Gözümüzün önündeki enerji kaynağı: Güneş
Pazartesi, 30 Mart 2009 17:33

alt

Güneş, Kandilli Rasathanesi tarafından ‘yaşam için vazgeçilmez, saniyede 4.0x10E23 kilowatt enerji üreten mucizevi bir enerji makinası’ olarak tarif ediliyor. 5 milyar yaşındaki bu yıldız, bir milyon tane dünyayı içine alabilecek büyüklükte. Yüzey sıcaklığı 5 bin 527 santigrat derece, dünyaya uzaklığı 150 milyon kilometre ve gönderdiği ışık dünyamıza yaklaşık 8 dakikada ulaşıyor.
Bu muazzam kütlenin yaydığı enerji ile yaşamımızı sürdürebiliyoruz. Bu enerjinin daha etkin kullanımına yönelik çalışmalar son yıllarda hızla artmış durumda. Çünkü bu enerjinin en az 5 milyon yıl daha devam edeceği tahmin ediliyor. Bilinen enerji kaynakları içinde en temiz olanı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ülkemizdeki güneş enerjisi potansiyelini 80 MTEP (380 milyar kwh/yıl elektrik) olarak açıklıyor. Kentimizde yaşayan Yüksek Mimar Çelik Erengezgin tarafından Diyarbakır’da gerçekleştirilen ülkemizdeki ilk güneş evi projesi bu potansiyelin kullanımına yönelik önemli bir örnek oluşturuyor. Arkasından Cüneyt Karaloğlu tarafından Bodrum’da gerçekleştirilen güneş evi de insanlara bu işin uygulanabilirliği konusunda önemli mesajlar veriyor.Binalarda aktif ve pasif güneş enerjisi kullanımını uygulamanın farklı yolları bulunuyor. Bunlardan birincisi, evin tasarım aşamasından itibaren dikkate alınıp uygulanabilecek pasif sistemler. Bu sistemler enerjinin depolanması ve kayıpların azaltılması üzerinde yoğunlaşıyor. İkincisi, odaklanmış veya fotovoltaik sistemler kullanarak güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviren uygulamalar. Üçüncüsü ise daha çok çatıların üzerinde su ısıtmak için kullandığımız kolektör benzeri su ısıtma düzenekleri. Bütün bu kullanımların birbiriyle ve diğer alternatif enerji kaynaklarıyla harmanlanmasından elde edilen melez sistemler ise şu anda üzerinde daha çok durulan yapılar.
İşin özünde, kaynak ve enerji ihtiyaçlarımızı nasıl karşılamak istediğimizle ilgili yaklaşımlarımızı değiştirmek yatıyor. Kendimize ait ve çevreci bu kaynakların etkin şekilde kullanımının en basit yaklaşımla dışarıya ödediğimiz milyarlarca doların ve petrol türevli yakıtlarla oluşturduğumuz kirliliğin önüne geçmek için bir çare olarak görülmesi gerekiyor. Alternatif enerjiyi bir çevreci hobi olarak algılanmaktan çıkartmak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın önemli çalışmaları bulunduğunu belirtmek gerekiyor.
Bununla beraber alternatif enerji için ayrılan kaynaklar halen fosil yakıtlı veya nükleer enerji santralleri için kullanılan meblağların yanında çok düşük düzeyde kalıyor. Ülkemizde alternatif enerji kaynaklarının kullanımının yanı sıra bu enerjiyi elde etmek için dünyada hızla ilerleyen sanayinin de içinde yer alması gerekiyor.
Rüzgar türbinleri, fotovoltaik piller, ısı pompaları, mini hidroelektrik santraller ve benzerlerinin imalatı için önemli bir altyapıya ve işgücüne sahip olan ülkemiz için bu sektörün getirileri düşünülemeyecek kadar fazla. Umarım yeni dönemde Bursa da bu pazar içinde yerini alır ve bu sistemlerin geliştirileceği dünya kentleri içinde önemli bir paya sahip olur.

 

 Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız