Tıbbi atıklarımızın son durumu
Pazartesi, 02 Şubat 2009 15:30

alt

Bursa yürüttüğü çevre projeleriyle diğer kentlerimize öncülük etmeye devam ediyor. Bunun son örneği ise kentimizde oluşan tıbbi atıkların bertarafında sterilizasyon tesisini de içeren yeni bir sisteme geçilmesi.
1995 yılından itibaren özel kamyonlarla toplanan ve daha sonraları Hamitler Katı Atık Depolama Sahası’na kireçlenerek gömülen tıbbi atıklar artık yüksek basınç ve sıcaklık altında sterilize ediliyor.
1998’de 277 ton olan yıllık tıbbi atık miktarı 2008’de yıllık 2 bin 67 tona ulaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi kentte oluşan tıbbi atıkların ayrı toplanması ve bertarafına yönelik uzun yıllardır farklı çalışmalar yürüttü.
Benim de içinde bizzat yer aldığım süreçlerden biri 1999-2000 yıllarında o dönemin yasal gereksinimi olarak gündeme gelen tıbbi atık yakma fırını idi. Dünya Bankası’ndan alınan kredi kapsamında yürütülen çalışmanın son aşamasında yüklenici firmanın finansal problemleri ve Bakanlığın yakma teknolojilerini onaylamayan yaklaşımı konuyu geri plana itmişti.
Sterilizasyon yöntemi, 22.07.2005 tarih ve 25883 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nde ve 2006/7 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı genelgesinde yakma yerine önerilen en önemli alternatif.
Mayıs 2007 tarihinde 10 yıl süreyle yap-işlet-devret yöntemiyle özel bir firmanın sorumluluğuna verilen yeni sistemin getirdiği birçok yenilik var. Yeni sistemde radyoaktif doz ölçer ve metal dedektörlerle kontrol edilerek özel olarak dağıtılan plastik kovalar içinde toplanan tıbbi atıklar konteynır numarası, sağlık kuruluşu adı, atık miktarı, teslim alan ve teslim eden kişi bilgilerini bir bilgisayar yazılımıyla kayıt altına alacak.
Ünite bazında oluşan atık miktarının belirlenebileceği bu sistem Türkiye’deki tıbbi atık miktarının hesaplanmasında kullanılabilecek tam zamanlı ve ulaşılabilir bir veri olarak büyük önem taşıyor. Son İl Mahalli Çevre Kurulu’ndan çıkan kararla ilçelerde oluşan tıbbi atıkların da bu sisteme dahil edilmesiyle birlikte bertaraf edilecek atık miktarı daha da artacak.
Bu noktada ilgili ve sorumlu iki kurum olan Sağlık İl Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesinin üzerine bilinçlendirme ve kontrol konusunda önemli görevler düşüyor. Bunların başında da tüm hastane ve tıbbi atık üreticilerini kapsaması gereken atık yönetim planının oluşturulması ve eğitimlerin yapılması geliyor.
Tıbbi atıkların diğer atıklar içine karıştırılması riskine karşı her sağlık kurumunda bir tıbbi atık yönetim planının oluşturulması zorunlu. Bu sayede sterilizasyon ünitesine yönetmelikte belirtilen tıbbi atıkların gelmesinin yanı sıra kurum ve kuruluşların bertaraf maliyetlerine katlanabilmeleri de mümkün olacak.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız