Geri dönüşümde güncel bir sorun
Pazartesi, 16 Mart 2009 16:59

alt

Ambalaj atıklarıyla ilgili olarak İstanbul’da 22 yıldır hurda işinde çalışan bir okurumdan ve Bursa’da bulunan birkaç firmadan aldığım bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bildiğiniz gibi, daha önce yine köşemde “Atıklar ve Geri Dönüşüm” konulu bir yazı kaleme almıştım. Bu yazıda, 24.06.2007 tarih ve 26562 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” çerçevesinde ambalaj atıklarını, belediye mücavir alan sınırları içinde il belediyelerinin; il belediyeleri ile büyükşehir belediyeleri mücavir alan sınırları dışında kalan ilçelerde ilçe ve belde belediyelerinin; büyükşehirlerde ise ilçe ve ilk kademe belediyelerinin; yetkilendirilmiş kuruluşlar, geçici çalışma izni veya lisans almış firmalarla birlikte kaynağında ayrı toplanmasını sağlamakla ve/veya sağlatmakla yükümlü olduğunu gündeme taşımıştım.
Yönetmeliğin ilk uygulamaları ilk sorunları da gündeme getirdi. Ülkemizde bu konuda lisans alabilmiş ve belediyelerle sözleşme imzalamış firma sayısı oldukça sınırlı. Ancak yurdun dört bir yanına dağılmış hurdacı sayısı oldukça fazla.
Hurda işiyle uğraşan okurumuzdan ve diğer firmalardan gelen ilk tepkilerde, belediye ile sözleşme yapan bazı lisanslı firmaların bugüne kadar atık işiyle uğraşan ve yönetmelikle işleri büyük ölçüde ellerinden alınan hurdacıları kendi taşeronları gibi kullanmaya başladıkları öne sürülüyor.
Yani fabrikalarda ve büyük marketlerde oluşup, hurdacılar tarafından satın alınan ambalaj atıkları, yeni yönetmelik gereği lisanslı firma tarafından ücretsiz olarak alınıp yine bu hurdacılara satılıyor.
Bu yönetmeliğin ana amacının ülkemizde oluşan ambalaj atıklarının güvenli bir şekilde toplanması ve geri kazanımını hedeflediğini ve piyasadaki firmaları lisans altına almak olduğunu düşünürsek, uygulamada oluşan bazı boşluklar sebebiyle şimdilik sadece mevcut gelirin el değiştirdiği görüntüsü ortaya çıkıyor.
Bu kadar büyük bir gelirin olduğu ambalaj atıkları pastasının paylaşımına yönelik olarak yakın gelecekte farklı sorunların ortaya çıkması ise kaçınılmaz. Eğer yeni yönetmelikte kontrol görevini üstlenen Çevre ve Orman Bakanlığı,  Ambalaj Komisyonu ve Büyükşehir Belediyeleri konuyu iyi takip ederlerse, bu sektörde tekeller oluşturmadan, adaletli ve rekabetçi bir ortamın yaratılacağına inanıyorum.
Ayrıca bakkallar ve süpermarketler arasında 80 ve 90’lı yıllarda yaşanan pazar kavgasının hurdacılar ve lisanslı atık firmaları arasında da yaşanacağı açıkça görülüyor. Bu durumda hurdacıların ya kendi aralarında yeni bir yapılanmaya gitmeleri ya da lisanslı birer firma haline dönüşmeleri gerekiyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız