|
Pazartesi, 09 Mart 2009 16:47 |
|

Devlet Planlama Teşkilatı’nın 2005 yılında yayınladığı “Dünyada ve Türkiye’de Enerji Verimliliği ve Türk Sanayiinde Enerji Verimliliğinin İncelenmesi” konulu raporunda Türkiye’nin genel enerji politikasının hala arz güvenliğine ve talebin enerji verimliliği yoluyla azaltılması yerine büyüyen talebin karşılanması için yollar bulunmasına odaklandığı belirtiliyor. Resmi enerji balansına göre sanayi sektöründeki nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 60’ının demir-çelik, çimento, cam, seramik gibi enerji yoğun sektörlerde gerçekleştiğinin belirtildiği raporda sanayi kuruluşlarında enerji verimliliğinin çok yavaş yaygınlaşması belirli sebeplere bağlanıyor. Bunlar; fiyat değişmelerine olan tepkinin yavaşlığı ve mevcut işletmelerin verimli çalıştığının düşünülmesi, enerji tasarruf yatırımlarının görece kompleks oluşu, önerilen yeni ekipmanlara tam güvenilememesi, gerekli revizyonlar sebebiyle üretimin aksamasının istenmemesi, son yıllarda ekonomik şartların ağırlaşması ve sermaye kıtlığı sebebiyle yeni yatırımlara sınırlı miktarda kaynak ayrılabilmesi ve enerji yönetimi konusunda uzman kadroların eksikliği, uygun teknik imkanların bilinmemesi olarak sıralanıyor. Aslında ülkemizde her konuda olduğu gibi bu konuda da önemli maddeler içeren bir yönetmelik bulunuyor. Enerji tüketimi yüksek olan sanayi sektöründeki enerji verimliliğinin artırılması için 11 Kasım 1995 tarihinde yayınlanan “Sanayi Kuruluşlarının Enerji Tüketiminde Verimliliğin Artırılması İçin Alacakları Önlemler Hakkındaki Yönetmelik” yıllık toplam enerji tüketimi 2 bin Ton Eşdeğer Petrole eşit ve büyük olan tesisleri kapsıyor. Bu kapsamda Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü/Ulusal Enerji Tasarruf Merkezi tarafından ve yetki verdiği kuruluşlarca yürütülen önemli bir çalışma; endüstrilerde enerji verimliliği etüt çalışmaları. Ön görüşme ve bazı temel verilerin toplanması ile çalışmanın çerçevesi belirlenen fabrikada, genellikle 3 kişilik teknik personelden oluşan ekip, tesisin durumuna göre 1-3 hafta arasında bir süre ile veri topluyor ve çeşitli ölçümler yapıyor. Bu çalışmalar sonucunda fabrikanın mevcut durumu ve enerji verimliliği potansiyeli tespit edilerek, fabrika yönetimine rapor halinde sunuluyor. Endüstriyel proseslerin kontrolünde ve özellikle maddi boyut ifade eden her başlığın ölçülmesi izlenmesi ve kontrol altında tutulması gerekiyor. Enerji piyasasındaki belirsizlikler ve enerji girdi maliyetleri göz önüne alındığında bu tür bir çalışmanın her işletme için yapılmasında büyük faydalar olacağı görülüyor. Bunun için kentimizde de benzer konularda danışmanlık alınabilecek bir kuruluş olarak Bursa Çevre Merkezi dikkat çekiyor. Merkez, basit önlemlerle yüzde 10 hatta yüzde 20’lik enerji tasarrufu sağlamanın deneyimlerle ispatlandığını belirtiyor. Ayrıca daha detaylı verimlilik çalışmalarında önerdikleri 7 maddeyi şöyle sıralıyor: Yakma sisteminin rasyonelleştirilmesi, ısıtma-soğutma ve ısı transferinin rasyonelleştirilmesi, ısı iletimi ve ışınımı nedeniyle olan ısı kaybının önlenmesi, atık enerjiden ısı geri kazanımı, ısıdan güç dönüşümünün rasyonelleştirilmesi, direnç kayıpları nedeniyle olan elektrik kaybının önlenmesi, elektrikten ısı ve güç dönüşümünün rasyonelleştirilmesi. Bu maddelerin gerçekleştirilmesi için endüstriye sorulacak 23 sorunun karşılığında verilen yanıtlar önemli enerji verimliliği iyileştirme olanaklarını ortaya koyuyor. Bu bilgiler çerçevesinde bu konuyu gerçek anlamda ele almamış işletmelere söylenebilecek tek söz: Ne duruyorsunuz? Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|