. Kitap kapağındaki tanıtım ifadesini kullanırsak, gerçekten de, “Türk okuru, bir sonraki macerasını sabırsızlıkla bekleyeceği yeni bir polisiye yazarıyla tanışıyor.”
Çünkü Çalışır, öyküsünü, satrançta bulunan strateji ve analiz unsurlarıyla büyük bir ustalıkla örüyor. Bu bir ‘seri katil’in ve onu çok iyi tanıyan bir dedektifin öyküsü:
“Bursa Emniyeti birbiri ardına işlenen cinayetleri çözmek için uğraşıyor! Görgü tanığı, parmak izi ya da kurbanları arasında ipucu sayılabilecek herhangi bir bağlantısı olmayan cinayetlerin tek bir ortak noktası var: Cesetlerle birlikte bulunan satranç taşları…
Başkomiser Ali Çakır, genç kuşak komiserler Levent, Cengiz ve Bülent’le seri cinayetleri çözme konusunda yol almaya çalışırken, Ercan Demir olaya el koyuyor.
Ülkede seri cinayetler artınca, bu konuda yurtdışında eğitim gördükten sonra çok gizli Ulusal Güvenlik Bürosu’nda çalışmak için yurda dönen Ercan, Bursa halkının haberdar olmaya başlayıp korktuğu seri katili bulabilecek mi?
Bu satranç cinayetleri oyundaki şahı kullanmadan çözülebilecek mi?
Yoksa ‘Oyuncu’, ‘Şah’ diyecek mi?”

Cenk Çalışır kimdir?

Kendisini ‘iyi bir okur’ olarak tanımlayan Cenk Çalışır, ilk kez yazmayı denediğini, aldığı zevk ve yayınevlerinden verilen cesaretle ikinci projesine de şimdiden başladığını söylüyor.
Uzun yıllar önce başlayan çalışma hayatının son 4 yılında yöneldiği reklam sektöründe kişisel projelerine daha çok zaman ayırabildiğine dikkat çeken Çalışır, yazın serüveninin de bu döneme denk düştüğünü ifade ediyor.
Reklamcılığın gerektirdiği yaratıcılık ve hayal gücünün edebiyat alanında kendisine büyük destek sağladığına işaret eden yazar, ikinci projesini yaz başında kitapseverlerle buluşturmayı hedefliyor.
Nilüfer Akkılıç Kütüphanesi bünyesinde yürütülen ‘Öykü ve Yazın Atölyesi’nin son dönem katılımcıları arasında da yer alan Çalışır, Bursalı polisiye severlerle Bursa Kitap Fuarı’nda tanışacak. Yazar, okurlarıyla Akkılıç Kütüphanesi’nin standında 4 Mart Perşembe ve 6 Mart Cumartesi günleri, 13.00-20.00 saaatleri arasındaki imza gününde buluşacak.