| Süper |
| Pazartesi, 22 Haziran 2009 12:22 | |||
|
Dünyada kriz sonrası yeniden yapılandırma adımları atılacak demiştik. Bakın yeni yeni açıklamalar gelmeye başladı. Maalesef bu açıklamalar devletlerin yeni yapıda borçlanmalarını nasıl azaltacakları ve piyasaları nasıl normale getirecekleri hakkında değil. İlginç ama bu konuda hemen hemen hiçbir ülke ve kurum henüz çalışmaya başlamadı. Halbuki piyasalar tam da bu etkin önlemler arifesinde olağanüstü dönemden çıkış planı beklerdi. Amerika’da bu hafta açıklanan kararlar ise bambaşka: finansal piyasalar düzenlemesi hakkındaydı. Amerika finansal kurumlara yeni bir ağabey kurul getiriyor. Her ne kadar bu danışman bir kurul olsa ve Hazine Bakanı başkanlık etse de, bence bir hayli güçlü ve koordinasyon makamı olacak. Kurumlar arası anlaşmazlıklarda hakemlik yapacak ve Merkez Bankası’na danışman olacak. Ancak bu kadarla bitmiyor. Bu kurul aynı zamanda piyasası takip edecek ve zayıflıkları raporlayacak. Burası enteresan. Piyasanın ağabeylerini tanımlayıp bir Süper Lig kuracak. Bu lige katılmak için büyüklüğe, borçlanma kaldıraç oranına ve aracılık ettiği işlem ve taraf çokluğuna bakılacak. Yani batması sistem için de çöküntü başlatacak, birçok tarafta zarar oluşmasına neden olacaklardan kurulu bir Süper Lig. Batması batmamasından zararlı olanlar ligi. Oh ne ala, diyebilirsiniz. Batmaya çalışsanız da batırmayacaklar. Bu ahlaki çöküntü yaratır diye düşünebilirsiniz. Bir kere bu lige alındınız mı istediğinizi yaparsınız, yorumları gelebilir. Tabii ki pratik böyle değil. Süper lig bankalarını düzenleyici kurumların şefkatli eli daha az kadife kaplı olacak. Kendilerini özel olarak takip edecekler. Uymak zorunda olacakları sermaye oranları daha yüksek olacak, likidite riskleri daha düşük olacak. Bizim anladığımız dilde eğer çok büyürseniz rekabete karşı bazı kollarınızı budayacaklar. Yani çok büyümeye çalışırsanız daha az büyümek zorunda kalacaksınız. Ayrıca, Süper Lig’deki bankalardan bankacılık dışı işlere bulaşmamaları istenecek. Hem banka olup hem de bir sürü değişik sektörde ortaklık yapamayacaklar ya da ortaklık kurmaları sıkı kontrol altında olacak. Ödeme ve takas sistemindeki ağırlıkları yüksek olanlar çok daha sıkı ve sık kontrole tabi olacaklar. Peki, uymazlarsa ne olacak? Sıkı durun Amerikan Merkez Bankası’nın süper güçleri artmıyor. Tam tersi kısıtlanıyor. Bu kadar anlattıktan sonra bu sonuç doğru olmadı değil mi? Tam tersini beklerdik. Maalesef bağımsız durumdaki Merkez Bankası’nın süper güçlerini kullanma hakkı siyasetçinin onayına bağlanıyor. Anormal mi? Hayır. Son bir yılda kurtarılan veya iflasa sürüklenen büyük şirketleri düşünün, peki şimdi kurtarmaların kimin cebinden çıktığını, sonra kimin geri ödeyeceğini düşünün!
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

