|
Pazartesi, 22 Haziran 2009 11:10 |
|

Armutlu Burnu ve 7,5 deniz mili güneyinde yer alan Zeytinbağı’ndan Marmara’ya açılan, adını güzel ilçemiz Gemlik’ten alan körfezimiz. Çevresi 90 kilometre, kapladığı alan yaklaşık 325 kilometrekare olan devasa havuzumuz. İzmirliler ve İzmitliler için körfezleri kentlerinin simgesidir. Ömürlerini geçirdikleri deniz kıyıları, onlar için farklı anlamlar içerir. Ama biz Bursalılar “körfez” kelimesine o kadar da aşina değilizdir. Aslında Orhan Veli Kanık’ın “Gemlik’e doğru denizi göreceksin, sakın şaşırma!” dizelerindeki deniz o körfezdedir. Yazları kıyılarında gezdiğimiz, balık tuttuğumuz, çay bahçelerinde dinlendiğimiz, tatilimizi geçirdiğimiz Kumla, Kurşunlu, Kumsaz, Mudanya o körfezdedir. Onbinlerce zeytin ağacına yer sahipliği yapan, yazları en az 500 bin kişiyi ağırlayan, Karsak Çayı’yla taşınan kirliliği sinesine alan körfez bu körfezdir. Çevresel gündemimize girme sebebi de özellikle son 20 yılda artık kapalı bir iç deniz haline dönüşen ve kirlilik değerleri hiçbir zaman istenen değerlere inmeyen körfezimizin sorunlarını gündeme taşımak. 2004’te kabul edilen 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’ndan sonra deşarjlarla ilgili sorumluluk BUSKİ’ye devrolundu. O tarihe kadar kıyısı olan tüm belediyelerin ve yerleşimlerin doğrudan deşarj ettikleri atıksuların kontrol edilmesi için BUSKİ bazı çalışmalar başlattı. Bu çalışmaların omurgasını, yerleşimlerden kaynaklanan atıksuların kanalizasyon sistemiyle toplanması ve ön arıtmadan geçtikten sonra derin deniz deşarjı ile körfeze verilmesi oluşturuyor. Şu ana kadar Gemlik ve Mudanya’da bu çalışmalar tamamlandı. Kurşunlu ve Zeytinbağı için ise projeler hazır durumda. Yürütülen çalışmalar körfezi tamamen korumaktan uzak gibi görünse de daha sonra gerçekleştirilecek ikinci ve üçüncü kademe arıtma tesisleri için önemli bir altyapı oluşturuyor. Bununla beraber körfezin ana sorunlarından biri halen Karsak Çayı. Çayın taşıdığı kirleticiler ve çökelebilir katılar körfez için önemli bir sorun oluşturuyor. BUSKİ’nin yürüttüğü çalışmalar arasında yer alan bu bölgenin atıksularının arıtılmasına yönelik farklı alternatifler bulunmakla birlikte genel olarak önemli bir planlama ve yatırım gerektiği ortada. BUSKİ derin deniz deşarjı projeleri için batimetrik, hidrografik, oşinografik çalışmaların yanı sıra deniz dibinin topografyasının da belirlendiği çalışmalar yürüttü. Ancak yeni dönemde önemli birçok işinin yanı sıra körfezin su kalitesinin izlenmesine yönelik detaylı çalışmalar gerçekleştirmesi gerekiyor. Bunun için ise ya kendi personelinden oluşturacağı bir ekibin veya akredite olmuş özel firmaların belirli aralıklarla körfez hakkında veri toplaması gerekiyor. Ayrıca körfezde kirlilik önlemeye yönelik zaman zaman yapılacak kontrollerin de etkili olacağı ortada. Elbette körfezin doğal güzelliğinin korunması için sadece su kalitesinin korunması yeterli değil. İlgili belediyelerce kaçak ve kontrolsüz yapılaşmanın da önüne geçilmesi gerekiyor. Körfezdeki yapı stoğu gerçekten içler acısı. Hem depremsellik hem de şehircilik açısından açıklanacak hiçbir tarafı yok. İmar rantı bu güzelim sahil ilçelerimizi ve yerleşimlerimizi ele geçirmiş. Birilerinin bu gidişe dur demesi gerekiyor. Yoksa zaten sahiplenmediğimiz bir körfezimiz kalmayacak. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|