|
Pazartesi, 27 Nisan 2009 18:03 |
|

Dünya ekonomisi hakkında raporlar peşpeşe çıkmaya başladı. Yeni raporlar bölgesel farklılıkları daha çok ortaya koymaya başladı. Uzakdoğu ve ABD daha hızlı, AB ve Orta Asya daha yavaş çıkışa geçecekler gibi. Raporların açıklanmasının bugünlere rastlamasının nedeni, ekonomistlerin önlerini daha rahat görmeye başlamaları maalesef değil. Doğrusu tersini söylemeyi isterdim. Ama değil. Öncelikle kimse gelecek hakkında henüz daha net değil. Bu aşamaya gelmedik. Biraz daha zamana ihtiyaç var. İkinci olarak da ekonomistler, hep sonradan olanların neden olduğunu açıklamayı severler. Yeni raporların bu haftalarda çıkmasının nedeni, geleneksel dünya ekonomisi toplantılarının bu hafta sonu Washington’da gerçekleşmesi. Toplantılarda konuşulacak konuya ihtiyaç var. Bu tip küresel toplantılar rapor çarpışmaları için iyi bir ortam sunuyor. Bu arada toplantıların sonbahar ayağının da bu sene İstanbul’da olacağının altını çizmek gerek. Yeni değerlendirmeler, raporu yayımlayan kuruma göre farklılık gösterse de ortak noktaların altını çizmek gerek: - Dünya tahmin edilenden daha fazla küçülecek. Yani “Çin büyür, dünyayı kurtarır” tezini geçiniz. Neden dünyanın küçülmesi önemli, diye sorana cevap basit. Dünya 60 yıldır hiç küçülmedi. - En kötüsü bitti gibi. Ama kriz bitmedi, devam ediyor. Bu ilginç bir tespit. Temelde şunu diyor: Dünya ve Türkiye’nin en çok karıştığı Eylül 2008 – Şubat 2009 dönemi geride kaldı. Bu kadar çalkantı yaşamayız artık. Ancak kriz bitmedi. Açıklanan tüm veriler kötü gelmeye, dünya çapında bankalar sermaye ihtiyacı duymaya, işsizlik artmaya devam edecek. - Tahmin edemezdik belki, ama Uzakdoğu krizin etkilerinden kurtulmak için en çok çaba harcayanlardan. Semerisini görecekler. Bir de iç pazarın önemini kavrasalar! - ABD, “bankaları düzeltirsem; ekonomiyi düzeltirim” bakış açısında. Her imkânı kullanıyor. - Orta Asya ve Rusya temel önceliği para değerini korumaya verdi. Paraları değer kaybederse hem eldeki varlıkları değer kaybedecek, hem ödenemeyen krediler artacak, hem de bankacılık sektörü zora girecek. Bu nedenle dayanmak zorundalar. Doğrusu sistemleri de dışarıdan saldırıya kapalı olduğundan fena görünmüyorlar. - Avrupa hem Amerika’daki krizden etkilendi, hem de Doğu Avrupa’da hızlı büyüdü. Şimdi de hızlı çözüm kararı alamıyor. Herkes ciddi olarak Avrupa’dan endişeleniyor. Açık ve güven verecek kararlar almakta ve zayıflayan bankalara destek olmakta tereddüt ediyorlar (İngiltere hariç). Gerekli mali desteği ekonomiye aktarmıyorlar. Ayrıca çok fon akıtıp olması gerektiğinden fazla ve hızlı büyüttükleri Doğu Avrupa’dan biraz çekilmek istiyorlar. Bu da spiral gibi dönüp yine Avrupa’yı vuracak. Bu aralar tarihi hasta adam tanımını yeniden yapmak isteyen olursa sürekli seviyesine ulaşmak istediğimizi belirttiğimiz ve öykündüğümüz yöne baksın.
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|