Ne alan var ne de satan
Pazartesi, 05 Temmuz 2010 11:37
Seyit ERSÖZ

Fiyatın belirlenmesinde dünyanın güçlü ekonomilerinin altın alım talebinin etkili olduğunu söyleyen Gülayan, “Örneğin Çin, son üç ayda, değerli kağıt yerine, daha önce aldığı altının üç katını alacağını beyan etti. Dünyada dolar ve Euro’ya güven kalmadı. İkisi de artık devletlerin güvendiği para birimleri olmamaya başladı. Küresel kriz de var. Dolayısıyla devletler altına yönelmeye başladı” dedi. Gülayan, Ekonomik PUSULA’ya şu bilgileri verdi:

KİMSE FİYAT DÜŞÜŞÜ BEKLEMESİN

“Yoğun talep nedeniyle ons fiyatının ilk etapta bin 500, sonrasında ise 2 bin 500 dolara kadar çıkacağı bile öngörülüyor. Dolayısıyla bu fiyatlara bakarak altının geleceğinin iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kimse altının fiyatı düşecek diye beklemesin. Göstergeler bunun daha da yükseleceğini ortaya koyuyor. Fiyatlar bu şekilde artınca alımlar da değişiyor. Bunlara dikkat etmek lazım. Beş sene önce altının ons fiyatı 300 dolarken bazı arkadaşlar “800 dolar olacak” dedi, inanmadık hatta gülüp geçtik. Fakat bu rakam gerçek oldu. Altında son zamanlarda gerçekten inanması güç olayları yaşıyoruz. Şimdi de 2 bin 500 dolara inanmaya başladık. Şu anda çeyrek altını 104, Cumhuriyet altınını ise 425 liradan satıyoruz. Cumhuriyet altınında 510 lirayı ilk etapta görürüz gibime geliyor. Şu anda altın alan da yok, satan da… Elinde altın olan “daha da yükselecek” diye beklemeyi tercih ederken, altın almak isteyen fiyatın düşmesini umuyor. Zorunlu olmayan alımlar dışında piyasa tamamen kilitlenmiş durumda. Düğünü olan sünneti olan alıyor, ancak bu alımlar da önceki dönemlerle kıyaslandığında maalesef bizi tatmin etmiyor. Satışlarımız anormal derecede düştü. Keşke çeyrek altının fiyatı 35 lira olsa da iş yapsak.

HANLAR BÖLGESİ ÖNEMLİ
Bursa’ya gelen yabancı turistin, Bursa’da alışveriş yapmadığının da altını çizen Gülayan, “Yabancı turiste alışverişini Bursa’da yaptırmanın yollarını bulmalıyız. Bu noktada Kapalıçarşı’nın eksiklerini de gidermeliyiz. Belediyenin yapması gerekenler de var. Özellikle Hanlar Bölgesi’ni çok iyi tanıtmamız ve turistin burada alışveriş yapmasını sağlamamız gerekiyor. Bu bölgede 28 tane han var. Birini dahi pazarlayamıyoruz, turistlere gösteremiyoruz. Burada “yıkmak” çözüm değil, önemli olan “temizlemek” ve “ortaya çıkarmak”tır. Yıkarak değil tarihi dokuya uygun hale getirmek önemli” dedi.