Kirlilik Önlem Payı (KÖP) yeniden gündemde
Pazartesi, 21 Haziran 2010 10:28


İlk kez Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin (BBB) eski Başkanı Erdem Saker döneminde kabul edilen, ancak bugüne dek uygulanamayan Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ), Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği’nin son hali 18 Haziran 2009 tarih, 2009/170 Esas Numaralı ve 309 Karar Numaralı BBB Meclis Kararı ile kabul edildi. Yönetmeliğin amaç ve kapsam kısmı özetle; “BUSKİ görev ve yetki alanı içinde… atıksuların çevre kirlenmesine yol açmayacak, atıksu arıtma tesislerine ve kanalizasyon sistemlerine zarar vermeyecek bir düzeyde arıtılarak deşarj edilmesine, atıksu kaynaklarının bir deşarj izin belgesine bağlanmasına ilişkin esas, yöntem ve kısıtlamaları belirler” diyor. Yani bu yönetmelik, BUSKİ yetki alanı içerisindeki her türlü deşarjın çevreye ve BUSKİ’ye ait tesislere zarar vermemesi için gerekli olan şartları belirliyor. Amaç ve kapsam cümlesi; bugüne dek yürürlükte olan ve uygulanmayan bu yönetmelik nedeniyle aslında çevrenin ve BUSKİ’ye ait tesislerin zarara uğratıldığını da ortaya koyuyor. BUSKİ’nin sahip olduğu her türlü atıksu hattının ve atıksu arıtma tesisinin işletme ve bakım maliyetlerinin artması, faydalı ömürlerini daha çabuk dolduracak olmaları ve işletme verimlerindeki dalgalanmalar sebebiyle meydana gelecek kayıplar, aslında sonuçta yine bizim katlanmamız gereken bir külfete dönüşüyor. Peki bu yönetmelik neden bu kadar önemli? Yönetmeliğin 5. maddesi açık biçimde “Atıksu kaynakları…, kanalizasyon sisteminin, BUSKİ atıksu arıtma tesislerinin ve çevrenin korunması için, gerekli her türlü önlemi almak ve ön atıksu arıtma tesislerini, bu yönetmelikte belirtilen hükümler uyarınca kurup, işletmek ile yükümlüdürler” hükmünü içeriyor. Yani atıksu oluşturan her kişi ve kurum gerekli önlemleri almak zorunda. Bu arada, hepimizin atıksu üreten birer kaynak olduğumuzu unutmayalım. İçimizden “Ben atıksuyumu BUSKİ hatlarına vermiyorum o halde bu yükümlülüğüm kalkıyor mu?” sorusu geçiyor olabilir. Bu durumda olan atıksu kaynaklarının tabi olduğu yönetmelik 31 Aralık 2004 tarih ve 25687 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Bu yönetmelik de su ortamlarının kalite sınıflandırmalarını ve kullanım amaçlarını, su kalitesinin korunmasına ilişkin planlama  esaslarını ve yasaklarını, atıksuların boşaltım ilkelerini ve boşaltım izni esaslarını, atıksu altyapı tesisleri ile ilgili esasları ve su kirliliğinin önlenmesi amacıyla yapılacak izleme ve denetleme usul ve esaslarını içeriyor. Yönetmeliğin deşarjla ilgili tablolarında her türlü atıksuyun hangi özelliklere getirilmesi gerektiği detaylandırılıyor. Yani sözün özü, oluşturduğumuz atıksuyu ister konut, ister işletme olsun rastgele deşarj edemeyeceğimiz aşikâr. Peki bu kadar yönetmelik varken nasıl oluyor da alıcı su ortamlarımızın tamamı kirli derseniz cevap oldukça açık. Bu konuda da yasa ve yönetmelikleri uygulamıyoruz.
KÖP konusuna geri dönecek olursak, KÖP, BUSKİ ekipleri tarafından nasıl uygulanacak? Yönetmelik bu konuda  “…her bir deşarj noktası için ayrı ayrı değerlendirilmek üzere, gerekli arıtım önlemlerini alıncaya kadar veya gerekli arıtım önlemleri alınmış olsa dahi, atıksu deşarjları için belirtilen limit değerlerin üstünde olduğu tespit edilen atıksu kaynakları, KÖP öderler” diyor. KÖP hesabı ise; KÖP tahakkukuna esas alınacak süre (gün), atıksu birim fiyatı (TL/m3), KÖP işlemine uygulanacak atıksu kaynağının atıksu debisi (m3/gün) ve atıksu kaynağının kirlilik katsayısı çarpılarak hesaplanıyor. KÖP için ardışık üç atıksu numunesi incelenmek zorunda. Alınan numunelerin istenilen özelliklerde çıkmaması durumunda işletmelere BUSKİ tarafından süre veriliyor. Verilen sürelere rağmen alınan bu ardışık numunelerin parametre değerlerinin ortalamasının belirtilen limit değerlerin üstünde çıkması durumunda atıksu kaynağının faaliyetten men edilmesi için yasal işlem başlatılabiliyor. Yani KÖP ödediğinizde atıksularınızı eskisi gibi deşarj etme hakkını kazanmıyorsunuz. Bilakis standartlara uyuncaya kadar üstüne bir de KÖP ödüyorsunuz. Bu detaylardan sonra anlayacağınız üzere Bursa’da onlarca fabrika şimdiye kadar umarsızca deşarj ettikleri atıksularını arıtmak zorunda kalacak.
Sizce Bursa’da KÖP gündeme gelecek mi ve uygulanabilecek mi diye sorarsanız? Bu sorunun cevabını tüm Bursalılar gibi ben de bilmiyorum. Açıkçası uygulamayı görmeden net bir ifade kullanmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Yönetmeliğin uygulanabilmesi için BUSKİ’nin her şeyden önce denetimleri yapacak ekibini personel ve ekipman yönünden takviye etmesi ve güvenliklerini sağlaması gerekiyor. Tıpkı kaçak bir yapıyı yıkmaya giden ekiplerin kolluk kuvvetlerinden aldıklarına benzer bir desteğe denetleme ekiplerinin de ihtiyaç duyacağı açık. Umarım süreç aklıselim içerisinde ilerler ve sağlıklı bir çevrede yaşamak için yapılanların hepimizin menfaatine olduğu anlaşılır.

Kamil Salihoğlu'nun Tüm Yazıları İçin Tıklayınız