Eşitsizliğin yılı
Salı, 01 Aralık 2009 13:57


2010 yılı zor olacak, demiştik defalarca. İyi de nesi zor, nasıl zor olacak ve kim için zor olacak, sorularına da cevap vermek lazım. Yeni yıl zor olacak, ama her şeyden önemlisi eşitsizliğin geçerli olduğu bir yıl olacak. Hiçbir ekonomik eğilim ülkelerde aynı yönde etki bırakmayacak. Bu kadar girişten sonra 2010 falını açalım.
Neresi yeni olacak? Gelecek yıl bu yılın bir hayli tersi olacak gibi görünüyor. Öncelikle likidite azalmaya başlayacak. Merkez Bankaları piyasaya gani gani verdikleri paraları geri çekmeye başlayacak görünüyor. En azından ikinci yarı yılda artık herkes bunu hissetmeye başlar. Ekonomilerin büyüklüğüne oranla bu kadar çok ve miktar olarak bu kadar büyük karşılıksız finansman, çok geçmeden geri çekilmesi gereken serseri bir mayından farksızdır. Başka bir örneklemeyle fazla kuvvetli ilaçtır, yan etkileri olabilir. O zaman gelecek yılın ilk döneminde yavaş yavaş piyasadan para çekilecek, ikinci yarısında ise yavaş yavaş paranın fiyatı (yani faiz) artacak.
Neresi eşitsizlik olacak? Yeni yıl tamamıyla eşit olmayanların yılı olacak. Batı yarıküre belini doğrultmaya çalışırken, doğu yarıküre dörtnala ilerleyecek. Gelişmiş ülkeler büyüyemezken, gelişmekte olan ülkeler büyümeye devam edecek. Kredi notunda tam üç tane A olan ülkelerin borçları dağlar gibi artmaya devam ederken, gelişmekte olan ülkeler kredi vermeye devam edecekler. Üstüne üstlük bazıları uluslararası kurumlara borç vermeye devam edecek ki o kurumlar krizden zarar görmüş ülkelere destek versin. İsmi büyük ülkeler borçlarını nasıl çevirmeye devam edeceklerini düşünmeye başlarken hem de.
Neresi zor olacak? Yukarıdaki iki soruya verilen cevabı üst üste koyunca zorluk kendini belli ediyor. Bir tarafta faizler artacak ve likidite yavaşça azalacak, öte yanda devletler kendilerini yeni borçlanma bulmakta zorlanırken bulacak.
Ekonomiler nasıl büyüyecek? Kim ekonomilerin sponsoru olacak? Kendilerini besiye alan ve yaralarını sarmak zorunda olan bankalar mı, gittikçe daha zor borçlanacak devletler mi! Yoksa bu kadar yeter benden paso sinyalleri veren Merkez Bankaları mı?

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız