| Not vermek |
| Pazartesi, 02 Kasım 2009 13:56 | |||
![]() Birine not verme hakkı verme, onu dünyanın en akıllı şirketi yapmayacağı gibi, yine bir şirkete not versin diye para ödemek, onu notlarken eli bol yapmaz. Burada birçok defa okuduğunuz Türkiye’nin kredi notunun haksızlığı, bu haftalarda gazetelerin baş sayfalarına taşındı. Türkiye’ye kredi notu veren 4 şirket var. Hepsinin de verdiği not bir aşağı bir yukarı aynıdır ve şunu der: Bu bir spekülatif kredi kalitesidir. Anaparanızı ve ödemeleri zamanında almama olasılığınız vardır. Bunu derken de bir sürü kriterler (bahaneler diye okuyabilirsiniz) gösterirler ve başka ülkelerle karşılaştırırlar. Bir ülkenin (bakın şirketin değil), dış borcunu geri ödememesi için nereye, hangi kriterlerle bakmalıdır ki? Zekanızı kısa bir süre çalıştırırsanız, aslında ülkenin de bir şirketten farklı olmadığını ve bu şekilde değerlendirirseniz çok da yanılmayacağınızı çıkarabilirsiniz. Biraz aklınızı da kullanırsanız, o zaman bir ülkenin borçluluk oranının, gelir gider dengesinin önemli olduğunu kolayca anlarsınız. Şimdiye kadarkiler ödeme gücünü ölçmeye yönelikti. Bir de ticaretle uğraştıysanız, bunların üstüne çok önemli bir sıfat daha eklersiniz: Borçlunun ahlakı. Yani, ödeme gücü olduğu zaman ödeme isteği. Dikkat ederseniz, bu ödeme gücünden farklı bir şeydir. Rakamlarla kafanızı karıştırmama gerek yok, ancak Türkiye’nin borçluluk oranı da gelir gider durumu da anlı şanlı AAA kredi notuna sahip ülkelerden daha iyi. Ülkeler bütçelerinde hasılalarının yüzde 10’u civarında açık veriyor. Az açık verenler yüzde 5 civarında. Hemen hepsinin borçluluk oranı 2010 sonunda Türkiye’den daha kötü olacak. Nasıl oluyor da Türkiye bunlardan 12 (yazı ile oniki) kademe daha aşağıda derecelendiriliyor? Moralitesinin kötü olduğunu gösteren her hangi bir tarihi olay bilen beni uyarsın. Osmanlı borçlarının bile geri ödendiğini hepimiz hatırlarız. Siyasi belirsizlik nedeniyle 3-5 kademe farkı olabilir, ama 12 kademe nasıl iniyor, biri gelsin bu ülkeye anlatsın! Tüm not veren şirketler sözleşmiş gibi açıklama yapmaya başladılar: Türkiye orta vadeli planını tutturursa kredi notu artarmış! Bu kadar özensiz ve çalakalem bir cümle duymadım. Okuyan bilir ki üç yıllık orta vadeli plan sonunda Türkiye bugünden daha iyi bir noktayı hedeflemiyor. Sadece bulunan noktayı sabitlemeyi, bu fırsattan istifade uzun süredir yapamadığı harcamaları yapmayı hedefliyor. Not verenlerin sorumluğu olmadığı ve denetlenmedikleri bir dünyada çok genel geçer bir örnek bizimkisi. Tek örnek de değil. Uluslararası bir üst düzenleyici veya başvuru merci şart. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

