Hangi değişiklikleri beklemeli?
Perşembe, 04 Aralık 2008 10:49

alt

Krizin yarattığı toz ve gaz bulutu henüz hala etkiliyken, ‘Uluslararası ekonomide neler değişecek?’ sorusunun cevabını aramak kolay değil. Ancak bazı değişimler çok net ve açık şekilde ‘geliyorum’ diyor, aşağıda sadece 3 tanesini ve Türkiye’ye olası etkilerini bulabilirsiniz:

1. Ülkeler arası tabanı olan finansal kurumlar: İlk bakışta belki biraz iddialı bir değişim öngörüsü. Ancak şu anki haliyle, IMF türü yüzlerce ülkenin ortağı olduğu finansal kurumların etkinliği tartışmalı. Geçmişte bölgesel veya yerel krizlere karşı etkin ve güçlü şekilde yardıma koşan bu tip kurumlar değişecek. Son 10 yılda yaşanan küreselleşme ekonomik tipteki krizlerin sadece bölgesel olarak kalmasına veya söz konusu bölgede karantinaya alınabilmesine artık izin verilmiyor. Ülke ekonomileri eskisine göre kıyaslanamayacak oranda birbirine eklemlenmiş durumda. Bir ülkedeki konut krizi (ABD) dolaylı olsa da başka bir ülkenin bankacılık sektörünü (İzlanda) yıkabiliyor. Dünya Merkez Bankası kurmak iddialı ve hayalci bir düşünce olsa da halen var olan ve devletlerarası finansal kurumların işlevi, finansal gücü ve yapılandırılması daha etkin ve güçlü olmaları yönünde değişecek.

2. Kredi notu şirketleri: Bu krizden etkilenecek olan şirketlerin en başında geliyorlar. Haklı veya haksız bir şekilde, ancak en çok eleştiriye maruz kalan sektör oldular. Mevcut durum kriz öncesinde istifade ettikleri şöhreti ve gücü sürdürmelerine izin vermeyecek. Karar alma mekanizmalarının şeffaf olmaması, düzenleyici bir kuruma tabi olmamaları, rekabet eksikliği, yanlış veya zamansız kararlarının etkisini kendilerinin hiç hissetmemesi yeni dünyada kabul edilmeyecek. Bu sektörde değişim halen ikincil öncelikli olsa da önemli ve geri dönülmez değişiklik yaşanacağı ve tüm finans aktörlerini etkileyeceği aşikar.

3. Banka olmayan finansal kurumlar: Türkiye’de hiç olmayan ama özellikle batı ülkelerinde görülen; kredi verme ve uzun vadede bünyesinde finanse etme araçları, yapılandırılmış yatırım şirketleri, çok ince finansal matematik peşinde koşan büyük ölçekli fonlar, seküritizasyon amaçlı toplanmış kredi portföyleri peşinde koşan yatırım araçları hem bankacılık düzenleyicilerinin alanında değiller hem de ekonomide önemli kredi arzı yaratan faktörlerdi. Diğer bir değişle bankalar gibi sürekli ve ağır kuralları olan denetim ve düzenlemeye tabi değillerdi. Sermaye ihtiyaçları, risk yönetim süreçleri sermayedar sorumluluğu gibi önemli konularda bir otoriteye hesap verme ihtiyacı içinde değiller. Öte yandan ekonomideki etkileri en az bankalar kadar yüksek. Kontrolsüzlük ve haksız rekabet doğurduğu söylenegelmiş, ancak üzerince değişiklik yapılmamış bir durum. Krizin ilk etkileri karşılanır karşılanmaz bu alanda reforma hazır olun.
Üç değişim içinde, Türkiye’yi en çok etkileyecek olanı birinci sıradaki. İyi yapılandırılmış görev alanı net tanımlanmış söz konusu kurum, Türkiye’nin ekonomik hata yaptığı durumlarda hızla dünya finansal sistemine geri döndürülmesinde çok etkin olur. Ayrıca, Türkiye’nin özellikle artık Doğu Avrupa bankacılığı içinde sayıldığı bir dünyada, diğer Avrupa ülkelerinden gelecek tehlikeli krizleri savuşturmasında da bir sigorta olacak.
İkinci değişimin Türkiye’ye etkisini ölçebilmek mümkün olmaz. Ancak yurtdışına açık ve yurtdışından finansman alanların takip etmesi gerekecek.  Üçüncü değişim okunduğunda Türkiye ile hiç ilgisi yok gibi geliyor. Okunduğunda anlaması da zor, zaten Türkiye’de de mevcut değiller. Bu yargı kesinlikle doğru değil. Üçüncü değişim, bizde 2007 yılı ortasına kadar yaşanılan nispeten daha ucuz ve bol kredi ortamının dünyadaki sorumlusu. Yani üçüncü değişiklik ne kadar sıkı ve radikal olursa Türkiye’de verilen bireysel ve kurumsal krediler o kadar etkilenir. Bankaların bu seneki kredi verme iştahı ile gecen senekini karşılaştırın ilk etkilerini hemen anlayacaksınız. Dahası da gelecek.
Türkiye’de beklenmesi gereken ekonomik değişimler de başka yazının konusu olur.

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız