|
Pazartesi, 20 Nisan 2009 16:33 |
|

Yeni ekonomik mimarinin nasıl olacağı bu aralar en çok kafa yorulan konu. Küresel düzeyde işleyen bir ekonomik sistemden sadece bir krizde vazgeçilir mi? Kapitalizm bitti, hangi “-izm”e döneceğiz diye eski kitaplara mı bakalım? Küresel sermaye akımlarının hükmettiği bir dünyanın olduğunu (vefat) ilan edenler gerçeği epey abartıyor. Son 20 yılda yaşadıklarımızı ve sonuçlarını bir düşünelim. 1980’ler sonrası değişiklikler, ülke politikalarının zayıflayıp, ülkeler üstü yatırım yapanların (şirket ve fon) değer kazandığı bir ortam sundu. Küresel fon akımı ülkelerin büyümesinde önemli oldu. Eskiden merkez bankalarının faiz oranları ve hükümetlerin mali politikaları yön verirdi. Yeni mimaride küresel ölçüde rahatça hareket eden fonlar, ülkelerin büyüme ve küçülmelerinde daha fazla etkin oluyor. Ancak söz konusu küresel sistemin kurulması uzun yıllar aldı. Sadece Türkiye’yi düşünüp katlanılan reformlarla ekonominin ve üretimin bu süreçte yaşadığı değişim bile bizde geri dönülmezlik hissi uyandırıyor. Bir de Çin, ABD veya Doğu Avrupa’yı düşünün. Sizce tahtadaki yazıların silinmesi gibi tüm yaptıklarının tersyüz edilip yeniden sıfırdan başlamaya razı olurlar mı? Cevap çok basit: “Hayır!” Sistem kendini değiştirecek. Bu bir ders alma ve kendini geliştirme kültürü. Bizde çok yaygın olmayan bir kültür. Ancak eklemlendiğimiz ekonomik ve finansal yapı bu kültürü bize empoze ediyor. Yeni yapıdan devrim değil evrim bekleyin. Hiçbir ülkenin korumacılık şemsiyesi açmasına izin verilmeyecek. Dahası sisteme tabi hiçbir ülkenin küresel sistemden ayrılmasına tahammül yok. Bu her şart ve kayıtta önlenecek. Unutmayın bizim genlerimizde döviz bulma fobisi vardır. Türkiye’de kriz demek döviz fiyatının artması veya dövizin bulunamaması demektir. Aynı şey Avrupa’da enflasyon için geçerlidir. Enflasyon her kötülüğün başıdır Avrupa merkez bankaları için. Amerika için ise büyüme ve korumacılık aynı konumdadır. Amerika için büyümeyi engelleyen etkenler yok edilmelidir. Bu nedenle şu anda yaşadığımız finansal mimariden kopma kabul edilmeyecek. Peki dersler ve sonuçları neler olabilir? Gelecek yeni düzenlemeleri daha detaylı olarak yazmıştım. Kredi değerleme şirketleri düzenlenecek. Ayrıca, piyasa mekanizmasını krizlere karşı daha sağlam, yapıcı önlemler alınacak: İkaz sistemi kurulacak, akil adamlar seçilecek ve bunlar arada bir toplanıp dünyada şu iyi gitmiyor, şu ülkede krize gidiliyor veya şu risk fiyatlamasında bir sorun var çözün diye açıklama yapacak. Dünyadaki bazı bölgeler diğer bölgelerden daha hızlı krizden çıkacaklar. Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanan çalkantı süregiderken Asya (buna Türkiye’yi de ekleyin) ülkeleri büyüyecek. Önemli bir denge daha var ki değişmesi gözümüze epeydir batıyor. Yazının başında söz ettiğim küresel sermaye akımlarının önemi azalıyor ve devlet politikalarının hayat alanı ve dikkate alınması artıyor. Bu önemli. Bu Avrupa Birliği için kötümser bir öngörü olabilir. Sonuçta tek para ama 27 değişik devlet politikasından bahsediyoruz. Tek para ve tek liderli ülkelerden farklı. Otobüsteki tek direksiyona 27 el uzanmış gibi. Yolcusu olmak istemezsiniz. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|