Kurtarıcıyı kurtarmak
Pazartesi, 23 Mart 2009 18:46

alt

İlginç bir 2008-2009 sezonu yaşıyoruz. Büyükler arka arkaya zarardalar. Hayır, Süper Lig’den ve futboldan bahsetmiyorum. Dünyadaki büyük banka ve şirket isimlerini işaret ediyorum.
Tüm bilinen, yazılan ve öğretilen finans stratejilerine aykırı olarak devletler önemli gördükleri her şeye destek oluyor. Aslında destek olmak hafif kalıyor, yaptıkları düpedüz kurtarmak.
Bu kurtarmaların maliyeti de var tabi. Paranın da çıkarılıp verilmesi gerekiyor. Kurtarmaların nasıl finanse edileceği yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. En kolay yolu para basmak ama en son kullanılacak önlem de o olacaktır. Sorunu çözer ama yan etkileri çok fazla.
Devletler bir suredir borçlanarak finansman yaratmaya çalışıyorlar. Şirketlerin borçlarına garanti veriyorlardı simdi kendileri borçlanıyor. 2009 yılında devletlerin piyasalardan borçlanma miktarının 3 trilyon dolara varması bekleniyor.
İtiraf ediyorum sıfırları attığımızdan beri trilyon sözcüğünü duymamıştım. Bu rakam 2008’de yapılan borçlanmanın tam 3 katı. Aslan payı ABD’nin. Amerika 2,5 trilyon dolar civarı borçlanma yapacak. Daha doğrusu yapmaya çalışacak.
İngiltere, Almanya, Fransa ve Avro bölgesinin daha zayıf güney ülkeleri: Portekiz, İspanya. Yunanistan ve İtalya; Kore, Güney Afrika, Avustralya ve Hindistan da piyasaya gelecek. Borçlanmaya çalışacak. Bu liste böyle sürüp gidiyor. Endişe şu: bu büyüklükteki borcu kim verecek? Piyasa nasıl hazmedecek?
Öte yandan söz konusu ülkelerin çoğu geçen 2-3 ayda kredi notu düşüşü yaşadılar. Yani borç alanların kalitesi düşüyor, ama ihtiyacı artıyor. Daha ocak ayında Almanya istediği 10 yıllık tahvil ihracını yapamadı, erteledi. Belçika ve İspanya iptal etti. Hollanda istediği miktarı bulamadı.
Kurtarıcıyı kurtarmak gerekiyor. Bu da ancak para basarak olur. Karşılıksız para basmak şu anda bu ülkelerde düşünülemez bile. Merkez bankaları devlet hazinelerinin ihraç ettiği tahvillerin bir kısmını satın almak zorunda kalıyor ya da kalacak.
Uzun vadeli faizleri kontrol altında tutmak, devletlere hareket alanı tanımak ve borçları nakitle finanse etmek için başka yol yok.
Enflasyon mu dediniz? Henüz öyle bir problem kısa vadede görünmüyor. Günü kurtaralım. Zamanı gelince hallederiz!
Başlarken dediğim gibi ilginç bir sezon yaşıyoruz.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız