Görece enflasyon
Pazartesi, 01 Haziran 2009 15:17

alt

Değerlendireceğiniz şeyi mutlaka kendi bağlamında değerlendirmek gerekir.
Ekonomik durum ve önlemlerin birçoğu hem iyi hem de kötü olarak değerlendirilebilir. Devletin para basması iyi ve doğru mudur? Cevap bağlama göre değişebilir. Yeni kurulmuş bir devlet zaten bayrak çekip para basmaktan başka ilk olarak ne yapabilir. Parayı hem de karşılıksız basılan parayı bu kadar sevecek bir ortam bulabilir miyiz? Ancak hızla büyüyen ve çivileri sallanmaya başlayan ekonomide basılan parayı kim isteyebilir.
Mesela enflasyon kötü müdür? Bizler yaşadıklarımız nedeniyle ‘enflasyondan kaç’ geni taşıdığımız için hemen cevabı yapıştırabiliriz: Kötüdür, istemezük.
Peki, spiral halinde küçülmekte olan ekonomide enflasyon görmek işlerin iyiye gittiğine işaret olamaz mı? Ya da borçluluk oranı aniden yükselmiş bir ülke enflasyonu akıllıca kullanamaz mı?
Bu aralar yaşananları ve kısa gelecekte yaşanacakları bu açıdan değerlendirmek gerekli. Hatırlarsınız insaniyet namına merkez bankaları ve hazineler faizleri indirdi, paralar basıldı. Bir kuvvet uyguladığınızda cisim yerinde kalır mı? Tabii ki hayır. Şimdi bekleyeceğimiz şu: faizlerin düşmesi aslında kriz nedeniyle düşen değerleri yukarı çekmeli. Çünkü faiz oranı ve ekonomik değerler ters çalışır.
Faizlerin yüksek olduğu ülkede her şeyin değeri düşüktür. O zaman önce fiyatların artmasını görmemiz lazım; nitekim görüyoruz (krizin düşürdüğünü geri almasını beklemeyin).
Sonra ikinci etki dalgası olmalı. Miktarı artan malın değeri düşmeli yani para değer kaybetmeli ya da enflasyon olmalı. Bu sadece fiyat seviyesini yukarı çekmeyecek aynı zamanda borçlulara iyilik edecek. En başta da en çok borçlulara, yani devlet hazinelerine. Sabit oranla borçlananlar değişken faizli borçlananlara duacı olur. Çünkü kendi kredi faizlerinin bir kısmını da artan enflasyonla değişken faizlere yansıtılması kaçınılmazdır.
Devletler ise enflasyon sayesinde büyüyen ekonomik değerleri karşılamak için yine karşılıksız para basmak imkanına sahip olacak (ki buna senyoraj) derler. İki kere kazanır.
Kesin hüküm vermeden mutlaka konunun bağlamına bakın. Türkiye dünyanın en kuvvetli ordusuna sahip bir süper güçtür, İstanbul dünyanın merkezidir denildiğinde hemen dalga geçmeyin. Belki de karşınızdaki 1550’li yıllarda Kanuni’nin Türkiye’sinden bahsediyordur.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız