Nilüfer Çayı’nda rekreasyon
Pazartesi, 13 Nisan 2009 17:42

alt

Nilüfer Çayı’nın bir kolu üzerinde toplam uzunluğu 5,5 kilometre olan bir proje günlerce Bursa’nın gündemini işgal etti. Projenin adı Nilüfer Vadisi Rekreasyon Projesi. Rekreasyon Fransızca kökenli bir kelime ve Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğü’nde “Bir bölgeyi insanların eğlenme, dinlenme amacıyla kullanabilecekleri bir duruma getirme” olarak açıklanıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin üzerinde oldukça zaman ve para harcadığı bu projenin ismine yakışır hizmetler vermesi herhalde tüm Bursalıların dileği.
Nilüfer Çayı’nın ana hattının toplam uzunluğu ortalama 100 kilometre ancak bizim gördüğümüz kısmı şehir içinden geçen ve etrafında yerleşim alanlarının veya karayollarının bulunduğu 25 kilometrelik bir bölüm. Bir şehre fazlasıyla yetecek, yan kollarıyla tüm Bursa’yı saran koskoca 25 kilometre. Şehrin doğusundan itibaren kirletilmeye başlanan ve tüm kaçak endüstriyel atıksu bağlantılarını, tamamlanmamış kanalizasyon ve yağmur sularını, her türlü hafriyat atığını, tehlikeli katı ve sıvı atıkları içine alıp taşıyan bir yatak. Öyle bir yatak ki senelerce Bursa’nın her türlü atığını taşımış Karacabey Boğazı’na kadar.
Rekreasyon projesi gündeme geldiğinde en çok tartışılan konu zaten diğer kollara göre nispeten temiz olan bölgenin taşkın dönemlerinde sular altında kalıp kalmayacağıydı. Bölgeyi biraz bilen ve hidrolojiyle ilgilenen herkes yapılacak olan yatırımın boşa harcanmış zaman ve para anlamına geldiğini biliyordu. Üstelik konunun uzmanı ve yetkilisi olan DSİ de bu bölgeyle ilgili olarak o dönemde benzer görüşleri belirtmişti.
Son yağışlardan sonra DSİ Doğancı Barajı’ndaki doluluk oranını da dikkate alarak saniyede 18 metreküp suyu tahliye etmeye başladığını açıkladı. Yani bu yılki yağışlar sebebiyle Nilüfer’de normalin üzerinde bir debinin akacağı görülüyor. Bu da çayda akan suyun yüksekliğinin artacağı demek. Bu konuyu daha iyi anlamak isteyenlerin  Nilüfer Vadisi Rekreasyon Projesinin gerçekleştirildiği bölgeyi şu aralar görmeleri yeterli. Daha taşkın durumu meydana gelmeden su seviyesi önemli bir kesimde yürüyüş yolları seviyesine 50 santimetre kadar yaklaşmış. Bazı kesimlerde, özellikle köprü ayaklarında su belirli bir alanı doldurmuş ve karşıya geçmek imkansız.
Bu projede asıl yatırım gerektiren ama pek de dikkate alınmayan bir çalışma ise dere yatağının ıslahı. Çalışmalar sırasında dere yatağının dip çamurlarının alınması, sedde ve şevlerin temizlenmesi, genişletilmesi ve akışı kolaylaştırmak için taş veya benzeri bir malzemeyle yeniden oluşturulması düşünülmedi. Dere kenarında düşük kotların olduğu bölgelerde yan duvarlarla veya şev düzenlemeleriyle çayın taşmasına karşı en azından böyle dönemler için bir tedbir alınmadı. Şimdi elimizde milyonlarca lira harcanmış ve her bahar sular altında kalmasını beklediğimiz güzel bir rekreasyon alanımız var.
Umarız yeni dönemde Nilüfer daha önce de üzerinde durduğumuz gibi havza bazında ve daha bilimsel esaslara dayanarak hazırlanmış projelerle gündeme gelir. Temiz akması ve insanların yararlanması için her türlü yatırım ve yaptırım gerçekleştirilir.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız